Bağışıklık
kazanmak, diğer anlamıyla dirençli olmaktır. Zararlı olana
karşı, mücadele edebilecek güçlerle donanmaktır. Tıpkı insanın
bilinçlenmesi gibi.
Nasıl ki bilgi ile aydınlanan zeka, karanlıklara karşı koyacak
güçle donanmışsa,zararlı mikro organizmaları tanıyan bedenimiz
de böylesine güç faktörlerini üretir ve örgütler.
Mikroorganizmaları tanıyıp onların zararlı etkilerine karşı
oluşturulan bu güç faktörlerine antikor adını vermekteyiz. Bu
antikorlar, kanımızda bulunan ve beyaz kan hücreleri adı verilen
hücre grupları içinde yer alan lenfositler tarafından üretilir.
Yalnızca üretilmekle kalmayıp aynı zamanda tanıştığı zararlı
mikroplara karşı adeta bilinçle yüklenir ve örgütlenir.
İleri de ayni mikroorganizmanın saldırısına maruz kalırsa, bu
örgütlü potansiyeli ile yapılan saldırıyı rahatlıkla saf dışı
bırakır.
Bağışıklık kazanarak güç elde etmek öncelikle tanışmayı ve
tanımayı gerektirmektedir. Hani gerçeği aramak gibiKendini
bilmek ve bilinmeyenleri bilinir hale getirmek için yanıp
tutuşan, bizim sevdamız gibi. Hepsi değilse de bir kısım
hastalıkları geçirdikten sonra kazanılan bağışıklık da buna
benzer bir şekilde sağlanmaktadır.
Bağışıklama
Bilim buradan yola çıkıp mikroorganizmaların zayıflatılmış
ürünlerini insanlara ve hayvanlara uygulayarak, bağışıklama
adını verdiğimiz bu yöntemle insanlık tarihinde son derece
önemli bir devrim gerçekleştirmiştir.
Bu sayede özellikle çocuklarda kızamık, kızamıkçık, çocuk felci,
tetanos, kabakulak, boğmaca ve kuş palazı hastalıklarında % 95'e
ulaşan bir azalma sağlanmıştır.
Tıbbi terminolojide bağışıklama, aktif ve pasif olmak üzere
başlıca iki yöntemle sağlanır. Aktif bağışıklamada doğrudan
mikroorganizma yada etkisi azaltılmış bakteri zehiri (toksoid)
verilir.
Pasif bağışıklamada ise bedenimizde nasıl oluştuklarını izah
etmeye çalıştığımız antikorlar, vücut dışında özel koşullarda
hazırlanarak verilirler. Bunlara İmmünglobülin ve anti toksin
(serum) adı verilir.
Canlı virüs aşıları (kızamık, kızamıkçık, kabakulak gibi)
gebelere ve bağışıklık sistemi zayıf olanlara kesinlikle
uygulanmaz.
Bağışıklık sisteminde zayıflama; kanser hastaları, kemoterapi ve
radyoterapi görenler ile uzun süre kortizon kullananlarda ortaya
çıkan bir durumdur.AIDS hastaları ise bu kuralın dışındadır.Bu
hastalara canlı virüs aşıları uygulanmasında sakınca yoktur.
Erişkinlere aşı
takvimi
Erişkinlerin aşı takvimi yaş,meslek ve sosyal yaşam tarzına
bağlı olarak değerlendirilir.
Tüm erişkinlerin öncelikle tetanos ve difteri aşısını usulüne
uygun bir şekilde yaptırmış olmaları gerekir.Bu her on yılda bir
mutlaka tekrar edilmelidir.Bir yaralanma durumunda aşı takvimi
kuşkulu ise mutlaka tek doz Td (tetanos-difteri) uygulanmalıdır.
Grip aşısı için en uygun zaman, ekim ortası ile kasım ortasıdır.
Anne adayları eğer kızamıkçık geçirmemiş yada aşı olduklarını
hatırlamıyorlar ise mutlaka aşılanmalıdırlar.Gebelikte bu aşı
kesinlikle uygulanmaz.
65 yaşın üzerindeki tüm kadın ve erkekler Pnömokok aşısı
yaptırmalıdırlar. Bu, mikroorganizmanın yapabileceği tehlikeli
akciğer iltihaplanmaları (pnömoni) için tek bir doz ile uzun
yıllar koruma sağlar.
Bütün sağlık çalışanları Hepatit B ve grip ile aşılanmalıdır.
Hamileler için
önemli
Hamilelerde canlı aşı, bebek için olası tehlikeler yüzünden
kullanılmaz.
Doğacak bebeği tetanostan korumak için ilk üç aydan sonra
tetanos aşısı uygulanması tavsiye edilir.
Tüm hamileler hepatit B taşıyıcılığı yönünden taranmalıdır. Eğer
taşıyıcılık söz konusu ise yeni doğan bebek hepatit B ile
aşılanmalı ve ayrıca hepatit B immünglobülini uygulanmalıdır.
Kimlere uygulanmalıdır?
Hepatit B aşısı
* Sağlık çalışanları
* Eş cinseller
* Uyuşturucu bağımlıları
* Birden fazla cinsel eşi olanlar
* Hepatit B taşıyıcısı ile aynı evi paylaşanlar
Grip aşısı
* 65 yaşın üzerinde herkes
* Sağlık çalışanları
* Uzun süreli akciğer hastalığı olanlar
* Kalp hastaları
* Şeker hastaları
* Böbrek hastalığı olanlar
* Hasta bakıcıları
* Gebelere 6. aydan sonra tavsiye edilmektedir.
Kabakulak aşısı
* Kanda yapılan tetkik ile bağışık olmadıkları saptanan 1956 ve
daha üstü tarihlerde doğan herkes
Pnömokok aşısı
* Kalp hastaları
* Müzminleşmiş akciğer hastalıkları(KOAH gibi)
* Şeker hastaları
* Böbrek hastaları
* AIDS hastaları
* 65 yaş üzerinde risk taşıyan herkes
Aşıya bağlı yan etkiler
Yumurtaya kaşı alerjisi olanlar grip aşısı yaptırmamalıdır.
Kabakulak aşısı da bu durumda olanlara çok dikkatli bir şekilde
uygulanmalıdır.
Nörolojik (sinir sistemi) hastalığı olanlara tetanos-difteri
aşısı uygulanmaz.
Aşı yerinde ağrı, kızarıklık sık görülen ve geçici arazlardır.
Birkaç gün süren bitkinlik ve hafif ateş görülebilir. Bu tür
yakınmaları hafifletmek için Paracetamol türevi ilaçlar
kullanabiliriz.
Uluslararası seyahat edenler için aşı takvimi
Sarı humma: Güney Amerika ve Afrika'ya seyahat edenler için
önerilir.Tek doz ile 10 yıllık koruma sağlanır. Yumurtaya karşı
alerjisi olanlara uygulanmaz.
Kolera:1 ay ara ile yapılacak 2 dozdan sonra %50 oranında bir
koruma sağlar.Riskli bölgelere seyahat programı buna göre
planlanmalıdır.
Japon Ensefaliti: Asya ülkelerine 1 aydan uzun süre seyahat
edecek olanlar için önerilir.0-7-14. günlerde 3 doz halinde
yapılır.Bu aşı sonrası çok ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları
görülebileceğinden dikkatli davranılmalıdır. İlk 10 gün yakın
gözlem altında tutulmalıdırlar. Alerji öyküsü olanlara
kesinlikle bu aşı uygulanmamalıdır.
Tifo: Su ve yiyecek kirliğinin yüksek olduğu bölgelere seyahat
edenler için önerilir. Ağızdan gün aşırı dörder adet alınacak
tabletlerle koruma sağlanır.
|