Ana SayfaTuncay FilizSağlıkLinklerKatılımcılarımızArşivİletişim    



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Cesaret Ana İzmir’de

         20.05.2007

“Ey! kıvrımları
kalbi saran türkülerini
Annemin sesi gibi dinlediğim.
Ey! Asya güneşleri gibi kırmızı
sıcak bayrakları

sıtmalı rüyama giren!

Haydi uzat kollarını,

beni kucaklasana…

Ve İzmir'li Ali Onbaşı biliyordu ki:
tavşan korktuğu için kaçmaz
kaçtığı için korkar…

ve istiklâl ve hürriyet uğruna
ve milletleri kardeş sofrasına davet ederek,
ve yarin yanağından gayri her yerde,
her şeyde,
hep beraber
diyebilmek
için
yürüdü peşince…”

         Dün Nazım’ın böyle gördüğü İzmir, bugün de tavşanları önüne katıyor ve  “tavşana kaç, tazıya tut” oyunlara son veriyor. Cumhuriyet ve laiklik uğruna tek bir yürek, tek bir ses olarak coşan milyonlar, akıyor Gündoğdu’dan gün batımı Karşıyaka’ya. Anneler gününde, annelerin ve anne adaylarının soylu ve şerefli önderliğinde yürüyor çocuklar. Var mı yakın zamanda buna benzer bir örnek, ben anımsamıyorum, bir bilen var ise beri gelsin hele…

Sen çok yaşa, var ol, çok ol Cesaret Anam ve yiğit bacım. Kim korkar karanlıklardan, sizlerde o yürek var iken.. Bakın işte, bugün seveni de sevmeyeni de Cesaret Ana’nın karşısında nasıl saygı ile ayağa kalkıyor. Beşik sallayan analar bugün, nasıl dünyayı da sallıyor. Şan olsun Cesaret Analara, kutlu olsun anneler günü!

         Bugün anneler adına iki önemli sağlık sorununu paylaşmak istiyorum: Meme sağlığı ve osteoporoz.

Kadın sağlığı adına meme kanserinden korunmak, önde gelen sorumluluktur. Bu konuda panik, utangaçlık ve gerginliğe yer yoktur. Çünkü ele gelen kitle, bir kanser dahi olsa erken teşhis ile tamamen iyileşme şansı vardır.

          Dünyada her üç dakikada bir kadın meme kanserine yakalanıyor.. Hali hazırda Avrupa’da 1 milyon kadın meme kanseri tedavisi görüyor. Bunlar son derece ciddi rakamlardır.

         Meme, esas itibarı ile süt bezi ve süt kanallarından oluşur. Bez ya da kanalların yapısını oluşturan hücrelerde oluşan anormal değişiklikler kansere neden olurlar. Her hücrede olduğu gibi meme dokusuna ait hücrelerde de ileri yaşlarda dejenerasyona eğilim, meme kanseri olasılığını yükseltir.

         50 yaş önemli

Meme kanseri en sık 50 yaşından sonra görülür.  Meme kanseri tanısı alan üç kadından ikisinin 50 yaş üzerinde olduğu gösterilmiştir. İşte bu nedenle 50 yaş ve üzerindeki analarımız, bacılarımız, eşlerimiz yılda bir defa mamografi çektirmelidir. Bu, asla ihmal edilmemelidir.

Meme kanserinin ortaya çıkışında ailesel yatkınlık da çok önemlidir. Özellikle anne ve kız kardeşlerinde meme kanseri olanlar, çok daha dikkatli davranmalıdır. Bu durumda olanlar genetik danışmanlık hizmeti alarak risk derecelerini tayin ettirmelidir.

Menapoz nedeni ile östrojen tedavisi görmek, meme kanseri riskini arttırmaktadır. Bu, östrojen tedavisi yapılmamalıdır anlamına gelmez. Ancak son derece dikkatli olmak gerekir. Böyle bir tedavi mutlaka hekim kararı ve denetimi altında yapılmalıdır.

20 yaşından itibaren kendi kendinize meme kontrolü yapın. Bu kontrolü her ayın belli günlerinde tekrarlayın. Hissettiğiniz en küçük bir değişikliği doktorunuzla paylaşın. Bu konuda size yardımcı olacak broşürleri temin etmek için doktorunuza başvurun.

40 yaşından sonra iki senede bir meme muayenesinden geçin ve 1-2 yıl ara ile mamografi yaptırın. Bu işlemleri 50 yaşından sonra senede bir kez tekrar edin. Önemli bir öncelik yok ise mamografi, adet bitiminden sonraki ilk hafta içinde yapılmalıdır.

 

Kimler risklidir?

*50 yaş üzerinde olanlar

*Ailede kanser olanlar

*Erken adet görenler

*Adetten geç kesilenler

*Doğum yapmayanlar

*Emzirmeyenler

 

Ne yapmalı?

*Bol sebze ve meyve tüketin

*Alkolden uzak durun

*Spor yapın

*Şişmansanız zayıflayın

 

         Osteoporoz

Annelerin sağlığını ilgilendiren diğer önemli konu da osteoporozdur. Osteoporoz, en basit anlatımla “kemik erimesi” demektir. Aslında gerçek bir kemik erimesi değil, kemiklerin sıkılığında azalma ve sünger gibi yumuşama vardır. Yumuşama, kemiklerin esas yapısını oluşturan kalsiyum yoğunluğunda azalma nedeniyledir. Neticede bu durum, kemiklerin kolayca kırılması demektir.

Osteoporozun en erken bulgusu boy kısalmasıdır. Doktorunuz tarafından boyunuz ölçüldüğünde böyle bir saptama, osteoporoz uyarısı olarak kabul edilir. Kamburlaşma, diğer önemli uyarıdır. Sırt ağrıları ve kırıklar,  osteoporozun ilerlemiş dönemlerine ait bulgulardır.

Osteoporoz’un erken tanısı kemik yoğunluk ölçümü ile konur. Osteoporozdan korunmak için dengeli beslenmek, spor yapmak, süt, yoğurt ve peynir tüketmek, sigarayı bırakmak, güneşten ölçülü bir şekilde faydalanmak gerekir.

 
                                                                                     Sayfa Başı                    Ana Sayfa