|
Ağrı Kaderiniz
Değildir...
|
10.02.2007 |
İnsan hakları… Salt insan oluşumuzdan doğan haklar diye biliriz biz
onları. Doğal hukuk olarak da dile getirilir bu haklar. Namına son
derece bulanık göndermeler yapılsa da herkesin ağzında sakız gibi
çiğnediği “Adalet”ten başka bir şey değildir doğal hukuk.
İşte onu yani adaleti tanımak, bilmek ve bilinenleri paylaşmak
gerek! Gerçek adaleti sindirmek ve tüm insanlığa mal etmek için.
Ne zaman tepe açısı Tanrısal esin, taban açıları akıl ve ahlaktan
oluşan adalet üçgenini görebiliyorsak eğer, iyi ile kötüyü net
olarak ayırabiliyoruz demektir. İşte o zaman:
“Açlık
kader değildir! Yoksulluk kader değildir! Savaşlar da öyle, küresel
ısınma da öyle!” diyebileceğiz. Ve o zaman, gerçek eşitliği ve
adaleti doyasıya sindireceğiz.
Bugün, insanlık adına çektiğimiz acılar nasıl kaderimiz değil ise
bedenimizi saran ağrılar da sineye çekilecek şeyler değildir. Yeter
ki acılarımızın kaynağına inelim, onları paylaşalım ve
paylaştıklarımız ile paylaşmadıklarımız arasındaki farkı kapatalım.
Ağrı çekmek kader değildir. Ağrısızlık insan hakkıdır. Artık
ne türden olursa olsun ağrıyı kontrol ve tedavi etme olanaklarına
sahibiz. Sırf bu amaçla resmi ve özel ağrı klinikleri faaliyettedir.
Fakülte ağrı klinikleri “Algoloji Ana Bilim Dalı” adı altında
özel eğitim ve ihtisaslar vermektedir. Yine bu amaçla farklı
klinikler arasında işbirliği sağlanmakta ve ağrının giderilmesi için
çeşitli metotlar geliştirilmektedir.
Bugün, tüm organlarımızın ağrılarına karşı lokal ya da genel tedavi
prensipleri uygulamaktayız. Lokal olarak ağrı kesme yöntemi,
doğrudan ağrılı bölge sinirlerine ya da çevre dokulara yapılan
müdahalelerdir.
Eşiğiniz alçak mı?
Ağrı, tüm insanlarda ayni duyguları uyandırmaz. Kiminde çok
şiddetli, kiminde orta, kiminde ise hafif şiddetlidir. Yine kişiye
göre değişen yakıcı, yırtıcı, zonklayıcı türden farklı karakterleri
söz konusudur. Bu, hepimizde farklı ve özgün olan ağrı eşiği ile
ilintili bir durumdur. Ağrı eşiği düşük olanlar acıyı daha şiddetli
hissederler. Ağrı eşiği yüksek olanlar ise acıya daha
dayanaklıdırlar.
Ağrıyı algılama bağlamında eşik, beyin tarafından belirlenir.
Beynimize ulaşan mesajlar derlenip toplanır ve sonuçta bir duygu
olarak ifade edilir. Verilen bu yanıt sadece bedensel değil ayni
zamanda sosyal içeriklidir. Yani içinde yaşadığımız koşullar olan
çevre ve kültür tarafından da etkilenir hatta çoğu zaman da
belirlenir.
Tüm bu nedenlerden dolayı ağrı ölçülemez, sayılamaz, matematik
kesinliklerle ifade edilemez. Ama tamamen kişiye özel olduğunu
söyleyebiliriz.
Ağrı alarmdır!
Kişiye özel şiddet ve karakteri ile ağrıyı bedenin bir alarmı olarak
kabul edebiliriz. Ağrı, bir yerlerde işlerin iyi gitmediğine dair
sahibini uyarır. Bizi önlem almaya davet eder. Ancak, bazı
durumlarda her şey öylesine karmaşık olabilir ki hiç bir neden yok
iken ağrı hissedilir. Hani ev ve araç alarmlarının nedensiz çalması
gibi bir şeydir bu.
Alıştığınız ağrılar dışında o güne kadar tanışmadığınız bir ağrı ile
karşı karşıyaysanız burada durun! Son derece uyanık ve dikkatli
olun! Karakteri ve şiddeti yabancı olan bu ağrıyı derhal
doktorunuzla paylaşın ve ciddiyetle üzerine gidin.
Uluslararası Ağrı Araştırma Kurumu ağrıyı şöyle tanımlıyor: “Ağrı,
vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan, organik bir nedene bağlı
olan veya olmayan, insanın geçmişteki tüm deneyimlerini kapsayan,
hoş olmayan özel bir duyudur.” Bu tanım, hoş olmayandan söz etse
de bilim ve felsefenin hoş olan birlikteliği adına duygularımızı
okşuyor.
Yaşam tarzınızda spora verdiğiniz önem ile ağrılara karşı eşiğinizi
de yükseltebilirsiniz. Spor yaparak özellikle bel, sırt ve omuz
ağrılarınızı hafifletebilirsiniz.
En sık görülen ağrılar: Baş ağrıları, kas/eklem ağrıları ve
bel ağrılarıdır. Bunları değişik organları tutan kanser ağrıları
izler.
Baş ağrıları içinde en sık görüleni gerilim türü baş ağrısıdır.
Bunu migren ve tansiyona bağlı olan ağrılar izler.
Kas ve eklem ağrıları çok değişik nedenler ile ortaya çıkabilirler.
Eklem iltihabı ve romatizma kaynaklı olanlar etkin bir şekilde
tedavi edilmelidirler.
Ağrı kesici ilaçlar
Ağrı kesmek amacıyla kullanılan ilaçlara analjezik ilaçlar
adı verilir. Analjezik, eski Yunancadan gelme bir sözcüktür
ve ağrısızlık anlamına gelir.
Analjezik ilaçlar, üç farklı mekanizma ile etki yapan ilaçlardır.
Birinci grup, beyin üzerinden etki yaparak ağrıyı keser. Bu nedenle
bu tür ilaçlara santral etkili ağrı kesiciler adı verilir. Morfin
bu grubun esas ilacıdır. Diğerleri morfin benzeri ilaçlardır.
İkinci grup ağrı kesici ilaçlar, çevre sinirleri üzerine etki
yaparak ağrıyı keser. Adından da anlaşılacağı gibi kas ve sinirler
üzerine etkilidir. Aspirin bu grubun esas ilacıdır.
Diğerlerinin etkileri de aspirin benzeridir. Bu grup ilaçların ayni
zamanda ateş düşürücü etkileri de vardır.
Üçüncü grup ağrı kesiciler, lokal anestezik ilaçlardır.
Bunlar adları üzerinde, lokal olarak uygulandıkları alanlarda etkili
olan ilaçlardır. Diş hekiminizin kullandığı ağrı kesiciler bu
gruptandır.
Ağrı tedavisini mutlaka doktorunuzun göstereceği hedefler
doğrultusunda yapınız, kulaktan dolma ilaç ya da alternatif
yöntemlere asla rağbet etmeyiniz.
Ağrı
kesici tedaviler
*Ağrı kesici ilaçlar
*Girişimsel yöntemler
*Fizik tedavi
*Psikolojik telkin
|