|
Yazın ateşi ile yanıp,
yağmuru ile ıslandığımız son bir hafta içinde:
Gün geçmiyor ki karın
ağrısı, dert olmasın.
Gün geçmiyor ki ishal,
keyif kaçırmasın.
Gün geçmiyor ki mide
bulantısı, tarife gerek duymasın.
Birebir tedavi
ettiklerimin üzerine, satılmış Telekom’un tele fonu
ile yardımcı olmaya çalıştıklarım, çarpan ve
çarpılan misali çoğalınca, bu hafta, ishallerin baş
paraziti amibi yazmak, görev duygum oluverdi.
Hani, malmülk satışına
anında organize adalet operasyonları nedeniyle,
Ankara, İzmir ekseninde toplumsal vertigo krizine
yakalanıp da mide bulantısı çektiğimiz şu günlerde,
doğru teşhis koyalım ki; doğasal parazitler ile
tele komik parazitler arasındaki farkı daha iyi
ayırt edelim diye…
Her yaz, bu dertleri
başımıza saran amibiyaz’ı ve o’nun etkeni amip’i
yakından tanıyalım ki, gerçekler ve alınacak
önlemler adına akla uygunu paylaşalım.
Amibiyaz,
amip adını da verdiğimiz bir parazitin, kalın
bağırsaklarımıza yerleşmesi sonucu ortaya çıkan bir
hastalık halidir. Hiçbir belirti vermeden sessiz bir
bekleyiş içerinde olabileceği gibi, çok hafif ya da
çok şiddetli rahatsızlıklara da neden olabilir.
Hafif bir ishal ya da dizanteri adını verdiğimiz
tehlikeli ishaller gibi. Sadece kalın bağırsaklarda
kalmayıp, başta karaciğer olmak üzere pek çok
organlarımıza da yayılabilir.
Bu parazitin
tıbbi edebiyattaki adı, E. Histolitika dır. Dünyada
en sık görülen parazittir. Ülkemizde görünme sıklığı
sırasıyla, Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz
bölgeleridir.
Su ile bulaşır
Başlıca bulaşma kaynağı
sulardır. Özellikle alt yapının tam oturmadığı ve
yeterli dezenfeksiyonun sağlanamadığı yazlık
yörelerde, artezyen kuyularından temin edilen sular,
büyük risk oluşturmaktadır. Parazitle kirlenmiş bu
sulardan, ağız yoluyla alınan tek bir kist dahi
hastalığı başlatabilmektedir.
Çoğumuz, bu suları
“Nasıl olsa içmiyoruz” diye düşünsek de, meyve ve
sebzelerimizi yıkadığımızı, dişlerimizi fırçalayıp,
ağzımızı çalkaladığımızı unutmayalım!
Kist alıp da
hastalanmamış ancak, günde 50 milyona yakın kisti
dışkıyla atabilen kişilerin varlığı son derece
önemlidir. Bu, turizm - gıda sektöründe çalışan
kişilerin denetiminin, ne kadar önemli olduğunu bize
sürekli anımsatmalıdır.
Kalın bağırsağa
yerleşen parazit, çoğalarak ülsere neden olur. Etkin
bir şekilde tedavi edilmediğinde karaciğere yayılır.
Burada apse adını verdiğimiz bir iltihaplanma süreci
başlatır. Ayrıca akciğere, böbreklere, deriye ve
beyin’e de yayılabilir.
Başlangıçta sadece
hazımsızlık, iştahsızlık ve mide bulantısı
yakınmaları dile getirilir. Yarı sulu ve pis kokulu
bir dışkılama başlar. Bu belirtiler, iki haftalık
süre içinde azalıp artarak devam ederler.
Kendiliğinden
iyileşenler olabildiği gibi, sözünü ettiğimiz
organlara yayılıp apse şekillerine dönüşerek
organlara özgün hastalıklara neden olabilir.
Hastalığın dizanteri
şekli, son derece dramatik bir tablo gösterir.
Ani ve çok şiddetli bir
karın ağrısı ile başlar. Dışkılama ağrılıdır. Sık ve
bol miktarda yapışkan, kanlı bir dışkı söz
konusudur. Günde 20-30 arası dışkılama olabilir.
Özellikle çocuklarda ishal olmadan sadece kanama
görülebilir. Orta veya yüksek ateş görülebilir.
Sağ yan
ağrısı, karaciğerde büyüme ve ateş, karaciğer
amibiyazı’nın karakteristik bulgularıdır.
Kesin tanı,
dışkıda parazit ya da kistlerin gösterilmesi ile
konur. Görülmediği zaman, tek bir dışkı tahlili ile
yetinmeyip, 6 gün üst üste dışkı tahlili yaparak
teşhis ettiğimiz bir hayli olgu anımsıyorum.
Kanda ELISA antikor
test’ini, amibiyaz teşhisini desteklemek amacıyla
kullanıyoruz.
Taşıyıcılık da
önemlidir. Taşıyıcıların, hiçbir hastalık belirtisi
göstermeseler de, tedavi edilmelerinin gerektiği
düşüncesindeyim.
Tedavide en
etkili ilaç metronidazol dür. Ancak, parazitin kist
şekillerine etkili olmadığından, böyle durumlarda
tetrasiklin isimli antibiyotiği de birlikte
kullanmaktayız.
Korunma
*Açıkta satılan yiyecek
ve içecekleri tüketmeyin
*Sularınızı en az 10
dakika kaynattıktan sonra kullanın
*Yemekten önce ve sonra
ellerinizi mutlaka yıkayın
*Lokanta ve benzeri
sektörde çalışanların, düzenli sağlık kontrollerinin
yapıldığından emin olun.
Amibiyaz riski
taşıyanlar
*Bebekler
*Bakıma muhtaç olanlar
*Gebeler
*Eş cinseller
*Kanser hastaları
*Kortizon kullananlar
İshal
diyeti nasıldır?
*İshal
düzelene kadar posasız ve yağsız gıdalar
alınmalıdır.
*Yani
sebze, meyve, çikolata, kızartma, kuru yemiş gibi
gıdalar tüketilmemelidir.
*Yağsız
makarna, pirinç pilavı, haşlanmış patates, haşlanmış
yağsız et ve tavuk, yağsız ızgara köfte yenebilir.
*Bol
miktarda su-sıvı içilmelidir. Ayran ve soda tercih
edilmelidir. |