"Dörtnala gelip, Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi
uzanan memleket bizim, bizim dostlar."
Uygarlığın beşiği, on binlerce yılın
tarihsel ve kültürel mirasçısı Akdeniz..
Hey Akdeniz !..Sanki tarihinin kor
ateşinden kıvılcımlar serpmiş
yüreklerimize, nesiller boyu unutmayalım
diye..
Yahudi'sinden Türk'üne, Arap'tan
Ermeni'sine hiç de ayrım gözetmeden.
Hani "Neden bu kadar tuzlu suyun
Akdeniz?" derken, insanlık tarihi
boyunca nehir olup da, bağrına dolan göz
yaşlarına sitem edercesine; hepimizin
kardeş ve eşit olduğunu anımsatmak
istemiş bizim Deniz!
İşte böylece; "Tüm insanların mutluluğu
için" çalışırken atalarımız, ortak
yazgıdan kaçamamışlar ne zaman ne de
mekan içinde.
Hastalıklar hiç de ayrım gözetmemiş
hayatta kalma sürecinde, bugün olduğu
gibi dünde Tıpkı Akdeniz Ateşinin yaptığı
gibi.
AAA
Akdeniz ateşi tıbbi literatürde AAA (
Ailesel Akdeniz Ateşi ) olarak
tanımlanır. Ülkemizde her bin kişiden
birinde Ailesel Akdeniz Ateşi görüldüğü
bilinmektedir.
Adından da anlaşılacağı üzere soya çekim
özelliği olan bir hastalıktır. Ani
olarak başlayıp bir günden dört güne
kadar sürebilen ağrılı bir hastalık
durumudur AAA. Çoğu kez ateş ile
birlikte başlar. Ve sanki,vaktiyle
"Akdeniz canavarı" olan bir Dülger
balığı gibi yalayıp ısırmaya başlar
karın, eklem, akciğer ve kalp zarlarını
%90 oranında yaşamın ilk 20 yılında
ortaya çıkar. %10 oranında ise 25 veya
daha ileri yaşlarda başlar. Çocuklarda
sıklıkla 5-6 yaşlarında başlar.
En sık doğu Akdeniz çevresinde yaşayana
Yahudiler, Ermeniler, Türkler ve
Araplarda görülür.
Yurdumuzda Akdeniz kıyılarında
yaşayanlardan çok Kastamonu, Sinop,
Sivas, Tokat, Erzincan, Kayseri,
Malatya, Erzurum, Ağrı illerinde daha
sık görülmektedir.
Ani başlayan ve nöbetler şeklinde devam
eden bir hastalıktır AAA. Bu nöbetler 12
saatten 3-4 güne kadar sürebilir. Ateş,
karın ağrısı ve eklem ağrıları en sık
görülen yakınmalardır.
Ateş esnasında vücut ısısı 40 dereceye
kadar yükselebilir.
Eğer önlem alınmaz ise havale
nöbetlerine de neden olabilir. Ancak
yüksek ateş AAA için kural değildir.
Bazen hastalık, hafif yada belirsiz
ateşler şeklinde de seyredebilir.
Apandisite benzer
Karın ağrısı sıklıkla göbek
çevresindedir. İlk anda bir barsak
tıkanıklığı yada akut apandisite çok
benzer. Bu nedenle hastaların yarıya
yakın kısmı apandisit tanısıyla ameliyat
edilir. Muhtemel ihmallere fırsat
vermemek için, AAA da apandisit
ameliyatının normal koşullarda da
uygulanmasını tercih edenlerdenim.
Karın ağrısı ile birlikte bulantı, kusma
ve kabızlık da görülür. Nöbet sonunda
ishal görülmesi AAA'nın karakteristik
bulgularından biridir.
Romatizma taklitçisidir
AAA da %75 oranında eklem ağrıları
görülür. En sık ayak bileği ve dizler,
şişer ve kızarır.Özellikle çocuklarda ve
gençlerde bu bulgular Romatoid Artrit ve
Romatizmal Ateş ile karışabilir. Hatta
bu şekilde tanı alıp, uzun süre gereksiz
romatizma tedavisi yapılan olgular da
söz konusu olabilmektedir.
Göğüs ağrısı, akciğer yada kalp
zarlarındaki iltihaplanmalar nedeniyle
ortaya çıkar. Göğsün yan ve aşağı
kısımlarında batar nitelikte bir
ağrıdır. Nefes alıp vermekle
şiddetlenir.
Çekilen akciğer grafisi ile akciğer
zarında su toplanması gösterilir. Nöbet
sona erince bu sıvı da kaybolur.
Deri altında kırmızı ve ağrılı
döküntüler nöbetler sırasında
belirgindir.
Vücudun muhtelif bölgelerinde kırmızı
nokta şeklindeki kanamalar, hastalığı
damarları da tutması ile ilgilidir.Nöbet
bitiminde bu lekeler de kaybolur.
Böbrek yetmezliği tehlikedir
AAA' da en önemli sorun, dokularımız
ve hayati organlarımızda amiloid adı
verilen bir maddenin birikmesidir.
Protein tabiatındaki bu maddenin
birikimi süreç içinde, hayati
organlarımızın asıl işlevlerini bozar.
Bu madde en sık böbreklerde birikerek,
böbrek yetmezliğine neden olur. Bunu
önlemenin tek yolu Kolşisin adlı ilacı
düzenli kullanmaktır.
AAA'yı kesin olarak kanıtlayacak bir
muayene kriteri yoktur. Hastaların
yarıya yakın kısmında dalak büyümesi
saptamaktayız.
Laboratuar testleri de yalnızca vücutta
artmış bir aktiviteye işaret eder.Bu
testler de belirleyici değil,sadece
yardımcıdır.
Tanı ve tedavide Kolşisin !
Bu nedenle tanı; hastanın yakınma
öyküsü, muayene bulguları ve laboratuar
testleri bir arada değerlendirilerek
konur. Şüpheler kuvvetli ise, bir süre
için kolşisin tedavisine başlanır ve
gidişat gözlenir. Kolşisin ile iyiye
gidiş, tanı koyduran bir kriter olarak
kabul edilir.
Nasıl tedavi edilir?
Kesin tanı konulduysa yaşam boyu
kolşisin kullanmak gerekir. Yan etkileri
fazla olmamakla birlikte, periyodik
aralıklarla kan değerleri kontrol
edilmelidir.
Hamile AAA'lı hastalar, kolşisine
hamilelikleri süresince kesmeden devam
edebilirler.
Gebeliğin 3. ayında amniosentez (bebek
kesesi içindeki sıvının tahlili )
önerilmektedir. Emzirme sürecinde de
kolşisin kullanmanın sakıncası yoktur.
Tipik AAA bulguları
* Ateş
* Eklem ağrısı
* Karın ağrısı
* Göğüs ağrısı
Şüpheli AAA bulguları
* Ailede AAA varlığı
* Doğu Akdeniz kökenli olmak
* 20 yaşından önce hastalığın görülmesi
|