|
Baş
ağrısı... İlk göz ağrısı gibi; kimi yerde sıcak mı
sıcak, kimi yerde kaçmak istercesine köşe bucak.
"Sıcağı da mı varmış?" demeyin. Var!.. Hem de
öylesine var ki; ısıtandan gayrı "Yanan bilir
yanmayı!" diye söyleten türden... Neticede sıcak ya
da soğuk akıntıdan süzülerek, acıya tercüme edilen
duyguların çoğu, şahsa münasip yakıştırılır:
Sıkıştıran, uyuşturan, yakan gibi.
Bir yandan soğukların titrettiği şu günlerde, karlar
düşer gibi, baş ağrısı da sık düşer oldu. Bugün
paylaşacaklarımız ile, bunların pek çoğunu önlemek
ve yok etmek mümkündür,. Ancak dikkat! Kuzey-batıdan
gelen soğuk hava akımı ile sen'den, ben'den, o'ndan
öte, insanlığın üzerine de düşüyor baş ağrısı. Bu,
hiç de iç açıcı bir vaziyet değil. Yüreklice üzerine
gitmek, neden ve sonuçları aydınlatacak akıl ve
hoşgörü ışığını yakmak gerek!
GERİLİM FAKTÖRÜ
Baş ağrısı, hemen her yaş döneminde başımıza
gelendir. Çekmeyenimiz yok gibidir o'nu. Çoğu
bilinen ama bilinmeyen de pek çok nedenleri var.
Basit, sıradan olduğu gibi son derece ciddi ve sıra
dışı etkiler ile birlikte.
En sık karşılaştığımız baş ağrısı nedeni gerilimdir.
Bu tür baş ağrısı, yeryüzünde her on insandan
birinde görülmektedir. Son derece önemli bir orandır
bu. Yalnız erişkinlerde değil, çocuklar ve gençlerde
de öyle.
Hele yurdumuzda: sözüm ona eğitim-öğretim adına,
yarış atları misali acımasızca koşturulan ve
ebeveynleri ile birlikte limon gibi sıkılan
çocuklarımızın yüzde 95'inde, gerilim tipi baş
ağrısı görülmektedir. Kız öğrencilerde, erkek
öğrencilerden daha fazla görülmesi ise hepimizi
düşünceye sevk etmesi gereken bir toplumsal
gerçektir.
"Gerilim" adı, işte tam bu yaşam koşullarından
ötürüdür. Gündelik var oluşumuzun dolaysız sorunları
ya da hazmetmek zorunda kaldığımız yaşam şartlarıdır
bu gerçek. Bizi gerilime sevk eden maddi ve maddi
olmayan tüm sorunlar, baş ağrısına neden
olabilmektedir. Bu gerilim, olduğu gibi kafamızı
saran damarlarımıza, sinirlerimize ve kaslarımıza
yansımakta, onları bir yay gibi gererek oklarını,
ruhumuzun derinliklerine savurmaktadır.
Gerilim baş ağrısı, ani olarak değil, yavaşça
yerleşir. Şiddeti hafiften başlar ve giderek artar.
Ama hiçbir zaman çok şiddetli bir ağrı değildir.
Artıp azalan değil, süreklilik gösteren bir ağrıdır.
Hani, usandırıcı desek; yeridir.
Bu ağrı, sıklıkla sıkışma, baskı gibi duygular ile
de ifade edilir. Sanki "başına dar gelen bir şapka
giymiş" gibi bir duygu olarak yansıtılır. Ve elbette
günlük performansı olumsuz etkileyip, çalışma
isteğini ve moral gücünü düşürür. Birkaç saatten
birkaç güne, hatta bir haftaya kadar devam edebilir.
Birlikte omuz, boyun, sırt, kol kaslarında ağrı ve
gerginlik olabilir. Özellikle alt çene ağrısı, göz
kapaklarında yorgunluktan söz edilebilir.
ÖNEMLİ BULGU
Zonklama şeklinde dile getirilen sıkıntı, baş
ağrılarının ayırımında önemli bir husustur.
Tanıtmaya çalıştığım gerilim baş ağrılarında, bu
duygu hemen yok gibidir. Halbuki migren ve yüksek
tansiyona bağlı baş ağrılarında zonklama, önemli bir
bulgudur.
Migren, en şiddetli baş ağrısı olarak da bilinir.
Zonklayıcı karakterine sıklıkla görme
bozukluklarının eşlik ettiği ve belirli aralıklar
yani nöbetler ile ortaya çıkan baş ağrısıdır.
Migrende nöbet, zonklama kadar karakteristik bir
durumdur. Ağrı krizlerine bulantı ve kusma da
sıklıkla eşlik eder. 20 ile 40 yaşları arasında sık
görülür. 50 yaşından sonra görülme sıklığı daha da
azalır.
Migren'in soydan geçen yani kalıtsal bir hastalık
olduğu kanıtlanmıştır. Migren de gerilim baş ağrısı
gibi, kadınlarda erkeklerden daha sık görülmektedir.
Ve her dört kadından üçünde, adet görme dönemlerinde
daha da şiddetli seyretmektedir.
Ancak, kadınlarda yalnızca adet sürecinde ortaya
çıkan ve migrenle ilgisi olmayan bir ağrı türü de
vardır ki bunu karıştırmamak gerekir.
Işık ve ses, migren krizini daha da şiddetlendirir
ve nöbetlerin uzun sürmesine neden olabilir. Bu
yüzden nöbetler esnasında loş ve sessiz mekanlara
çekilmek gerekir.
Pek çok nedeni var
*Stres
*Uyku bozukluğu
*Yorgunluk
*Açlık
*Sigara, alkol
*Gürültü
*Seyahat
Bunları önemseyin
*Aniden ortaya çıkmışsa
*Geçmiyor, şiddetleniyorsa
*Çift ya da bulanık görme var ise
*Fışkırır gibi kusma var ise
*Travma geçirilmiş ise
*Ense sertliği var ise
*Ateş yüksek ise
acil takip gerekir!
|