Dr Tuncay Filiz  l  Sağlık  Recete  l  Katılımcılarımız  l  Pozitif Köşe Linkler  l İletişim

 

Arşiv

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Deniz Feneri(Neşe Ülkü)

     Yazarın Diğer Yazıları

            

Merhaba Dostlar,

 

Kendimi yalnız ve güçsüz hissettiğim zamanlarda yukarıdaki resme dalar giderim.Dalgaların tüm acımasızlığına tek başına karşı koyan ve herşeye rağmen ayakta duran bu deniz feneri alır götürür beni;kendimi onun içinde ve güvende hissederim.Bilirim ki sığındığım bu deniz feneri beni koruyup kollayacak, ışığı ile içimi ısıtacak ve aydınlatacaktır."Dünyaya yalnız ve çıplak geliyoruz, ölürken de yalnız ve çıplak gideceğiz..."

Bu cümleyi bir arkadaşımdan ilk duyduğumda suratıma tokat gibi inmişti.O sırada ona, bir omuza çok ihtiyacım olduğunda yanımda olamadığı için sitemde bulunuyordum.Karşılığında aldığım cevap uzun süre suskun vaziyette düşünmeme sebep olmuştu.İlk anda acımasızca gelen bu yaklaşım aslında bana yeni bir pencere açmıştı.Bunu anlamam ıstırap dolu bir süreci gerektirdi belki ama sonunda gördüm ki bana ben lazımım, umarım içimde saklı...

Paylaşmak, hep paylaşmak, paylaştıkça çoğalmak, ışık olmak, ses olmak, tek yürek olmak, ama yine de kalabalığın içinde hep tek olmak...

Bunu bilerek çıktığınız yolda, işte asıl o zaman yalnız olmadığınızı hissediyorsunuz.

Yukarıdaki sığındığım deniz feneri de aslında BEN' im, benim iç dünyam. İhtiyacım olan güç, kucak, sevgi benim kendi özbenliğimde bana elini uzatmak için sessizce beklemekte.

İçimde küçük bir çocuk saklıyorum; acımasızlıktan yorulduğumda, sıkıldığımda karşıma alıp oynayayım diye...

İçimde güzel bir insan saklıyorum; kendime kızdığımda beni bana savunsun ve güzelliklerin varolduğunu göstersin diye...

İçimde tutkulu bir sevgili saklıyorum; ihtiyacım olduğunda hayallerimi benimle paylaşsın diye...

İçimde şefkatli bir anne saklıyorum; şefkatli kolları ile beni sarıp sarmalasın diye...

İçimde, bana benden yakın, beni saklıyorum; bir dost sesi olsun ve yalnızlığımı paylaşsın diye...

Kendimle sürdürdüğüm kavga bitmedi, bitmeyecek de.Ama her kavganın sonunda kendimi biraz daha keşfetmek, tüm eksikliğim ve hatalarıma rağmen kendimi olduğu gibi kabul edip, yine de, yeniden BEN' i sevebilmek inanılmaz!

Henüz daha o olgunluğa eremedim, kendimle tam anlamıyla barışık değilim. Yorulduğum zamanlar, durduğum, soluklandığım zamanlar hatta pes ettiğim zamanlar olmuyor değil.Ama kaldığım yerden yoluma devam ediyorum.Kendi içime yaptığım yolculuk ile aslında farkında olmadan, dünyama öyle ya da böyle girmiş, insanlarımın da içine bir yolculuk gerçekleştiriyor ve onları tanıyorum.Sınırlarımı ve sınırlarını, gücümü ve güçlerini, korkularımı ve korkularını, zayıflıklarımı ve zayıflıklarını, açlığımı ve açlıklarını bilerek sürdürdüğüm 

ilişkilerimde kendimi ,onları   ve tüm paylaşılanları daha iyi koruyabildiğimi görüyorum.

Bende ve insanlarımda kalacak olan anılar yüzlerimizde bir tebessüm oluşturabiliyorsa, o an ama sadece o an için bile olsa içimizi ısıtabiliyorsa ne mutlu bize.

Bugün televizyonda izlediğim bir belgesel aynen şu cümle ile son buldu: "Arada bir de olsa hatırlanmak, belki de hala arayışını sürdürdüğümüz ölümsüzlüğün tek anahtarıdır."

Ben buna küçük bir ekleme yapacağım sadece: "Hele bir de hatırlanıldığı- nızda,yüzlerde mutluluk dalgası yayılıyor ve bir gülümseme ile imzalanıyorsa..."

 "Dünyaya yalnız ve çıplak geliyoruz, ölürken de yalnız ve çıplak gideceğiz..."

HAYIR!!!

Yalnız değilim, ben varım.Yalnız değiliz, biz varız.Ve paylaşılan onca şeyden sonra yalnız değiliz, anılarımız var; hatırlayacağım ve hatırlanacak olan! 

Hepiniz sevgiyle ve sağlıcakla kalın dostlarım.

 

 

G.Neşe Alphan

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır.Dr Tuncay Filiz 2000