Ana SayfaTuncay FilizSağlıkLinklerKatılımcılarımızArşivİletişim 

 

Arşiv


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Alerji Baharı Seviyor !   [ t f ]

   

Alerji, bugün dünyada en sık görülen hastalıklar arasında, 6. sıraya yerleşmiş durumdadır. Bu, son derece önemli bir tehdittir.
Küreselleşme; tüketim ve yeniden tüketim adına, soluduğumuz havayı ve kullandığımız suları kirletmekle kalmayıp, katkı maddeleri ile yediklerimize de "katkıda" bulunarak, bu tırmanışın mimarı olmaya devam etmekte.

TEPKİ ŞİDDETİ
Alerji, özünde aşırı bir tepki reaksiyonudur. Bu tepki, çevremizde görebildiğimiz ve göremediğimiz her şeye karşı olabilir. Toz, polen, ilaç, yiyecek, içecek, parfüm ve deodorant gibi. Önceden bu tür maddelerle tanışan bağışıklık hücrelerimiz, bir sonraki karşılaşmada daha şiddetle tepki gösterirler. Tepkinin şiddeti kişiden kişiye değişir. Kiminde çok hafif ve yüzeysel, kiminde çok şiddetli, hatta acil müdahale gerektirecek düzeyde olabilir. İşte böyle oluşan, tüm bu aşırı tepkiler, alerji olarak tanımlanır.
DÜELLO
Tepkiler, vücudumuzun her bölgesinde ortaya çıkabilir. Göz, burun, deri ve başta solunum sistemi olmak üzere iç organlarımızın hemen hepsinde gözlenebilir. Bu tepkiler, ortaya çıktıkları yerlerde hastalık tablosu oluştururlar; nefes darlığı, kaşıntı, döküntü, hapşırma gibiTepki gösterilen yabancı maddeye alerjen madde denir. O'nu hiçbir zaman unutmayacak ve gördüğü an tepkisini ortaya koyacak olan vücudumuza ait maddeye de antikor denir. Neticede alerjiye ait tüm serüvenler, antijen- antikor kapışmasına dair düellolardır. Ve bu kapışmanın muharebe alanı, bedenimiz; hastalık ise, ödemek zorunda olduğumuz bedelimizdir.
Alerjik duyarlılık, ailesel yani soya çekimsel bir özellik gösterebilir. Burada doğuştan gelen bir hassasiyet durumu vardır. Böylesine duyarlılık ile ortaya çıkan alerjilere "Atopik Hastalık" adı verilir. Alerjik dermatit, alerjik ürtiker, saman nezlesi bu tür hastalıklardandır.
Atopik alerji ya da kalıtsal alerjik hastalığı olanların kanlarında, bu durumu karakterize eden bir antikor yüksekliği saptanır. Bu antikor, IgE olarak bilinir. Kan testi ile IgE düzeyi kolayca saptanır.
Ana veya babadan birinde alerji var ise, çocuğun alerji olma olasılığı %30 dur. Her ikisinde de alerji var ise, çocuğun alerji olma olasılığı %60 dır. Bu bakımdan dikkatli davranmak ve erken kontroller ile önlem almak gerekir.
EV TOZLARI
En sık solunum alerjisi yapan madde olarak ev tozlarını biliriz. Ancak bu bir yere kadar doğrudur. Çünkü gerçek; ev tozları içinde yaşamlarını sürdüren, gözle göremediğimiz kadar küçük olan ve Akar adını verdiğimiz böcekçiklerdir. Bunlar, mikro örümceklere benzerler. Mekanları yatağımızdır. Başlıca besin kaynakları da vücudumuzun deri döküntüleridir. Toz içinde yaşayan akarlar, en sık Saman Nezlesi ve Alerjik Astım nöbetlerine neden olurlar.

BİTKİ TOZLARI
Bahar mevsimiyle birlikte havada uçuşan bitki tozları yani polenler, solunum alerjisine neden olurlar. Rüzgar vasıtasıyla dağılan polenler, bitki ile doğrudan temas olmasa da, duyarlı kişileri etkilemeye yeterli olurlar. Bu etkilerini belli bir niceliğe ulaştıktan sonra gösterirler. Bu yüzden çevremizi ağaçlandırırken yüksek polen üreten bitkileri tercih etmemek gerekir. Şimdi yaşadığımız mevsim, ağaçların en çok polen ürettikleri dönem olduğundan, alerjisi olanlar, böylesi ortamlardan uzak kalmalıdır.
Küf mantarları, rutubetli ve güneş görmeyen her yerde olabilir.
Çürüyen sebze ve meyvelerde küf mantarı üreyebilir. Bu nedenle süratle imha edilmeleri gerekir. Bu mantarlardan uçuşarak havaya karışan sporlar, solunum alerjisine neden olurlar.
En sık görülen alerji, saman nezlesidir. Hemen her 4 kişiden birinde görülmektedir. Hapşırma, burun ve boğaz kaşıntısı, genizde yanma, gözlerde sulanma sık dile getirilen yakınmalardır. Saman nezlesi olanlarda astım hastalığı görülme oranı yüksektir.
İlaç alerjisi olanlar dikkat! Alerji olduğunuz ilaç ya da maddeleri bildiren bir belge hazırlayın ve bunu kimliğiniz gibi hep yanınızda taşıyın. Bu belge, acil bir durumda size son derece yarar sağlayacaktır.
Alerjiniz var ise sakının
* Deniz ürünleri
* Yumurta
* Konserve
* Kolalı meşrubatlar, hazır meyve suları
* Baharatlar
* Turşu
* Ağrı giderici ilaçlar

Polenlere karşı
* Ağaçlık alanlardan uzaklaşın
* Şapka takın
* Güneş gözlüğü kullanın
* Eve gelince duş alın
* Elerinizi sık yıkayın
Akarlar'a karşı
* Tüylü oyuncakları kaldırın
* Kuş tüyü yastık kullanmayın
* Yün battaniye kullanmayın
* Her gün çarşaf ve yastık kılıflarını değiştirin

 

 
Her Hakkı Saklıdır.Dr Tuncay Filiz 2000