|
“Bir kaşıntıdır
gidiyor
Yüreğimde.
Duş alıyorum dinsin diye,
Şarkı söyletiyor insana,
Aşk makamında
Hem de bağıra bağıra…
-ses de akustikmiş banyoda-
Mutluluk mu?
Alerjimi acaba?
Bir kaşıntıdır gidiyor,
Bedenimde.
Hele de gecelerde..
Sen olunca azalıyor,
Yokluğunda azıtıyor iyice.
kükürtlü sabunda fayda etmedi
Tutku mudur?
Alerjimi acaba?
Bir kaşıntıdır gidiyor
Boğazımda.
Güneş olup doğduğunda sabaha
Bir hapşırık ki
Şiddetini hiç sorma.
-alt kattaki komşu diyor çok yaşa-
Gıcık mıdır?
Heyecan mı acaba?
Deli deli söyletiyor insana,
Senliliğe de
Sensizliğe de
Alerjik,
Bir aşık oldum galiba.”
Sevim
Aslanalp
Zıtların birliğidir
yaşam. İyi-kötü, güzel-çirkin, karanlık-aydınlık, dişi-erkek,
aşk-nefret, etki-tepki vb…
Etkiye tepki olan
alerji de öyle. Aslı, koruma güdülü bir duyarlılık. Önce
tanıyor, ondan sonra cephe alıyor. En hafif şekli keyiften bir
hapşırma. Bu türden olanı pek dert edilmez. Hatta üzerine
afiyet, “Çok yaşa!” denir. Lakin yoğun bakım gerektireni de
vardır. Bu nedenle seyrini kestirmek önem taşır. Sinsice semirip
de sonradan azan her musibeti erken bellemek gibi…
Alerji, dünyada en sık görülen hastalıklar
arasında altıncı sırada yer almaktadır. Bu, son derece önemli
bir skordur.
Alerji, bir tepki reaksiyonudur. Tepki,
çevremizdeki her şeye karşı olabilir. Toz, polen, ilaç, yiyecek,
içecek, parfüm, deodorant, ilk aklıma gelenler. Siz de aklınıza
geleni sıralayabilirsiniz.
Bağışıklık hücresi, ilk tanışmada belleğine
yazdığını ikinci kez gördüğü zaman suskun kalmaz, tepki
gösterir. Gösterilen tepkinin şiddeti değişiktir. Kiminde çok
hafif, kiminde ise çok şiddetli hatta acil müdahale gerektirecek
düzeydedir. Şiddeti ne olursa olsun bu tepkilerin tümüne alerji
denir.
Alerji, vücudumuzun her dokusunda ortaya
çıkabilir. Göz, burun, deri, solunum sistemi başta gelen
organlarımızdır. Her organ kendine özgü hastalık tablosu
yaratır. Nefes darlığı, kaşıntı, döküntü, hapşırma, en sık dile
getirilen yakınmalardır.
Vücudumuzun tepki gösterdiği yabancı maddeye
antijen adı verilir. Antijeni hiçbir zaman unutmayacak ve
karşılaştığı an hesap soracak olan maddeye de antikor denir.
Sonuç itibarı ile alerjiye değin tüm gürültüler, antijen-antikor
kapışmasına dairdir. Kapışmanın muharebe alanı bedendir.
Çektiğimiz sıkıntılar ile ödemek zorunda kaldığımız ise
bedeldir.
Alerji, soya çekimsel yani ailesel olabilir. Bu durumda doğuştan
gelen bir hassasiyet vardır. Bu tür alerjilere
Atopik Hastalıklar adı verilir.
Alerjik Dermatit, Alerjik Ürtiker, Saman Nezlesi
atopik hastalıklardandır.
Atopik ya da kalıtsal alerjisi olanların
kanlarında, antikor yüksekliği vardır. Yükselen bu antikor
IgE’dir.
Ana veya babadan birinde alerji var ise,
çocuğun alerji olma olasılığı %30 dur. Her ikisinde de alerji
var ise, çocuğun alerji olma olasılığı %60 dır. Bu nedenle erken
kontrol ve takip önemlidir.
Ev tozu
Ev tozu, en sık solunum alerjisi yapan etkendir. Ev tozu içinde
yaşamlarını sürdüren, gözle göremeyeceğimiz kadar küçük
Akar adı verilen
böcekçikler vardır. Akarlar, adeta mikro örümceklerdir. Yatak,
yastık, çarşaf, barındıkları başlıca ortamlardır. Besin
kaynakları ise deri döküntüleridir. Toz içinde kamufle olmuş
Akarlar, Saman Nezlesi
ve Alerjik Astım
nöbetlerine neden olurlar.
Bu tür alerjisi olanlar evlerindeki tüylü oyuncakları
kaldırmalı, kuş tüyü yastık ve yün battaniye kullanmamalıdır.
Çarşaf ve yastık kılıfları her gün değiştirilmelidir.
Havada uçuşan bitki tozları yani
polenler, solunum alerjisine neden olurlar. Rüzgâr vasıtasıyla
dağılan polenler, bitki ile doğrudan temas olmasa da duyarlı
kişileri etkilemek için yeterlidirler. Bu etkileri belli bir
niceliğe ulaştıktan sonra ortaya çıkar. Sonuç itibarı ile
çıkaracağımız ders: çevreci ruh ile diktiğimiz ağaçların az
polenli olmasına göstereceğimiz özendir.
Küf mantarları, rutubetli ve güneş görmeyen
her yerde olabilir.
Çürüyen sebze ve meyvelerde küf mantarı ürer.
Bu mantarlardan uçuşarak havaya karışan sporlar, solunum
alerjisine neden olur.
Bu nedenle çürümüş
sebzeler derhal imha edilmelidir.
En sık görülen alerji
türü Saman Nezlesidir.
Hemen her dört kişiden birinde görülür. Hapşırma, burun ve boğaz
kaşıntısı, genizde yanma, gözlerde sulanma dile getirilen
başlıca yakınmalardır. Saman nezlesinin astım hastalığına
dönüşme olasılığı yüksektir.
Ürtiker
Deri üzerinde kabarık, kızarık ve kaşıntılı
döküntülerdir. Toplumun %15’inde görülür.
Ürtiker yüzeysel, basmakla solan alerjik deri
döküntüsüdür. 24 ile 48 saat arasında hiçbir iz bırakmadan
kaybolur.
Ürtikerin deri altından derinlere inen türüne
anjioödem denir.
Anjioödem en sık yüz, dudak ve cinsel organlarda görülür.
Kaşıntıdan çok yanma ve ağrı duygusu vardır. Ürtiker ve
Anjioödem,
ikisi birlikte görülebilir. Bu
durumda hastalık daha gürültülü seyreder. Ürtiker 6 haftadan
kısa sürer ise akut, uzun sürer ise kronik olarak kabul edilir.
Uyarı!
Alerjiniz var ise
yanınızda mutlaka alerji
olduğunuz ilaç ya da maddeleri bildiren bir belge taşıyın. Böyle
bir belge acil durumlar için can simidiniz olacaktır.
Şunlardan Uzak Durun!
*Deniz ürünleri
*Yumurta
*Konserve
*Kolalı meşrubat
*Hazır meyve suyu
*Baharat
*Turşu
*Ağrı kesici
Ne yapmalıyız?
*Polenlerden sakın
*Şapkasız gezme
*Güneş gözlüğü tak
*Sık duş al
*Elerini sık yıka
Alerji nedenleri
*İlaç
*Polen
*Enfeksiyon
*Kimyasal madde
*Böcek sokması
|