|
Bahar Alerjisi Şaka değildir !
|
09.04.2007 |
Duyarlılık ya da hassasiyet, süreç ile ortaya çıkan sonuçtur. Her
şey gibi o da başlangıcın ve birikimin bir ürünüdür. Niceliğin
niteliğe dönüşü de denir buna. Bu, canlı ve cansız yaşamın her alanı
için geçerlidir. Bu, hayata diyalektik göz ile bakabilmenin temel
yasalarından biridir. Ve bir kez kavranıp sindirilince, ümitsizliğin
zerresine yer tanımaz, düşünen insanın bilincinde ve vicdanında.
Dünya kirli ama insanlık sessiz! Ancak savaşa, yolsuzluğa,
yoksulluğa, yalana, sömürüye karşı bu sessizlik geçicidir. Bilinç
beynelmilel olunca akıl yine ayağa kalkacaktır. Hem de bu sefer öyle
kolay devrilmemek üzere. Nazım’ın dediği gibi:
“Paslı yağmurlar yağıyor.
Yağmurları temizlemeli,
yine gümüş gibi parlatmalı yağmurları,
yağmurlar yine yalnız güneşi taşısın tohumlara,
çocuklar yine koşabilsin yağmurların içinde,
pencereleri yağmurlara açabilelim yine.”
Kirletilmiş hava ve mevsimin polen tacizi, tüm olumsuzluklara karşın
bilinç düzeyimizi yükseltiyor. Yeter ki bunun ayrımına varalım ve
hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünen saf teslimiyetçilikten
kurtulalım.
Duymayanımız, görmeyenimiz yok gibidir alerjiyi. Kiminde kaşıntı,
kiminde döküntü, kiminde nefes darlığı şeklinde ortaya çıkar.
Hapşırma, göz sulanması hatta yalnızca baş ağrısı şeklinde olanı da
vardır. Ne türden olursa olsun görüntüsü ve şiddeti kişiye özeldir.
Yani alerji, herkes için farklı renk ve ses sunar. Bu durum kişisel
duyarlılık ya da yatkınlık ile doğrudan ilintilidir.
Her dört kişiden birimizin alerjiye yatkınlık gösterdiği
bilinmektedir. Ancak bu, her yatkın olan alerji olacak demek
değildir. Çok şiddetli alerjik tepki gösterenler kadar hiç tepki
vermeyenler de olabilir. Ruhsal ve duygusal durumlar, alerjinin
ortaya çıkışını kolaylaştıran faktörlerdir.
Alerji, dünyanın her yerinde görülür. Giderek artan küresel
ısınma, hava kirliliği, hormonlu ve ilaçlı gıdalar nedeniyle alerji
görülme sıklığı her geçen gün artmaktadır. Bugün astım
hastalarının neredeyse yüzde doksanı alerjiktir. Bu son derece
düşündürücü ve yüksek bir rakamdır.
Alerjik hastalıklar; astım, alerjik burun nezlesi, alerjik sinüzit,
alerjik deri hastalıkları, besin alerjileri, ilaç alerjileri, böcek
sokmalarına bağlı alerjiler gibi isimlerle anılır.
Alerjik hastalıklar, her mevsimde görülebilir. Ancak bahar
mevsiminde daha sık görülmeleri bitki tozları ve nemden ötürüdür.
Nisan ayı, polen ayıdır
Polenler, çiçek ve bitki tozlarına verdiğimiz isimdir. Çiçeklerin
açması ile birlikte soluduğumuz havaya dağılırlar. Bu nedenle bahar
ya da mevsimsel alerjinin en önemli nedenleridir. Bugün 1 Nisan.
Nisan ayı, polen yoğunluğunun en yüksek olduğu aydır. Bu durum,
yeni alerjilerin ortaya çıkmasına neden olduğu gibi var olan eski
alerjileri de şiddetlendirir.
Polenler, günün her saatinde bulunmakla birlikte en yoğun
bulundukları saatler gün doğumu ile sabah 11:00 arasıdır. İşte bu
saatler alerjisi olanlar için risklidir.
Bahar ayında artan nem ve ısı, mantar ve küf üremesine uygun bir
ortam oluşturur. Bu maddeler de polenler kadar ciddi alerjik
hastalıklara yol açabilirler.
Bahar nezlesi
Bahar nezlesi denilince en sık burun akıntısı ve hapşırma akla
gelir. Gerçekten de öyledir. Özellikle su gibi burun akıntısı
karakteristiktir. Ayrıca burun kaşıntısı ve boğazda bir gıdıklanma
duygusu yaşanır. Bunun nedeni, söz konusu polenlerin burun
kanallarına girmesi ve orada tahribat yapmasıdır.
Havada dağılmış olan polenler yalnız burun değil göz, boğaz ve
bronşlarımıza da kaçarak alerjik tepkiye neden olabilirler. Bu
şekilde gözlerimizde sulanma ve kaşıntı, hava yollarımızda öksürük
ve nefes darlığı türünden yakınmalara neden olurlar. Bazen öyle
karışırlar ki gripal enfeksiyon ya da soğuk algınlığı geçiriyormuşuz
gibi yanılgıya düşebiliriz. Hatta alerji tanısını kabul etmeyip
“Grip ilacı iyi geldiğine göre benim alerjim yok arkadaş!”
diyenlerimiz de olabilir. Ne var ki grip ilaçlarının içinde alerjiye
karşı etkili maddelerin bulunuşu, bu tür düşüncelere neden olur.
Polen haritanı yap!
Her bireyin duyarlı olduğu bitki tozları, yaşadığı tecrübe ile aşağı
yukarı bilinir. İşte bu nedenle, zararlı polenlerin yoğun olduğu
çevreden uzak durmak, korunma ve tedavi adına atılacak ilk adımdır.
Polen alerjisi olan her kişi, yaşadığı çevrede, tecrübelerine
dayanan bir polen haritası oluşturabilmeli ve bu haritada kendisi
için yasak bölgeleri işaretleyebilmelidir.
Bahar alerjisinin etkili bir şekilde tedavi edilmeyişi, performans
kaybına neden olur. Bu ise çalışma hayatına olumsuz bir şekilde
yansır. Ruh halini bozarak depresyona neden olabilir. Dikkat! Eğer
bahar mevsiminde sık nezle oluyorsanız, yaşadıklarınızın bir alerji
olma olasılığı kuvvetlidir. Bu nedenle mutlaka doktorunuza danışın.
Astım tehlikesi
Bahar alerjisi için çok önemli olan bir diğer husus da astım
riskidir. Eğer alerji bir şekilde durdurulamaz ise astım hastalığına
dönüşme olasılığı yüksektir. Ne yazık ki pek çok astımlı hastamızla
bu gevşekliğin bedelini paylaşmaktayız. Bu nedenle ister çocuk ister
ileri yaşlarda olsun, alerjik nezlesi olan herkes, astım riskine
karşı sıkı takip altına alınmalıdır.
Bahar alerjisinin tedavisinde alerjen maddelerden uzak kalmak
esastır. Gerek gördüğümüz durumlarda antihistaminik ilaçlar, özel
burun ve göz damlaları öneririz. İnatçı olgularda 2-5 yıl arasında
tamamlanan aşı tedavisi uygulanır. Aşı tedavisi özellikle polen
alerjilerinde etkilidir. Ev tozu ve mantar alerjilerinde etkisi
azdır.
Aşı tedavisi alerji uzmanları tarafından uygulanır.
Polenlerden korunmak için:
*Sabah saatleri açık havada dolaşmayın
*Eve dönüşte duş alın
*Saçlarınızı mutlaka yıkayın
*Ağaçlık yerlerden uzak durun
*Araç camlarını kapayın
*Şapkasız dolaşmayın
*Gözlük kullanın
|