Ana SayfaTuncay FilizSağlıkLinklerKatılımcılarımızArşivİletişim      



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Demir Eksikliği Anemisi

         13.12.2007

“Demir ıslanmaz, deli uslanmaz” diye bir deyiş vardır ya, hani şahsına münhasır özellere işaret buyurur. İşte bu deyiş, özünde yontulmaya müsait olmayan ümitsiz vakalara adrestir. Böylesine maraz durumlardan korunmak ya da arınmak için demiri tavında dövmek gerekir.

Beşikten yaşam sonuna uzanan yolculuk sürecinde, güzelliğe muhafız olacak kuvvet lazım.

Yunus Emre’nin dediği gibi:

“Bu yolun sorunları çok, bunu kim başarabilir ki?

Bu yolda iyilik yapmak, çok olan eksiklikleri gidermek gereklidir.

Sapasağlam demir yürek lazım ki bu sarp yola varılabilsin”

Demir bilek, demir yumruk, demir yürek ve demiri tavında dövmek… Kuvvetli olmanın ve zinde kalmanın simgesi demir, ruh ve beden sağlığımız içinde ayni mana ve önemi taşır. Eksikliği ile ortaya çıkan kansızlık, son derece ciddi sorunlara ulaşır, artık bu, herkes tarafından bilinen bir gerçektir.

Demir eksikliği anemisi, demir eksikliğine bağlı kansızlık demektir. Dünyada en sık görülen kansızlık, Demir Eksikliği Anemisi’dir. Fizyolojik nedenler ile kadınlarda ve çocuklarda daha sık görülmektedir. Kadınların adet ve gebelik, çocukların ise doğal gelişme süreçleri demire olan gereksinimi arttırır.

         Kansızlık teşhisinde en önemli ölçüt, hemoglobin değeridir. Hemoglobin, kırmızı kan hücrelerimizin içinde demirle birleşmiş olan bir proteindir. Asıl görevi, akciğerlerimizden aldığı oksijeni vücudumuzun tüm dokularındaki hücrelerine taşımaktır.

         Vücudumuzun İhtiyacı olan demir, yeme içme vasıtasıyla gıdalardan ve ömrünü tamamlamış kırmızı kan hücrelerimizden arta kalan demirden sağlanır. Erişkin bir insanın günlük demir ihtiyacı 1-3 mg arasındadır. Günlük demir kaybı ise 1 mg kadardır. Bu kayıp, dışkı, idrar ve ter yoluyladır. Demir kaybı adet esnasında, gebelikte, emzirme döneminde daha fazladır.

         Solgun ve yorgun

         Kansızlığın gözle görülür bulgusu solgunluktur. Çok kez bu hal, çevresi tarafından “Rengin kaçmış, hasta mısın?” diye sorgulanır. En erken ve sık olarak dile getirilen yakınma ise halsizliktir. Bu, “Çok çabuk yoruluyorum. İki adım atsam kesiliyorum” ya da Yürümeye mecalim kalmadı.  Hemen oturup dinlenmek istiyorum” gibi ifadelerle dile getirilir.

Pek çok hasta çok üşüdüğünden ve bir türlü ısınamadığından söz eder. Daha ileri aşamalarda çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı gibi yakınmalar ortaya çıkar. Unutkanlık, işine konsantre olamamak, kansızlığa dair dile getirilen diğer yakınmalardır.

         Dudak köşelerinde çatlama, dilde kızarıklık, tırnaklarda boyuna çizgiler oluşabilir. İhmal edilmiş olgularda tedaviye dirençli kalp yetmezliği gelişebilir.

         Gebelik ve adet sürecinde demir eksikliği anemisi sıktır. Ancak bu durumlarda bile gevşek davranılmamalı, kuşku halinde altta yatabilecek başka olasılıklar araştırılmalıdır.

         Kanser riski

         Mide-bağırsak kanserlerinde dışkıda hiçbir renk değişimine neden olmadan gizli kanamalar görülebilir. Bu ise demir eksikliği anemisine neden olur. İyi huylu mide ve onikiparmak bağırsağı ülserleri de gizli kanama yapabilirler.

Sürekli kullanılan aspirin ve romatizma türü ağrı kesiciler, gizli ya da açık kanamalara neden olabilirler. Bu nedenle son derece dikkatli ve ölçülü kullanılmalıdırlar.

         Bağırsak parazitleri, kansızlığa nedene olabilir. Özellikle çocukların ve yaşlıların kansızlığında olası nedenler arasında düşünülmelidir. Dışkıda parazit taraması birkaç defa tekrarlanmalıdır.

         Anemi teşhisi kan tahlili ile konur. En pratik sonuç hemoglobin ve hematokrit ölçümü ile alınır. Hemoglobin değeri kadınlarda %12 gr/dl, erkeklerde %14 gr/dl altına indiğinde anemi’den söz edilir. Ancak bu değerler, coğrafi farklılık gösterebilir. Düşük bulunmaları halinde başta kanda demir seviyesi, dışkıda gizli kan olmak üzere nedene yönelik bir dizi tarama testleri yapılır.

Demir eksikliği anemisi ile kronik hastalık anemisi birbirine çok benzerler. Bu yüzden de sıklıkla karışırlar. Bu konuda bize rutin kan sayımında ölçülen RDW yardımcı olur. RDW, kırmızı küre dağılım genişliği demektir. Esasen kırmızı kan hücrelerindeki büyüklük farklılıklarını ifade eder. Ve demir eksikliği anemisinde ilk anormal bulgu da budur. Bir başka deyişle RDW’ nin normal olduğu bir demir eksikliği anemisi çok enderdir.

         Dikkat! Kansızlık bir hastalık değildir. Bir bulgudur. Ateş, öksürük, ishal gibi bir bulgu, bir işarettir. Demir eksikliği anemisi de tanı değil, bulgudur. Önemli olan  “Neden demir eksikliği var?” sorusunu sormak ve onu yanıtlamaktır. Bu soru yanıtlanmadan yapılacak bir demir tedavisi, altta yatan ciddi bir hastalığın gözden kaçırılmasına neden olabilir.

         Et, demir kaynağıdır

         Anlaşılıyor ki demir ihtiva eden gıdaların düzenli tüketimi sağlıklı yaşam için vazgeçilmezdir. En fazla demir; sığır eti ve diğer et ürünleri, yumurta sarısı, kepek, çavdar ve sebzelerde bulunur. Et ve et ürünleri bunların başında gelir. Balık ve tavuk buna dahildir. Buradan hareketle vejetaryen beslenme tarzını seçenler, demir eksikliği anemisi için risk taşırlar.

         Demir eksikliği tedavisi ağızdan ya da enjeksiyon şeklinde verilen demir bileşiği ilaçlarla yapılır. Ağızdan verilen demir ilaçları tercihen aç karına alınmalıdır. Süt ve süt ürünleri ile birlikte alınmamalıdır. Çünkü emilimleri azalır. C vitamini ise aksine bağırsaklardan demir emilimini arttırır. Bu nedenle demir tedavisi uyguladığımız hastalarımızdan uygun olanlarına C vitamini de vermekteyiz.

 

Demir Eksikliği Nedenleri

         *Kanama

         *Yetersiz alım

         *Kronik hastalıklar

         *Bağırsak hastalıkları

 

 
                                                                                     Sayfa Başı                    Ana Sayfa