En çok değer verdiğiniz insanlardan birinin ;
Hiç görmediğiniz ama varlığını hissettiğiniz bir
sevgisi ile karşılaştınız mı?
Geçmişte kalan duygu selini ;
Kıskanmadan pay edebilme zevkini yaşamak isteği
duydunuz mu?.
Ben bu zevki yaşadım.
Bir gün yok olan,yakın ve sıcak nefesin ortak anılarla
beraber ;
" O " sevginin de anılarını yaşatma hazzı önümde kalan
ömrüme renk katacak.
Salt sevgi penceresinden bakınca ;Belki de ;geçmişte
kalan aile ve dünya görüşleri açılarından,sevgi
korozyonlarının getirdiği sonuç olarak bunları
yazabiliyorum.
Çünkü ;
" O " sevgi ;
Bir zamanlar pay edenleri arasında geçmişte
bırakılmayıp devam etmiş olsaydı eğer ;Belki de ben
olmayacaktım.Onu daha çocukluk yaşlarımda hissetmeye
başlamıştım.Babamla müşterek sevgilerimiz yanında
duruyordu. Varlığını fark ediyordum,ama kim olduğu
hakkında hiç bir fikrim yoktu.İlkokul, nerdeyse
boyuma varan Konya karları ile aklımda.
Eski virane bir yapı olan okula gidip gelişler de
yollarda çok az olan otomobiller arasından,babamın
beni almak için gelişlerini beklerdim.Hele okulun
kapanma devrelerine rastlayan ilkbahar
günlerinde,Ankara yoluna çıkıp radyo da çalan
şarkılara iştirak ederek gezmek en büyük zevkimizdi .
O zamanlar,
Bir
şarkı vardı ki,geçmişin anı abidesi olarak babam
Selahattin'in gri yeşil göz pınarlarına yaşlar
doldururdu.
" Üç yıl
beni sevdanın ipek saçları sardı "
Seneler
sonra da bu şarkı,bizim sadece bakışlarla bir şeyler pay
ettiğimizi hatırlatırdı bize.
Belki de
tüm biten veya devam eden sevgilere saygı duyma yapısını
bana kazandıran bu olaydır. Beraberinde getirdiği ise ;
Sevgilere sahip çıkma olgusudur.
Kaybedilen her sevgi,başka sevgilerin de kaybolma
kapısını aralamış olur.
Üniversiteye kayıt için babamla İstanbul'a gidişimiz de ;
" O " nun ismini ;
Yanımda ilk telaffuz
edişini yaşadım 1964 yılında,Beyoğlu'nda beraber
gezerken.
O zamanlar Beyoğlu bir rüya alemiydi sanki.
Babamın hayat kesitlerinden aldığım Beyoğlu anıları ise
;
Benim Beyoğlu'mla mukayese edilince ;
Geçmişinkinin daha ışıklı olduğu izlenimini bırakıyordu.
" O " nun çok güzel olduğunu amcamın ağzından
dinlemiştim.Babamla
kol kola Beyoğlu'nda beraber gezişlerin de herkesin
onlara baktığını anlatırdı.
Bir zamanlar bütün İstanbul zengin gençlerinin elde
etmek için peşinden koştuğu bu güzel;
Yüzbaşı Asabiye Mütehassısı Selahattin'i seçmişti
kendine.Demek ki beraberlikleri de şarkılardaki gibi en
az üç sene olmuştu.
Babamın seksen üç yıllık ömründe ;Bu üç yılın çok önemli
bir yeri olduğunu Üniversiteye başlarken anlamıştım
;Bizim Beyoğlu'muzda kol kola gezerken
babamla.İstanbul'a her gidişimde Beyoğlu'na çıkıp onları
yaşardım.
Babamın
ölümünden sonraki gidişimde ;İkisini orada gördüm ;Yine
herkesin hayran bakışları arasında kol kola
geziyorlardı.
Babam Yüzbaşı elbisesini giymişti.
Çocukluktan aklımda kalandan daha çok yakışıyordu subay
elbisesi.
" O " ise çok güzeldi.
Siyah bir pelerin vardı üstünde,yürürken tafta etekliği
çıkıyordu pelerinin önünden ;
Cam
göbeği rengi kabarık.
Yanımdan
geçerlerken ;
" Demek ki kanunlar değişti " diye düşündüm.
Artık Türk Subayları ecnebi hanımlarla beraber
olabiliyor.
Evlenebiliyorlar da.
Babamın kolundan tutup sarılmak istedim.
Babam ise üzgün olduğu zamanlardaki gibi hafif büzülmüş
dudaklarla bana bakıyordu.
Beni tanımamıştı.
Ama yine de bakışlarımızdan bir şeyleri pay
edebiliyorduk.
" O " ise sanki her şeyi biliyordu ;
Yaratan harikası yeşil gözlerle bana bakarken yanağımı
okşadı.
" Teşekkür ederim " dedi.
Yürümeğe devam ettiler,arkalarından gidemedim.Yirmi
yirmileş adım sonra durdular ;
" O " babama bir şeyler anlatıp, hafifçe kolundan çevirip
bana doğru ittirdi.
Tüm Beyoğlu durmuştu.
Babam," O " ve Benden başka hiç birşey hareket
etmiyordu.
Bir zaman tünelinden geçiyorduk.
Tramvaylar atlı arabalar birbirine karışmış tüm çağlar
Beyoğlu'da içiçe girmişti.
" Duran hareketlilikte "
Babamın bana doğru gelmeye çalıştığını fark ettim ;
" O " Babamı arkasından ittiriyordu.
Anlayamadığım,tanımlıyamadığım görüntüler duygular
uğultular sarmıştı etrafımı.
Kendi yok oluş pahama oradan kaçmayı düşündüğüm an ;
Duran hareketlilik yok oldu.
Onları görmemiştim demek.Daha doğrusu ne olduğunu
bilmiyordum.
Sadece varlığını kendimi bildim bileli hissettiğim bir ;
" Sevgi " yi yaşatmak istediğimi anladım.
Boş bakışlarla ;
Beyoğlu'nda kendi
yalnızlığım da.
Numan NURHAT

|