|
Merhaba
Dost,
Hangi günün hangi saatinde olduğumun bile farkında olmadığım ,koca
bir boşluğun içerisinde dost bildiklerime birkaç satır geçiverdi kalbimden
ve beni klavyenin başına sürükledi.
Hani vardır ya insan bir an kendini çok çaresiz ve hedefsiz hisseder, kimim
diye sormaya başlar kendine? Ne ister ne yaparım?Gözün kararır, midene koca
bir kütle çöreklenir? Sonra beynin bir oyun oynar sana.Gidiverirsin, yeniden
yaşarmışçasına, eski gülümsetici anılara.Babanın bir eline pamuk helva bir
eline elini veripte lunaparka götürdüğü o büyük güne, çalan teneffüs
ziliyle yüreğinin kaydırağını göreceğin anın o engellenemez kalp
çarpıntısına, gözlerini açıp ta kollarına veriverdikleri küçücük gövdenin
kocaman, güçlü, şaşılası sevgisine, sahilde gün doğumunu karşılarken
dalgaların martılara karışan sesine, gün boyu süren telaşın ardından
sevdiklerinin çatal bıçak seslerine eşlik eden kahkahalarına, ya da en
olmadı boş evin sessiz odasında otururken duvardaki tablonun seni alıp
götürdüğü cennete...İşte tam bu anlarda düşüverir aklına dost bildiğin
sesler ve gözler.Paylaşılan her an onlarla güzelleşir ve çoğalır.Onlarla
varsındır ve onlar sız.Yalnız değilsindir bu koca evrende.Ve doğan her gün
ve açan her çiçekle bilirsin ki sende yenilenmektesin ve varsın.Belki de
sırf bu anların yaşanması adına buradasındır.Senin varoluş amacın yaşamın
her anına kendi rengini katabilmektir, farkındalığınla
birlikte.Gökkuşağının her tonu içinde saklıdır ve yağmur damlalarının
güneşle buluşmasını beklemektedir.
Bir
merhabayı duymanın sana aldırdığı soluğun kıymetini bilir ve soluk olmak
istersin sen de susayan ruhlara.Tüm kızgınlıklarını ve tüm küskünlüklerini,
içine çöreklenen hüznünle birlikte siler atar o üç hece: " MERHABA " !...O
an bir bitiş ve yeni bir başlangıç olur hayatında.Sanki daha şimdi elin
elinden ayrılmıştır da yeniden kavramıştır seni avuçları.Tam, yaslayacak bir
omuz aramaktadır
başın
umutsuzca.Ya da yüzüne yerleşen o tatlı gülümsemenin bir kahkahaya
dönüşmesini arzulamışsındır.Tökezlemek üzere olduğunda uzanan bir el,
yaralanan dizkapağına bir merhem : "
MERHABA " !...
Hayat
seninle güzel dost ve seninle yaşanılası.Ruhumun yansıması, yoldaşım, canım;
ben senin için varım sen de benim...Nerede, hangi koşulda olursam olayım ben
senin soluğunum, sen de benim...Hangi zamanda bıraktıysak birbirimizi yine
oradan başlar yaşamın devamı.
Kocaman bir " MERHABA " sana, kocaman bir " SOLUK "...
Sevgiyle
ve sağlıcakla,
NEŞE ÜLKÜ
|