Ana SayfaTuncay FilizSağlıkLinklerKatılımcılarımızArşivİletişim      



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dar giysiler de reflü yapıyor

         08.01.2008


    Yeni bir yılda yeni ümitler ile bağlandık hayata. Ümitlerin hepsinde ama hepsinde ortak dilek, sağlıklı bir yaşam talebi... Sağlıklı yaşam, ruh ve beden sağlımızı korumak demektir. Bunun yolu da yaşam tarzımıza vereceğimiz çeki düzendir. Yani yemek içmek, giyim kuşam ve tüm alışkanlıklar adına ölçülü olmak demektir. Ölçülü olmayan davranış ya da alışkanlıkların marazlara neden olması bağlamında reflü, çarpıcı bir örnektir.
Yemek borusuna kaçan mide ve safra içeriğini kısaca reflü diye tanımlarız. Tıp edebiyatında bu, Gastro Özefajial Reflü ya da GÖR olarak bilinir. Aslında yemek borusu ile midemizin birleştiği kısım, bir kesenin ağzını bağlar gibi kaslarımız tarafından büzülerek bağlanmıştır. Bu bağlanma özelliği, mideden geriye doğru kaçışları engeller. Ancak, şu ya da bu nedenle kaslarda zafiyet gelişirse geriye kaçış olur. Bu zafiyet en sık mide fıtığı denilen durumlarda ortaya çıkar.
Reflü, az görülen bir rahatsızlık değildir. Bebeklik çağından ileri yaşlara kadar her yaşta görülür. Erişkinlerde görülme sıklığı % 20'den fazladır. En sık dile getirilen yakınma, mide ve göğüste yanmadır. Ayrıca göğüs ağrısı, öksürük, nefes darlığı yakınmaları olur.
Reflü tanısı konmadan önce muhtemel bir akciğer ya da kalp hastalığı mutlaka dışlanmalıdır. Bunun için de tam ve sistemik bir dahili muayeneden geçmek gerekir.
Yemek borusuna kaçan sadece mideye ait asit ya da asitle birlikte on iki parmak bağırsağında birikmiş salgı yani safra olabilir.
Yemek borumuz, alışık olmadığı böyle bir durumla karşılaştığında hücreleri dejenere olmaya başlar. Hücreler bir yerde kendilerini korumak anlamında bağırsak hücrelerine benzer bir değişim gösterirler. Yemek borusu hücrelerindeki bu değişim, aslında masumane bir savunma gibi görünse de son derece ciddi bir işarettir. Bu değişim, muhtemel bir kanser gelişmesine karşı uyanık ve dikkatli olmayı gerektirir.

TANI YÖNTEMLERİ


Reflü tanısında kullanılan en geçerli yöntem, yemek borusu, mide ve bağırsağı birlikte görmemizi sağlayan endoskopik yöntemdir. Buna gastroskopi adı da verilir. Rahatlatıcı teknikleriyle birlikte son derece zahmetsiz ve kısa sürede sonuç alınan bir yöntemdir. Bu sayede midede mevcut Helikobacter Pilori adlı bakteriyi de saptama olasılığı vardır. Gastroskopi yapılmadan reflü adına tedavi uygulamak eksik bir uygulamadır.
Phmetri adı verilen yöntemle, burundan geçirilen ince bir kateter vasıtasıyla 24 saat içinde yemek borusuna kaç kez mide asidinin kaçtığı ve bu kaçakların ne kadar süre ile ortam pH'ını 4'ün altına indirdiği ortaya konur. Henüz fazla kullanılmayan empedans pHmetri de ise yalnız asit değil, safra, gaz vb. tüm kaçaklar ortaya konur. Bu yöntem, benzerlerinden daha zengin veriler sunar.
Manometri de phmetri esasına dayanır. Burada kullanılan kateter, mide ile yemek borusu arasındaki basınç farkını ve yemek borusuna ait kaslarımızın mideye doğru yönelmiş olan hareket güçlerini ölçer.
Reflü tedavisinde 4 esas vardır. Hepsinin başında gelen, yaşam tarzında yapılacak olan değişikliklerdir. Bu değişiklikler başta yeme içme olmak üzere, giyim kuşam, yatma pozisyonu ve sporla ilgilidir.

TOK KARINA YATMAYIN!


Öncelikle asla tok karına yatmayın. Bunun için de akşam yemeklerinizi son derece hafif ve erken yiyin. Yatmadan 2 saat öncesine hiçbir gıda almamaya özen gösterin. Yatağınızın başucunu ya da yastığınızı yükseltin.
Asitli içecekler içmeyin. Kola, kahve ve çikolata tüketimini azaltın. Acı ve baharatlı gıdalardan uzak durun. Sigara içmeyin. Alkol kullanmayın.
Yemek yerken aşırı yüklenmeyin. Ölçülü olun. Az ama sık aralıklarla beslenmek, alışkanlığınız olsun.
Sıkı giysilerden uzak durun. Dar pantolon, dar etekten vazgeçin. Belinizi sıkan kemerleri gevşetin ya da kullanmayın. Korse kullanmayın.
Sürekli oturmayı bırakın. Aşırı kilolarınız var ise bunlardan kurtulun. Çalışma, dinlenme ve spora uyum içinde zaman ayırın.
Reflü tedavisinde 3 grup ilaç kullanıyoruz. Hastanın durumuna ve tedaviye verdiği yanıtlara göre bunları tek ya da birlikte öneriyoruz.
En bilinen ve yaygın kullandığımız ilaç grubu, asit pompası önleyicileridir. Bunlar, mide asit salgısını bloke ederler ve bu suretle yemek borusuna kaçan asit miktarını azaltırlar.
Yemek borusuna adeta badana yaparak onu korumayı amaçlayan ilaçlar ve yemek borusundan mideye doğru olan kas hareketini hızlandıran ilaçlar ise tedavide denediğimiz diğer seçeneklerdir.
Geniş mide fıtıkları ve yemek borusu hücrelerindeki hızlı dejenerasyonlarda cerrahi tedaviyi tavsiye ederiz. Laparoskopik cerrahi ile alınan sonuçlar yüz güldürücüdür.
Seçilmiş olgularda endoskopik reflü tedavisi ile de iyi sonuçlar alınmaktadır. Tüm bu girişimsel tedavi yöntemleri ancak bir dizi konsültasyonlar neticesinde uygulanır.

Ne yapmalıyız?
* Dar giysiler giymeyin
* Yastığınızı yükseltin
* Az ama sık yiyin
* Akşamları erken yiyin
* Sigara içmeyin
* Alkolü azaltın

Reflü yakınmaları
* Mide, göğüs yanması
* Şişkinlik, geğirme
* Göğüs ağrısı
* Ağız kokusu
* Öksürük
* Farenjit
* Sinüzit
* Astım
* Diş çürükleri

 
                                                                                     Sayfa Başı                    Ana Sayfa