Ana SayfaTuncay FilizSağlıkLinklerKatılımcılarımızArşivİletişim


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2x2=4 (Neşe Ülkü)

      Yazarın Diğer Yazıları

 

Merhaba,

 

Bu kadar uzun bir aradan sonra çok kısa ve sade bir giriş oldu belki ama ne yapayım,elimden fazlası gelmiyor.

 

Olmadı, bu sefer olmadı.Çok denedim bir iki satır yazmayı ama olmadı.Ne okuduğum kitaplar,ne arkadaş sohbetleri, ne de bugüne kadar aldığımı düşündüğüm hayat dersleri, hiçbiri işe yaramadılar. İçimdeki karamsarlığı bir türlü atamadım.Ve bu ruh haliyle de hiçbir şey yazamadım.

 

Zamanın akıp gitmesine de engel olamadım.Ben zamanı durduramayınca, zaman benim elimi kolumu bağlayıverdi. Bekledim,tekrar soluk almaya başlamayı,güneşi fark etmeyi bekledim.O hep var olduğunu bildiğimiz ama baktığını zannettiğimiz gözlerimizin algılayamadığı ışığı görmeyi bekledim. Göremedim...

 

Bu kadar umutsuz olmayı sevmiyorum aslında.Hayatta yaşamaya değer, güzel şeylerin varolduğuna hep inandırdım kendimi,ama,bu sefer tutmadı işte...

 

Umutsuzluk gibi çaresizliği de sevmiyorum, ama, çareyi de bulamadım.Ha ne mi oldu bu süreçte? O da ben de saklı kalsın bu defa...

 

Çıplak duvarlarla konuşmak, kendi sesinden medet umar hale gelmek, boş boş ortalığı seyre dalmak ve yine de hiçbir şey görememek.Karan- lıkta el yordamıyla yolunu bulmaya çalışan biri gibiyim.Keşke kör olsay- mışım.O zaman dünyayı algılamam daha farklı ve hatta daha gerçek o- labilirdi belki.

 

İyi ki oyalanabileceğim bir işim var da kendimi kendimden uzak tutabili- yorum.Yarattığımız yapay dünyalardaki yapay mutluluklar bize yeter.

 

Daha fazlasını, daha derinini, daha iyisini ne yapacağız ki???Daha gerçek olan bize daha ağır gelecek ve biz altından kalkamayacaksak ne diye nutuklar atarız ki hayata dair??? Üstelik bu nutuklarla kendimiz başta olmak üzere daha pek çok kişiyi inandırıp, zehirliyorsak?Bir katilden ne farkımız var?Sahte umutlar dağıtıp,hayalleri öldürüyor,düşleri tüketiyoruz.Kendimize bile yetemeyen gücümüzle başkalarına el uzatmaya kalkıyoruz küstahça.Üstelik bunu çok ulvi bir görevi yerine getirmenin gururu ile yapıp suçumuzu bir kat daha çoğaltıyoruz.

 

Bırakalım artık ahkam kesmeleri de kendimizle,kendi çıplak bedenimiz,ru- humuzla yüzleşelim...Farkına bile varmadan ki; bu asla hafifletici sebep olamaz,kendimizi kirlettiğimiz yetmezmiş gibi bir de dünyamızı aynı pisliğe bulaştırıyoruz.Ne zaman buna dur diyeceğiz?

 

Çok mu kararttım içinizi? Çok mu acımasızca saldırdım? Aslında sizlere değil lafım, çoğu kendime.Kendimle konuşuyorum bu satırlarda.Sizlerle yaptığımsa sadece paylaşmak.

 

Yarın sabah kalktığımda aynaya bakmak istiyorum yine.Aynadaki aksimle karşılaşmak ve en zor olan işi başarmak:"Kendimi affetmek!..."

 

Güneşin doğuşunu karşılamak istiyorum.İhtimal,kaçırmamak için uyuma- yacağım.Ve güneş ışığını dünyaya yansıttığında bir tomurcuğun can bul- ması gibi ruhumu soluklandıracağım.Kolay değil arınmak,kendini ve yaşananları kabul etmek.Olduğu gibi her şeyi yerinde bırakıp yoluna devam etmek.Biliyorum ki yaşananlar benimle birlikte gelecek ve yolculuğuma eşlik edecekler.Ben,beni ben yapan her yaşanmışlıkta can bulacağım. Kendime ve etrafıma kızmak işin kolayı.Bense kızmak yerine çözmeye, anlamaya çalışacağım.İnsani zaafları bir kenara bırakıp, öze gitmeye çalışacağım.Zaten başımıza ne geliyorsa, özden uzaklaşmaktan geliyor.

 

Dünyayı ve hayatı anlaşılmaz kılan bizleriz.Oysa yaşam o kadar sade ki... Doktrinler,kuramlar,formüller hepsi işi içinden çıkılmaz bir hale sokuyor. Matematik gibi çok basit : 2+2 = 4 , gerisi hikaye...

 

Hepiniz sevgiyle ve sağlıcakla kalınız,

 

G.Neşe Alphan

   

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır.Dr Tuncay Filiz 2000