Ana SayfaTuncay FilizSağlıkLinklerKatılımcılarımızArşivİletişim 

 

 

Haydi büyükler aşıya  [ t f ]

   


   Bağışıklık kazanmak, diğer anlamıyla dirençli olmaktır. Zararlı olana karşı, mücadele edebilecek güçlerle donanmaktır. Tıpkı insanın bilinçlenmesi gibi.
Nasıl ki bilgi ile aydınlanan zeka, karanlıklara karşı koyacak güçle donanmışsa,zararlı mikro organizmaları tanıyan bedenimiz de böylesine güç faktörlerini üretir ve örgütler.
Mikroorganizmaları tanıyıp onların zararlı etkilerine karşı oluşturulan bu güç faktörlerine antikor adını vermekteyiz. Bu antikorlar, kanımızda bulunan ve beyaz kan hücreleri adı verilen hücre grupları içinde yer alan lenfositler tarafından üretilir.
Yalnızca üretilmekle kalmayıp aynı zamanda tanıştığı zararlı mikroplara karşı adeta bilinçle yüklenir ve örgütlenir.
İleri de ayni mikroorganizmanın saldırısına maruz kalırsa, bu örgütlü potansiyeli ile yapılan saldırıyı rahatlıkla saf dışı bırakır.
Bağışıklık kazanarak güç elde etmek öncelikle tanışmayı ve tanımayı gerektirmektedir. Hani gerçeği aramak gibiKendini bilmek ve bilinmeyenleri bilinir hale getirmek için yanıp tutuşan, bizim sevdamız gibi. Hepsi değilse de bir kısım hastalıkları geçirdikten sonra kazanılan bağışıklık da buna benzer bir şekilde sağlanmaktadır.

Bağışıklama
Bilim buradan yola çıkıp mikroorganizmaların zayıflatılmış ürünlerini insanlara ve hayvanlara uygulayarak, bağışıklama adını verdiğimiz bu yöntemle insanlık tarihinde son derece önemli bir devrim gerçekleştirmiştir.
Bu sayede özellikle çocuklarda kızamık, kızamıkçık, çocuk felci, tetanos, kabakulak, boğmaca ve kuş palazı hastalıklarında % 95'e ulaşan bir azalma sağlanmıştır.
Tıbbi terminolojide bağışıklama, aktif ve pasif olmak üzere başlıca iki yöntemle sağlanır. Aktif bağışıklamada doğrudan mikroorganizma yada etkisi azaltılmış bakteri zehiri (toksoid) verilir.
Pasif bağışıklamada ise bedenimizde nasıl oluştuklarını izah etmeye çalıştığımız antikorlar, vücut dışında özel koşullarda hazırlanarak verilirler. Bunlara İmmünglobülin ve anti toksin (serum) adı verilir.
Canlı virüs aşıları (kızamık, kızamıkçık, kabakulak gibi) gebelere ve bağışıklık sistemi zayıf olanlara kesinlikle uygulanmaz.
Bağışıklık sisteminde zayıflama; kanser hastaları, kemoterapi ve radyoterapi görenler ile uzun süre kortizon kullananlarda ortaya çıkan bir durumdur.AIDS hastaları ise bu kuralın dışındadır.Bu hastalara canlı virüs aşıları uygulanmasında sakınca yoktur.

Erişkinlere aşı takvimi
Erişkinlerin aşı takvimi yaş,meslek ve sosyal yaşam tarzına bağlı olarak değerlendirilir.
Tüm erişkinlerin öncelikle tetanos ve difteri aşısını usulüne uygun bir şekilde yaptırmış olmaları gerekir.Bu her on yılda bir mutlaka tekrar edilmelidir.Bir yaralanma durumunda aşı takvimi kuşkulu ise mutlaka tek doz Td (tetanos-difteri) uygulanmalıdır.
Grip aşısı için en uygun zaman, ekim ortası ile kasım ortasıdır.
Anne adayları eğer kızamıkçık geçirmemiş yada aşı olduklarını hatırlamıyorlar ise mutlaka aşılanmalıdırlar.Gebelikte bu aşı kesinlikle uygulanmaz.
65 yaşın üzerindeki tüm kadın ve erkekler Pnömokok aşısı yaptırmalıdırlar. Bu, mikroorganizmanın yapabileceği tehlikeli akciğer iltihaplanmaları (pnömoni) için tek bir doz ile uzun yıllar koruma sağlar.
Bütün sağlık çalışanları Hepatit B ve grip ile aşılanmalıdır.

Hamileler için önemli
Hamilelerde canlı aşı, bebek için olası tehlikeler yüzünden kullanılmaz.
Doğacak bebeği tetanostan korumak için ilk üç aydan sonra tetanos aşısı uygulanması tavsiye edilir.
Tüm hamileler hepatit B taşıyıcılığı yönünden taranmalıdır. Eğer taşıyıcılık söz konusu ise yeni doğan bebek hepatit B ile aşılanmalı ve ayrıca hepatit B immünglobülini uygulanmalıdır.

Kimlere uygulanmalıdır?
Hepatit B aşısı
* Sağlık çalışanları
* Eş cinseller
* Uyuşturucu bağımlıları
* Birden fazla cinsel eşi olanlar
* Hepatit B taşıyıcısı ile aynı evi paylaşanlar
Grip aşısı
* 65 yaşın üzerinde herkes
* Sağlık çalışanları
* Uzun süreli akciğer hastalığı olanlar
* Kalp hastaları
* Şeker hastaları
* Böbrek hastalığı olanlar
* Hasta bakıcıları
* Gebelere 6. aydan sonra tavsiye edilmektedir.
Kabakulak aşısı
* Kanda yapılan tetkik ile bağışık olmadıkları saptanan 1956 ve daha üstü tarihlerde doğan herkes
Pnömokok aşısı
* Kalp hastaları
* Müzminleşmiş akciğer hastalıkları(KOAH gibi)
* Şeker hastaları
* Böbrek hastaları
* AIDS hastaları
* 65 yaş üzerinde risk taşıyan herkes

Aşıya bağlı yan etkiler
Yumurtaya kaşı alerjisi olanlar grip aşısı yaptırmamalıdır. Kabakulak aşısı da bu durumda olanlara çok dikkatli bir şekilde uygulanmalıdır.
Nörolojik (sinir sistemi) hastalığı olanlara tetanos-difteri aşısı uygulanmaz.
Aşı yerinde ağrı, kızarıklık sık görülen ve geçici arazlardır.
Birkaç gün süren bitkinlik ve hafif ateş görülebilir. Bu tür yakınmaları hafifletmek için Paracetamol türevi ilaçlar kullanabiliriz.

Uluslararası seyahat edenler için aşı takvimi
Sarı humma: Güney Amerika ve Afrika'ya seyahat edenler için önerilir.Tek doz ile 10 yıllık koruma sağlanır. Yumurtaya karşı alerjisi olanlara uygulanmaz.
Kolera:1 ay ara ile yapılacak 2 dozdan sonra %50 oranında bir koruma sağlar.Riskli bölgelere seyahat programı buna göre planlanmalıdır.
Japon Ensefaliti: Asya ülkelerine 1 aydan uzun süre seyahat edecek olanlar için önerilir.0-7-14. günlerde 3 doz halinde yapılır.Bu aşı sonrası çok ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları görülebileceğinden dikkatli davranılmalıdır. İlk 10 gün yakın gözlem altında tutulmalıdırlar. Alerji öyküsü olanlara kesinlikle bu aşı uygulanmamalıdır.
Tifo: Su ve yiyecek kirliğinin yüksek olduğu bölgelere seyahat edenler için önerilir. Ağızdan gün aşırı dörder adet alınacak tabletlerle koruma sağlanır.

 

 
Her Hakkı Saklıdır.Dr Tuncay Filiz 2000