|
Pek
çoğumuzun sorunu olmuş yada olmaya devam eden ağız
kuruluğu. Hiç de hoş olmayan bir duygu durumuyla en
olmadık zamanlarda ifade etmek istediklerimizi dile
getiremeyiş, kimi zaman da dil sürçmeleriyle yaşanan bir
gerginlik!
Sürekli su içerek yada ağız çalkalayarak rahatlama
çabalarıyla, ir anlamda mutsuzluk ve huzursuzluk
koordinatları içerisinde kalmaya mahkum oluş!
"Alt tarafı tükürük" işte deyip de geçiştirmemek gerek
bu önemli salgıyı da, işlevini de.
Başlıca her iki yanak içinde, çene altında ve dil
altında bulunan tükürük bezleri tarafından sağlanan bu
salgı ağız içi, dil ve yutak için ıslaklığı ve
kayganlığı sağlarken aynı zamanda mikroorganizmalara
karşı koruyucu-savaşçı bir görev yapmaktadır.
Sindirim ağızda başlar
Gıda olarak aldığımız tüm nişastalı maddelerin
sindirimi öncelikle ağızda başlamaktadır. Bu da tükürük
içindeki Pityalin adı verilen bir enzim ile
gerçekleşmektedir. Sağlıklı bir insan günde ortalama
1000 mililitre kadar tükürük salgılamakta olup bu salgı
ihtiyaç halinde günde 1500 mililitreye kadar
çıkabilmektedir.
Bakterilere karşı ilk savaş
Tükürük içinde var olan iyonlar (tiyosiyanat
iyonları) bakterilerin içerisine girerek onları yok
ederler.
Enzimler ise (lizozom enzimleri) ağız içindeki
bakterilere saldırıp onları yok ederken aynı zamanda
ağız içinde kalan gıda artıklarını sindirip
temizleyerek, bakterilerin lojistik gıda desteklerini
keserler. Bir anlamda bakterileri açlığa mahkum ederek
yok olmalarını sağlarlar.
Yine tükürük içinde mevcut olup antikor adı verilen bazı
proteinler de bakterilere saldırarak onları yok etmeyi
hedefledikleri özel koruma görevlerini fedakarca yerine
getirirler.
Eğer yeterli tükürük salgısı olmazsa ağız içinde sık sık
ülserler ortaya çıkar, bu ülserler iltihaplanır ve diş
çürükleri oluşur.
Tükürük bezlerinin salgılama kontrolü esas olarak beyin
sapındadır. Sevdiğimiz gıdaları koklama yada tatmayla
refleks olarak çoğalan tükürük salgısı yada sevmediğimiz
gıdalara karşı azalan tükürük salgısı ile görünen
yanıtlar burada yer alan iştah merkezimiz tarafından
düzenlenir.
Ayrıca mide ve bağırsaklarımızda oluşan tahriş edici
hastalık durumlarında da tükürük salgısı çoğalarak bu
sıkıntıyı gidermeye yönelik bir tepki örgütler ve
aşağıya akarak "kaynayan asitin yaktığı ateşe"
müdahalesini yapar.
Ağız kuruluğu yaşayanlarda mide sorunlarının daha inatçı
ve sık olmasının nedenlerinden biri de işte budur.
Romatizma ve şekere dikkat
Böylesine önemli işlevi olan bu salgının gereğince
salgılanmadığı ya da hiç olmadığı durumlar; ya tükürük
bezlerini de içine alan lokal rahatsızlıklar veya tüm
sistemimizi etkileyen hastalık halleridir.
Ağız boşluğuna ait nedenlerin başında tükürük bezlerinin
çalışmalarını da olumsuz etkileyebilecek ağız içi
enfeksiyonlar yada hastalıklar gelmektedir. Diş,diş eti
enfeksiyonları, tükürük bezi enfeksiyonu,taş yada çok
nadir olarak tümoral oluşumlar gibi.
Sistemi etkileyen hastalıkların başında da Şeker
Hastalığı gelmektedir.
Ağız kuruluğu'nun yanırsa çok su içme, çok idrara çıkma
ile karakterize olan bu hastalık kan ve idrarda şeker
yüksekliğinin gösterilmesiyle kolayca tanınır.Şüpheli
durumlarda ağızdan şeker yükleme testleri ve kanda
insülin tayini ile teşhis konur.
Ülkemizde romatizmal hastalıkların görülme sıklığı
azımsanmayacak yüksekliktedir. Romatoid Artrit diye
adlandırılan romatizmanın bir alt türünde (Sjögren
sendromu) eklem ağrıları ile birlikte ağzı kuruluğu ve
göz yaşı salgısının bulunmayışı karakteristik bir
durumdur.
Sinir sistemi hastalığı olan Parkinson hastalığında ağız
kuruluğu kullanılan ilaçlarla birlikte dramatik bir
durum yaratabilmektedir.
Hafife almayın
Ve yine her derde deva olduğunu iddia ederek
milyonları fetişe edebilme gücünü(!) elinde tutabilen
yüzlerce ilacın ve "ben ilaç değilim,doğal ürünüm" diyen
" doğalların" sebep olduğu ağız kurulukları
Hiçbiri de hafife alınacak cinsten değil!
Hele sağlık,"sağlık olsun" diye geçiştirilecek basit bir
olay hiç değil
O halde uyanık ve tedbirli olmak gerek!
Bunun için de "kendini bilmek" yadsınmayacak bir gerçek
ise, tam ve sistemik bir kontrolden geçerek ilgili uzman
hekimin tedavisi ve desteğini sağlamak izlenmesi gereken
akıl yolu olmalıdır
Belirtileri
nelerdir?
Lokmaları
çiğneyememe ve yutamama
Konuşmada zorluk
Çok su içme
Dilinde kuruluk ve yapışma duygusu
Tat alamama
Ağız kokusu
Dudaklarda çatlama
Nasıl
tedavi edilir?
Öncelikle hastalık teşhisi yapılarak sebebe göre tedavi
uygulanır.
Sebep olabilecek ilaçların kullanımı en aza indirilir,
gerekirse kesilir.
Burundan nefes almayı engelleyip dolayısıyla ağızdan
nefes almayı zorunlu kılan problemler bir KBB uzmanı
tarafında giderilmeye çalışılır.
Ağız ve diş temizliğine özen gösterilip,çürük dişler ve
dolgu sorunları var ise tedavisi yoluna gidilir.
Şeker Hastalığı, ishal gibi hastalıklarda vücut su ve
tuz dengesinin korunmasına özen gösterilir.
Kuruluğu azaltmak için az fakat sık aralıklarla sıvı
alımı teşvik edilir.
Tükürük salgısını çoğaltmak amacıyla sakız çiğnemek
önerilir.
Alkol ve sigara ağız kuruluğuna neden olduklarından
kullanılmamaları gerekir.
Acı gıdalardan kaçınmak da koruyucu bir önlemdir.
Şeker tüketimi ve kafeinli içecekler tavsiye edilmez.
Ağız
kuruluğunun sebepleri
Ağız içi
hastalıklara ait nedenler:
*Tükürük bezi hastalıkları
*Diş ve diş eti hastalıkları
*Ağız içi bakteri,virüs ve mantar enfeksiyonları.
Burun boğaz hastalıkları:
*Çeşitli nedenlere bağlı burun tıkanıklıkları
Sistem hastalıkları:
*Şeker hastalığı
*Parkinson hastalığı
*Romatoid artrit (göz yaşı salgısının da yokluğu ile
birlikte)
*Ateşli enfeksiyon hastalıkları
*Bağışıklık sistemini çökerten hastalıklar:
*Kanser,lenfoma ve AİDS gibi..
İlaçlar :
*Başta mide asit salgısını giderme amacıyla kullanılan
ilaçlar
*Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar,
*Tansiyon ilaçları,
*Romatizma ilaçları,
*Alerji ilaçları (anti histaminik ilaçlar)
*İdrar söktürücü ilaçlar gibi çok geniş bir yelpazeye
yayılırlar.
Boyun bölgesine uygulanan radyoterapi sonrası tükürük
bezlerinin tahrip olması da ağız kuruluğu
sebeplerindendir.
|