Ana SayfaTuncay FilizSağlıkLinklerKatılımcılarımızArşivİletişim      



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Alerjiniz masum olmayabilir

      

“Bir kaşıntıdır gidiyor
Yüreğimde.
Duş alıyorum dinsin diye,
Şarkı söyletiyor insana,
Aşk makamında
Hem de bağıra bağıra…
-ses de akustikmiş banyoda-
Mutluluk mu?
Alerjimi acaba?
Bir kaşıntıdır gidiyor,
Bedenimde.
Hele de gecelerde..
Sen olunca azalıyor,
Yokluğunda azıtıyor iyice.
kükürtlü sabunda fayda etmedi
Tutku mudur?
Alerjimi acaba?
Bir kaşıntıdır gidiyor
Boğazımda.
Güneş olup doğduğunda sabaha
Bir hapşırık ki
Şiddetini hiç sorma.
-alt kattaki komşu diyor çok yaşa-
Gıcık mıdır?
Heyecan mı acaba?
Deli deli söyletiyor insana,
Senliliğe de
Sensizliğe de
Alerjik,
Bir aşık oldum galiba.”
 Sevim Aslanalp

 

         Zıtların birliğidir yaşam. İyi-kötü, güzel-çirkin, karanlık-aydınlık, dişi-erkek, aşk-nefret, etki-tepki vb…

Etkiye tepki olan alerji de öyle. Aslı, koruma güdülü bir duyarlılık. Önce tanıyor, ondan sonra cephe alıyor. En hafif şekli keyiften bir hapşırma. Bu türden olanı pek dert edilmez. Hatta üzerine afiyet, “Çok yaşa!” denir. Lakin yoğun bakım gerektireni de vardır. Bu nedenle seyrini kestirmek önem taşır. Sinsice semirip de sonradan azan her musibeti erken bellemek gibi…

Alerji, dünyada en sık görülen hastalıklar arasında altıncı sırada yer almaktadır. Bu, son derece önemli bir skordur.

Alerji, bir tepki reaksiyonudur. Tepki, çevremizdeki her şeye karşı olabilir. Toz, polen, ilaç, yiyecek, içecek, parfüm, deodorant, ilk aklıma gelenler. Siz de aklınıza geleni sıralayabilirsiniz.

Bağışıklık hücresi, ilk tanışmada belleğine yazdığını ikinci kez gördüğü zaman suskun kalmaz, tepki gösterir. Gösterilen tepkinin şiddeti değişiktir. Kiminde çok hafif, kiminde ise çok şiddetli hatta acil müdahale gerektirecek düzeydedir. Şiddeti ne olursa olsun bu tepkilerin tümüne alerji denir.

Alerji, vücudumuzun her dokusunda ortaya çıkabilir. Göz, burun, deri, solunum sistemi başta gelen organlarımızdır. Her organ kendine özgü hastalık tablosu yaratır. Nefes darlığı, kaşıntı, döküntü, hapşırma, en sık dile getirilen yakınmalardır.

Vücudumuzun tepki gösterdiği yabancı maddeye antijen adı verilir. Antijeni hiçbir zaman unutmayacak ve karşılaştığı an hesap soracak olan maddeye de antikor denir. Sonuç itibarı ile alerjiye değin tüm gürültüler, antijen-antikor kapışmasına dairdir. Kapışmanın muharebe alanı bedendir. Çektiğimiz sıkıntılar ile ödemek zorunda kaldığımız ise bedeldir.

         Alerji, soya çekimsel yani ailesel olabilir. Bu durumda doğuştan gelen bir hassasiyet vardır. Bu tür alerjilere Atopik Hastalıklar adı verilir. Alerjik Dermatit, Alerjik Ürtiker, Saman Nezlesi atopik hastalıklardandır.

Atopik ya da kalıtsal alerjisi olanların kanlarında, antikor yüksekliği vardır. Yükselen bu antikor IgE’dir.

Ana veya babadan birinde alerji var ise, çocuğun alerji olma olasılığı %30 dur. Her ikisinde de alerji var ise, çocuğun alerji olma olasılığı %60 dır. Bu nedenle erken kontrol ve takip önemlidir.

Ev tozu

         Ev tozu, en sık solunum alerjisi yapan etkendir. Ev tozu içinde yaşamlarını sürdüren, gözle göremeyeceğimiz kadar küçük Akar adı verilen böcekçikler vardır. Akarlar, adeta mikro örümceklerdir. Yatak, yastık, çarşaf, barındıkları başlıca ortamlardır. Besin kaynakları ise deri döküntüleridir. Toz içinde kamufle olmuş Akarlar, Saman Nezlesi ve Alerjik Astım nöbetlerine neden olurlar. Bu tür alerjisi olanlar evlerindeki tüylü oyuncakları kaldırmalı, kuş tüyü yastık ve yün battaniye kullanmamalıdır. Çarşaf ve yastık kılıfları her gün değiştirilmelidir.

         Havada uçuşan bitki tozları yani polenler, solunum alerjisine neden olurlar. Rüzgâr vasıtasıyla dağılan polenler, bitki ile doğrudan temas olmasa da duyarlı kişileri etkilemek için yeterlidirler. Bu etkileri belli bir niceliğe ulaştıktan sonra ortaya çıkar. Sonuç itibarı ile çıkaracağımız ders: çevreci ruh ile diktiğimiz ağaçların az polenli olmasına göstereceğimiz özendir.

Küf mantarları, rutubetli ve güneş görmeyen her yerde olabilir.

Çürüyen sebze ve meyvelerde küf mantarı ürer. Bu mantarlardan uçuşarak havaya karışan sporlar, solunum alerjisine neden olur.

Bu nedenle çürümüş sebzeler derhal imha edilmelidir.    

En sık görülen alerji türü Saman Nezlesidir. Hemen her dört kişiden birinde görülür. Hapşırma, burun ve boğaz kaşıntısı, genizde yanma, gözlerde sulanma dile getirilen başlıca yakınmalardır. Saman nezlesinin astım hastalığına dönüşme olasılığı yüksektir.

Ürtiker

Deri üzerinde kabarık, kızarık ve kaşıntılı döküntülerdir. Toplumun %15’inde görülür.

Ürtiker yüzeysel, basmakla solan alerjik deri döküntüsüdür. 24 ile 48 saat arasında hiçbir iz bırakmadan kaybolur.

Ürtikerin deri altından derinlere inen türüne anjioödem denir. Anjioödem en sık yüz, dudak ve cinsel organlarda görülür. Kaşıntıdan çok yanma ve ağrı duygusu vardır. Ürtiker ve Anjioödem,  ikisi birlikte görülebilir. Bu durumda hastalık daha gürültülü seyreder. Ürtiker 6 haftadan kısa sürer ise akut, uzun sürer ise kronik olarak kabul edilir.

         Uyarı!

Alerjiniz var ise yanınızda mutlaka alerji olduğunuz ilaç ya da maddeleri bildiren bir belge taşıyın. Böyle bir belge acil durumlar için can simidiniz olacaktır.

 

Şunlardan Uzak Durun!

*Deniz ürünleri

*Yumurta

*Konserve

*Kolalı meşrubat

*Hazır meyve suyu

*Baharat

*Turşu

*Ağrı kesici

        

Ne yapmalıyız?

*Polenlerden sakın

*Şapkasız gezme

*Güneş gözlüğü tak

*Sık duş al

*Elerini sık yıka

 

Alerji nedenleri

*İlaç

*Polen

*Enfeksiyon

*Kimyasal madde

*Böcek sokması

 

 

 
                                                                                     Sayfa Başı                    Ana Sayfa