Ana SayfaTuncay FilizSağlıkLinklerKatılımcılarımızArşivİletişim      



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Demir Eksikliği Anemisi

         18.12.2007

    “Bilginlerimiz sağ olsunlar
      Bir vitamin buldular
      Çalışınca azıcık;
      Yumuşak G vitamini:
      Ulusalcılık! “

Cemal Süreyya, 12 Eylül 1980’den hemen sonra yazmıştı bu şiiri. Aradan tam 27 yıl geçti. İşte o sabah, hayat damarlarımıza yapılan yumuşak G vitamini enjeksiyonu ile bakın bugün nereden nerelere geldik dostlar. Şimdi paylaştıklarımız ile paylaşmadıklarımız arasındaki farkı kapatmaya çalışacağımız tema da buna çok benzer. Abartılı vitamin zarar, ölçülü olanı yarardır!

Vitaminler, esas itibarı ile besin maddecikleridir. Yaşamın tüm dönemlerinde, hastalık ve sağlık durumlarında ihtiyaçtırlar. Büyüme, gelişme, gebelik ve yaşlılık süreçlerinde vitaminlere olan ihtiyacımız görece artmıştır.

Vitaminler ne yaparlar? Yaşam için vazgeçilmez besin kaynakları olan karbonhidrat, protein ve yağların usulüne uygun bir şekilde yakılarak yararlı kullanımlarını sağlarlar. Yani yakılanlar vitamin değil, besin maddeleridir. Bu nedenle vitaminler, enerji kaynağı değil, ateşleyicidirler. Dengeli beslenme olmadığı sürece tek başına vitamin almak hiçtir. İşte bu nedenle,  “Yaz doktorum bir vitamin de enerji alayım” demek de doğru değildir.

Vitaminler; yağda çözünenler ve suda çözünenler olmak üzere iki gruptur. Biz bugün, suda çözünen vitaminlerden B grubu vitaminler hakkında bilgimizi paylaşacağız. B12 vitamini dışında B vitaminlerinden hiçbiri depo edilip saklanmazlar. Hepsi böbrekler vasıtasıyla atılırlar.

B1 vitamini suda eriyen bir vitamindir. Bu nedenle depo edilmez. Gıdalar ile alınıp, ihtiyaç olanı kullanıldıktan sonra geri kalanı böbrekler vasıtasıyla tamamen atılır. Alındıktan 3 saat sonra vücutta B1 vitamini kalmaz.

         Diğer adı Tiamin olan B1 vitamini, yaşamı karbonhidratlara bağlı olan hücrelerimiz için vazgeçilmez bir gereksinimdir. Bu hücrelerimiz, beyin ve sinir hücreleridir.

B1 vitamini eksikliğinde hücreler şekeri alamaz ve kullanamazlar, bu suretle yapıları bozulur yani dejenere olurlar. Nörit ve nöropati dediğimiz durumlar işte bu şekilde ortaya çıkarlar.

         Şeker hastalığında ve ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan zihinsel ve bilişsel fonksiyon zayıflamaları, B1 vitamini ile azaltılabilir.

         Günlük B1 gereksinimi 1-3 mg arasıdır. Alkoliklerde bu ihtiyaç 50 mg’ a kadar çıkabilir. En bol buğday, kepek ve sebzelerde bulunur. Süt yumurta ve deniz ürünlerinde de bulunur. Pişirilmiş sebzelerde ve pastörize edilmiş sütlerde ise B1 vitamini kaybolur. Bu gerçek, bebeklik ve çocukluk çağında dikkate alınmalıdır. Bu nedenle ihtiyaç durumunda B1 vitamin desteği sağlanmalıdır.

B1 vitamini eksikliğinde şekerin verimli yakılamayışı nedeniyle kan kimyamız asitleşir. Asit kan ortamı ise pek çok hastalıklara zemin hazırlar. Bu durum, alkol kullanan ve yeterli besin alamayanlarda ciddi beyin hastalıklarına yol açabilir. Zihinsel ve fiziksel güç kaybı gözlenir. Önlem alınmaz ise beyini etkileyen ve hayati riskler içeren Beriberi Hastalığı ortaya çıkar.

B2 vitamini Riboflavin olarak bilinir. Bu da suda erir. Beslenme bozukluğu olanlarda gereksinim artar. Ayrıca gebelikte, gelişme çağında, alkol bağımlısı olanlarda bu vitamine olan ihtiyaç artar. B2 vitamini eksikliğinde kaşıntılı deri hastalıkları ortaya çıkabilir. Bundan en çok kasık ve apış arası bölgeleri etkilenir. Işığa karşı aşırı duyarlılık ta ortaya çıkabilir.

B2 vitamini en bol yeşil sebzelerde bulunur. Kırmızı et, tavuk eti, yoğurt ve peynir diğer B2 vitamini kaynaklarıdır. Hastalık yapacak düzeyde B2 vitamini eksikliği, alkol bağımlıları ve ileri yaş gruplarında görülür.

Ağız kenarında çatlamalar, dil ve ağızda yaralar, sebepsiz kaşıntılar, B2 vitamini eksikliğinde dile getirilen başlıca yakınmalardır.

Vitamin deyip geçmeyin. Onun da pek çok yan etkisi olabilir. En başta dikkat edilmesi gereken husus, alerjik yan etkidir. Evet! B vitamini türlerinden herhangi birine karşı alerjisi olanlarda hiçbir zaman, hiçbir B vitamini kullanmıyoruz.

Bu anlamda böbrek yetmezliğinde de son derece duyarlı davranırız. Özellikle Kronik Böbrek Yetmezliği olanlarda B vitamini pek tercih etmeyiz.

         Kolesterol düşürücü

B3 vitamini Niasin olarak da bilinir. B3 de diğer B vitaminlerine benzer işlevler yüklenir. Ancak, en çarpıcı etkiyi hormonların sentezi adına yapar. Her iki cinse ait hormonlar ve insülin hormonlarının yapımı için B3 vitaminine ihtiyaç vardır.

Vitamin B3’ ün diğer önemli etkisi, kan kolesterol ve trigliserid seviyelerini düşürmesidir. Bu amaçla bazı seçilmiş hasta gruplarımızda kullanırız.

B3 vitamini en bol ette vardır. Bu nedenle sığır, tavuk ve balıketi yeterince tüketilmelidir. Ayrıca süt, yumurta ve yeşil sebzelerde de bulunmaktadır.

Mide ya da on iki parmak bağırsağı ülseri, şeker hastalığı olanlarda yüksek dozlarda B3 vitamininden sakınırız. Çünkü mevcut rahatsızlıkları daha da şiddetlendirebilir.

B3 vitamin eksikliğinde deri döküntüleri, ishal ve ağır depresyonla birlikte olan ve Pellegra adı verilen ciddi bir  hastalık görülebilir.

B5 vitamini Pantotenik Asit olarak bilinir. Bitkisel ya da hayvansal tüm besin maddeleri içinde bolca bulunur. Tüm hücre ve hormonların işlevlerine enerjik katkıda bulunur. Kortizon oluşumunu da sağlar. Bu nedenle gerginlik, heyecan ve tedirginlik hallerinde yararlı etkileri vardır.

Gelişme, gebelik ve emzirme dönemlerinde ihtiyaç artar. B5 tüm besinlerde mevcut olduğundan eksikliği pek görülmez. Bu nedenle eksikliğine özgün bir hastalık tanımı yoktur.

B6 vitamini Piridoksin olarak bilinir. Tüm sebze ve meyvelerde bulunur. Azı yarar ama çoğu zarardır. Yüksek dozlarda bazı ilaçların etkisini azaltabilir. Bu etki en çok Parkinson tedavisinde kullanılan ilaçlarda görülür. Bu durumlarda tercih edilmez.

Her halükarda yüksek dozlardan sakınılmalıdır.

         B7 vitamini Biyotin ya da H vitamini olarak bilinir. Saç ve deri sağlığı üzerine olumlu etkisi vardır. Tüm besinlerde yeterince vardır, ayrıca bağırsaklar tarafından da sentez edilir. Eksikliğine dair bir hastalık tanımlanmamıştır. Deriye gerginlik ve saçlara canlılık kazandıran özellikleri kozmetik sanayinin ilgisini çekmiş ve bu içerikte pek çok ürün piyasaya sürülmüştür.

         B11 vitamini Folik asit ya da B9 vitamini olarak bilinir. Yeşil sebzelerde en fazla bulunan vitamindir. Eksikliği kansızlığa neden olabilir.

         B12 vitamini, sinir siteminin işlevleri adına olmazsa olmazdır. Alzheimer hastalığında koruyucu olduğu düşünülür.

B12 vitamini en fazla et ve et ürünlerinde bulunur. Sebzelerde yok denecek kadar azdır. Bu nedenle vejetaryen beslenenlerde B12 eksikliği sık görülür. Eksikliği bir tür kansızlığa neden olur.

         65 yaş üzerinde olanların nerdeyse yarısına yakınında B12 vitamin eksikliği olduğu bildirilmektedir. Bu durum, bağırsaklarda emilim zayıflığına bağlanmaktadır.

 B12 vitamini suda eridiği halde vücudumuzda depo edilen yegane vitamindir. Depo işlevi karaciğer tarafından sağlanır.

 

B vitamini eksikliği

*İştahsızlık

*Kas ağrıları

*Yorgunluk

*Depresyon

*Hazımsızlık

 

 
                                                                                     Sayfa Başı                    Ana Sayfa