|
“Uysal bir ormanın uğultusunda
kaybedilmiş
patikayı kim arar
Herhangi bir mevsimin sonuna doğru
kim özler ilk şiirlerini
Baş dönmesi, karmaşa bir de kör
olma isteği
Zona; sırtımda taşıdığım bıçak
izleri sıkıntımın
Yine deniz çekilmesi boğazımda,
çaresizliğimin armağanı
Rıhtımlar, yok olmak için gitmenin
sağanaklı duldaları
Avlulardan yükselen kuşların
ürküttüğü yaprakları serinliğin
Zona; ürpertili uçuk izleri
sıkıntımın
Bağırmaktan başka dil bilmeyen
tiranlar
Reklamlardan aşırılmış çok sevimli
gülüşler
Yapaylık, adına ben'ini sormayanlar
Zona; sustukça çoğalan kabuksuz
yaraları sıkıntımın”
C.Hakkı Zariç
Sözümüz, “Ben’ini sormayan”a ya da
“Kendini bilmek de ne demek?” diyenedir. Böylesine “Her devrin
‘adamı’ ” da denir. Sürekli maskeyle dolaşır ve her şeyi taklit
eder. Hal ve gidişi, çifte standart ruhu için olmazsa olmazdır.
Sormadan almayı, anlamadan vermeyi
pek sever. Kadere rıza maskesi, hızla bulaşma nedenlerinden
biridir. Oysa gerçek, kader değil, düpedüz kader pazarlamasıdır.
Nesli tükenmekte olmasına rağmen koruma altına alınmayan yegane
türdür. Tıpkı virüs ya da bakteri gibi…
Suçiçeğini tanımayanımız yok
gibidir. Suçiçeği, çocukluk çağının hastalığı olarak bilinir.
Ateş ve kaşıntılı döküntülere neden olur. Hastalığın etkeni V.Zoster
adı verilen bir virüstür.
Cehennem Ateşi
Zona Hastalığının da etkeni ayni
virüstür. Zona; “Papaz Kuşağı”, “Gece Yanığı”, “Cehennem Ateşi”,
“Cehennemin Gül Kemeri” gibi isimlerle de bilinir. Zona,
suçiçeği virüsünün vücudumuzda bir süre uyuduktan sonra uyanması
ile ortaya çıkar. Hastalık yaygın değil bölgeseldir. Virüs,
vücudumuzun sinir kılıflarını uyku tulumu olarak kullanır.
Zona erişkin, suçiçeği ise çocukluk
hastalığıdır. Çocuklardaki zona belirtileri çok hafif ya da
silik seyreder.
Şu ya da bu nedenle vücut direnci
düşer ise sinir kılıfları içinde uyuklayan virüsler uyanırlar.
Virüslerin uyuklama süresi birkaç ay ile onlarca yıl arasıdır.
Sinir kılıfının yayıldığı deri
alanlarında tıpkı suçiçeğine benzer içi su toplamış ancak ağrılı
olan kabarcıklar mevcuttur.
Ağrılı kabarcıklar genelde deride
oluşur, çok nadiren iç organlara da yayılabilir. Bu durumda
hastalık, oldukça ağır seyreder. Bu tablo çok kez bağışıklık
sistemini ciddi derecede çökerten hastalıklar ile birlikte
görülür.
Bağışıklık sisteminde
zayıflama, enfeksiyon ya da kronik hastalıklardan ötürüdür. Öte
yandan sinir sisteminde aşırı yorgunluk ve ruhsal çöküntüler de
zonaya zemin hazırlar.
Zona döküntüleri genelde tek
taraflıdır. Suçiçeği döküntüleri kaşıntılı, zona döküntüleri ise
ağrılıdır.
Şiddetli Ağrı
Zona ağrısı sinir ağrısıdır. Sinir
ağrılarına nevralji de denir. Nevralji, yakan, uyuşturan,
şiddetli bir ağrıdır. İyileşse de uzun süre devam eder.
Zona hastalığından sonra 50 yaş
üzerinde her iki kişiden birinde çok uzun süren nevralji
görülür. Nevralji ile birlikte uyuşma ve karıncalaşma duyguları
da olabilir.
Zona en sık üçüncü sırt omuru ile
üçüncü bel omuru arasındaki bölgeyi yakalar. Olguların yarıdan
fazlası göğüs kafesinde, kaburgalar arasındadır. Hastalığa kuşak
ismi, bundan ötürü verilmiştir. Hastalığın ¼’ü bel, ¼’ü de
boyun-yüz bölgesindedir.
Zona diz ve dirsek altı
bölgelerinde pek görülmez.
Hastalık önce ağrı ile başlar.
Ağrı, son derece şiddetlidir. İleri yaşlarda ve şeker
hastalarında belli belirsiz bir yanma ya da kaşıntı duygusu
olabilir. Birkaç gün sonra ağrıyan bölgede kırmızı kabarık
döküntüler oluşur. Göğüs kafesindeki ağrılar kalp krizini ve
akciğer embolisini, karındaki ağrılar ise apandisiti taklit
ederler. Döküntüler ortaya çıkıncaya kadar, söz konusu acil
hastalıklara dair kuşkular hep gündemde kalır. Böyle olması bir
bakıma da iyidir. Döküntülerin ortaya çıkması ile tanı
kesinleşir.
Birkaç gün içinde döküntülerin
içleri su toplar. 7–10 gün içerisinde de sönerler. Kabuk
bağlayarak iyileşirler. Döküntülere yakın olan bölgelerde, kasık
ya da koltuk altlarındaki lenf bezleri şişer. Bundan ötürü
endişelenmek yersizdir, bu son derece doğal bir süreçtir.
Gebelikte ortaya çıkan
zona, bebek için sorun yaratmaz. Takip ve tedavi ilkeleri
aynidir. Ancak gebeliğin ilk üç ayında ilaç kullanılmaz.
Böcek ısırıkları zona ile
karışabilir. Öte yandan bazı ilaçlara bağlı alerjik döküntüler
ve başka virüslerin neden olduğu döküntülü deri hastalıkları da
zona ile karışabilir. Diz ve dirsek altı döküntüleri genelde
zona aleyhinedir.
Düzenli Yaşa
Zona, yüz ve çene
sinirlerinin tutulması ile daha dramatik seyreder. Dil ve ağız
içindeki zona döküntüleri, son derece sıkıntı verirler. Göz
sinirlerinin tutulması, görme sorunlarına yol açar. Bu nedenle
daha yakından takip gerekir. Kulak sinirlerinde tutulma, kulak
çınlamasına ve işitme sorunlarına yol açar.
Bağışıklık sistemi
zayıflamış olanlar da yakından takip edilir. Özellikle omurilik
ve beyin zarı hastalıkları hayati risk taşırlar.
Zonadan sonra nadiren akciğer ve
karaciğer iltihaplanması gelişebilir. Bu tür hastalıklar, ancak
hastane koşullarında takip ve tedavi edilirler.
Zona hastalığında aspirin
kullanmayı tercih etmeyiz. Tercihimiz genelde parasetamol grubu
ağrı kesicilerdir. Kaşıntıya karşı anti histaminik içeren losyon
ya da haplar önermekteyiz.
En sık kullandığımız virüs ilacı
Acyklovir’dir. Bu ilacı 1 hafta boyunca yüksek dozda kullanırız.
Birlikte mutlaka B vitamini de önermekteyiz. Ancak B vitamini,
mide yanması ve ağrısına neden olabilir. Bu durumda bir “mide
koruyucu” ile birlikte kullanmak uygundur.
Her hastalığın etkin tedavisi için
ilke, dengeli beslenmek ve düzenli yaşamaktır. Bu gerçek, zona
tedavisi için de aynen geçerlidir. Aşırı yorulmayın, sigara ve
alkolden uzak durun.
|