Ana SayfaTuncay FilizSağlıkLinklerKatılımcılarımızArşivİletişim    

 

 

Bayram Neşesi (Neşe Ülkü)

         Yazarın Diğer Yazıları

                                     

    Merhaba Dostlarım,

 

   Bir bayramı daha geride bıraktık. Bir yandan ekonomik kriz, bir yandan bastıran soğuklar, sizi bilmem ama bu bayramı benim için daha keyifli kıldı. Tatil beldelerine kaçamayan yurdum insanı birden eski bayramları anımsadı; hani o çocukluğumuzun zihinlerine kazınmış şeker tadındaki bayramları...
 

Bayramın ilk günü evin erkeklerinin bayram namazından dönüşünü müteakip pür-i pak kıyafetlerimizi üstümüze geçirip, sıraya dizilen büyüklerin ellerini öpüşümüz, temiz bir mendil, bir avuç şeker ve cebimize sıkıştırılan bayram harçlıklarıyla güle oynaya yola koyulmamız. Biz eskiden ailecek önce "Rahmet'e Kavuşmuşlarımızı" ziyaret eder,sonra da aile büyüklerine el öpmeye giderdik.Sonra sırasıyla eş dost akraba kapı kapı dolaşılırdı.Gidilen her evde yutulan şekerler,ev sahiplerinin durumu daha iyiyse tercihen çikolata ve arkadan,her alınan ısırışta ağızdan şerbeti taşırta taşırta yenilen tatlılar...Cebimizdeki harçlık şişkinlik yaptıkça büyüyen oyuncak hayali...Eve gelen iade-i ziyaretçiler,bir hareket,bir coşku,ama en çok da bayram sebebiyle biz çocukların coşkularından kaynaklanan şımarıklıklarına göz yumulması...

 

Bu bayramda benzer bir coşkuyu yakaladım sokaklarda ve çocukların yüzlerinde. Ama en çok dikkatimi çeken daha önce birbirlerinin yüzüne bakma ihtiyacı bile duymayan insanların sokakta giderken yanlarından geçenlere sıcak bir tebessümle "İyi Bayramlar!" dileyişleri oldu.Havaların soğukluğu evlerin ve bir tebessümün sıcaklığını özlettirmişti sanki.Üst üste yaşanan olumsuzluklar,herkesi pençesine almış negatif enerji ve gittikçe çoğalan yalnızlığımız demek ki bir bayram sabahını bekliyormuş.Bir insan sıcaklığının,bir dost elinin,bir çocuk kahkahasının pek çok derde deva olacağını anlamak için ekonomik krizden ve dondurucu soğuklardan dolayı bir bayramı evlerimizde geçirmemiz gerekiyormuş.Olsun! Buna da şükür, bayramların bir nebze de olsa eski bayramlar tadında olmasına vesile oldu ya!...

 

Yine de eksik olan bir şeyler vardı; çıtır çıtır yanan soba, üzerinde demlenen çayın yanında kestane kebabı, bayram için özel olarak kolalanıp sehpalara serilmiş güzelim örtüler,mis gibi sabun kokan odalar,buruşuk ve titrek elleriyle saçlarımı ok- şayan büyükannem,takma dişleri her an ağzından fırlayacakmış gibi görünmesine rağmen yaptıklarıma gevrek gevrek gülmeye devam eden dedem...Ne güzeldi o eski bayramlar...

 

Önümüz yılbaşı sonra da Kurban Bayramı.Sizi bilmem ama ben şimdiden kolları sıvadım,oğluma tombala oynanan,tüm ailenin bir arada olduğu ve yenilip içilen, sınırsızca gülünen o eski yılbaşı gecelerinden birini yaşatmak için...Tüm eğlence mekanlarının süslü reklamlarına inat ailemi ve arkadaşlarımı evimde toparlayıp, hani gençliğimizde dalga geçtiğimiz, ptt(pijama terlik televizyon) gecelerinden birini düzenleyeceğim.Sevginin,paylaşımın,eğlencenin ve huzurun olduğu bir geceden gireceğim yeni yıla, sevdiklerimle sarmaş dolaş.

Tadı damağımızda kalmış yaşam anlarının sadece yadedilen bir anı olmasına izin vermeyeceğim.Sobanın yerine kalorifer oluversin ne çıkar?Ben yine de kestane kebabı yapacak,mısır patlatacağım,televizyondaki çarkıfeleğe inat tombala oy- nayacağım.Biliyorum ki anıları canlı tutmak,yaşamak ve yaşatmak benim elimde. Vaktiyle yaşamış olduğum bu güzelliklerden neden oğlumu mahrum bırakıp,o anlardan bir daha yaşanamayacak masallarmış gibi bahsedeyim?Yaşanan her anın bir anlamı olması gerektiğine inanıyorsam kim tutar beni? 

Kardeş muhabbeti,

Dost eli,

Bayram şekeri...

Hatırlanıldıkça varız.

Bayramlarımızın,

Hatırlanmaya ve hatırlatmaya vesile olması dileğiyle,

Hepinizin geçmiş Bayramını kutlarım.

 

Sevgiyle ve sağlıcakla...

 

G.Neşe Alphan

 
Her Hakkı Saklıdır.Dr Tuncay Filiz 2000