|
Güçlü
olmak , gücünü göstermekle koşuttur...Tatminsizlikle
şekillenemez kişilik...Kişilik matematikseldir...
Kanıt
ister... Eşitlik ister... Denge ister... Zeka
ister... Formül ezberler gibi ezberlesen taşımak
istediğin kişiliği , her soru karşısında
afallarsın... Kuru bir bilgi ve toplumsal rol
toplamı olursun yalnızca...
Japonya'nın başkenti Tokyo'ymuş...Eğer oraya gideceksen bir
anlam taşır bu...
Bunu bilmenin anlamı da budur... Ben devrimciyim ,
ben ülkücüyüm , ben şairim , ben vesaireyim...
İyi...! Ben de marangozum dağcıyım , çok güzel pizza
yaparım , balıkadamım ayni zamanda...Hayati
kullanmak , bir yetenektir...
Yetenek kanıt ister... Estetik ister... Dengeleme
ustalığı ister...Zeka
ister...Beklemek ile görmek,istemek ile algılamak,hazmetmek
ile tepki göstermek arasındaki yalçın fark
budur...!!!
Tirbuşon
, mantar ,şişe,şarap...!Dördü de bağımsız,dördü de
birbirinden kimyasal olarak habersiz , dördü de
bir araya gelmeleri kaçınılmaz sonla örtüşük...!
Asla kesişmeyecek iki ray düşünün , yan yana,ayni
yöne giden ve üstünde vagon taşıyan...Bazı
sevgililer,bazı sanatçılar,bazi düşünürler, bazı
yaradılışlar da böyledir iste : Asla
kesişmeden ,
paralel giderler ve sorumlulukları dahilinde
ileriye , baki zamana bir olgu taşırlar...!
Bunu
fark etmek için dahi olmak gerekmiyor... Ama
akıp giden yaşamımızda , en kötü şey olan "keşke"
demek zorunda kalma olasılığını aklımıza
getiremeden bunu ne kadar hissedebiliyoruz ki ?
Işık
ve sevgiyle...
Dr.
Levent Bilgin
|