|
Facebook'ta
Tansiyon Yükseltir. (Yüksek Basınç)
|
28.11.2007 |
“Kan basıncını”
düşünürken Rıfat Ilgaz’
ın dizeleri geliyor aklıma:
“Zorumuz ne, insan kardeşlerim,
Amacınız kökümüzü kurutmaksa,
Yetmiyor mu tayfunlar, taşkınlar,
Bunca aç, bunca sayrı, kırım, kıyım,
Sayısız işkence kurbanları...
En kötüsü,
Güngünden başımıza inen bu gökyüzü!
Bu toplanıp dağılmalar ne oluyor
Yüksek düzeylerde?
Neden alçakgönüllü değilsiniz,
Sözünüz mü geçmiyor birbirinize,
Hangi dilden konuşuyorsunuz?”
Hava dönüyor, kışa girdik desek ve bir gün soğusa da hava, üç günü
sıcak mı sıcak… Kah alçak, kah yüksek basınç etkisi
altındayız. Daha birine alışamadan ötekinin şokunu yaşıyoruz.
Yaşıyoruz çünkü emperyalistler, insan yerine karasinek avlamıyorlar.
Elbette kolay değil barıştan yana olmak; bilinçleneceğiz dostlar,
kenetleneceğiz ta ki tek bir yürek, tek bir ses olana dek.
Barometrik
ve politik basınçlar kadar kan basıncımız da sükunet arar.
Şükürler olsun, yaşam hakkı adına Hipokrat andı içmiş hekimler var.
Yüksek kan basıncı ya da düşük kan basıncı, sık dile getirilen
kavramlardır günlük yaşamda. İlki hipertansiyon, ikincisi ise
hipotansiyon diye bildiğimiz gerçeklerdir. İkisi de önemlidir ama
birincisi yani hipertansiyon, dünyada en önde gelen sağlık
sorunudur. Kendi haline bırakıldığında kalp, böbrek, göz ve beyin
hasarlarına yol açarak hayati tehlikeler yaratır. Bunları yaparken
de hemen hiçbir işaret vermez. Yani iz bırakmadan ve sinsice
çalışır. Amacına ulaştığı an, çoğu kez geç kaldığımız andır. İşte bu
nedenle uyanık ve dikkatli olmak zorundayız.
Sık sorulan bir sorudur: Normal tansiyon nedir?.. Bugün
erişkinlerde istirahat halinde kabul ettiğimiz normal kan
basıncı, 120/80 milimetre cıva olan değerdir. Bu, 120/80 mmHg
olarak ifade edilir. Bu rakamın üstüne zaman zaman heyecan ya da
üzüntü ile geçici ilaveler olabilir. Kısa sürede normale iniyorsa
sorun yoktur. Ancak, 120/80 mmHg üzerinde sürekli kalıyor ise
hipertansiyon olarak kabul edilir.
Dünyada 1.5 milyardan fazla insanda
hipertansiyon mevcuttur. Türkiye genelinde ise bu rakam 20 milyonu
aşmaktadır. Bu rakam, 18 yaş
üzerindeki nüfusumuza aittir. Yani, her üçümüzden birinde
hipertansiyon var demektir. İşte bu, sağlığımız adına ne denli
önemli bir sorunla karşı karşıya olduğumuzun resmidir.
Hipertansiyon kadınlarda erkeklerden daha sık görülmektedir. Bu
durum, hormonsal nedenlerle izah edilmeye çalışılsa da kökleri derin
tarihe inen cinsiyet ayrımcılığının da izlerini sürmek doğru
olur düşüncesindeyim. Yaş ilerledikçe tansiyonun yükselme olasılığı
da artar. Bunun nedeni ilerleyen yaş ile birlikte damarların
elastikiyetini yitirmesidir. Aşırı tuz tüketimi ve dengesiz
beslenme, yüksek kan basıncına yol açan alışkanlıklardır.
Facebook’a takıl ama…
Bilgisayar ekranı başında geçirilen uzun zamanlar hipertansiyona
zemin hazırlar. Ekran karşısında tüketilen saatler, hareketsiz
yaşama, strese ve kötü beslenmeye yol açar. Özellikle Facebook ağına
takılanlar, bunu bin kez düşünmelidirler. Hiç kimse sanal var
oluş adına hastalık ile bedel ödemesin. Ağa girin ya da güncel
tabir ile takılın, ama ağa düşmeyin. Ve bu arada sizi reklam pastası
olarak gören kartellere yem olmayın.
Hipertansiyon, kan damarlarımız üzerinde iki önemli olumsuz etki
yapar. Biri kanama diğeri ise pıhtı ile tıkanmadır. Bu olaylar,
vücudumuzun her yerinde olabilir. Tabii en tehlikelisi beyin ve
kalp’te olanıdır. İnme yani felç ile kalp krizinin altında yatan
nedenler işte bunlardır.
Çocuk ve genç yaşlarda başlayan hipertansiyon, büyük olasılıkla
böbrek nedenli olabilir. Bu bağlamda böbrek iltihaplanması ya da
böbrek atar damarında daralma, en sık rastlanan hastalıklardır.
Ayrıca doğuştan aort damarına ait arazlar da yüksek tansiyona yol
açabilir. Bu nedenle, ergen hatta çocukluk yaşlarında tansiyon
ölçümü ihmal edilmemelidir.
Erken ya da geç yaşlarda tiroid bezi ya da böbrek üstü bezlerine ait
hormonların salınımındaki bozukluklar, kan basıncında yükselmeye
neden olabilir. Ayrıca bazı hormon ilaçları, romatizma ilaçları,
depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, hipertansiyona yol
açabilirler. Bu nedenle bu tür ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde
kullanılmalıdır.
Sigara kadar alkol de tansiyon yükselmesine neden olabilir. Fazla
alkol tüketimi, kan potasyumunu düşürerek tansiyon yüksekliği yapar.
Bu nedenle günde 1 kadehten fazla alkol almayın.
Çok nadir olarak beyin tümörleri, yüksek tansiyon nedeni olabilir.
Bu, tümörün kafa içi basıncını arttırmasından ötürüdür. Kesin tanı
bilgisayarlı tomografi ile konur.
Bu
sıraladığımız nedenler, yüksek kan basıncına yol açan ender
faktörlerdir. Bunların tansiyona etkileri sadece %10 kadardır.
Hipertansiyon olgularının %90’ı ise nedensizdir. Bu durumda ailesel
faktörlerin baskın olduğu gözlenmektedir. Ayrıca günlük tuz
tüketimi, sigara, yeme içme alışkanlığı ve aktivite eksikliğinin de
etkisi vardır.
Tuz tüketimini azaltın. Tuzsuz yeme alışkanlığı edinin.
Günde 6 gram tuz, erişkin için yeter de artar bile.
Tansiyon tedavisi için sıraladığım genel ilkeler herkes
adına geçerlidir. Ama ilaç tercihi bambaşka bir olaydır. Herkesin
tansiyon ilacı kendine, mesuliyet ve öneri de doktoruna aittir. Bu
nedenle asla tavsiye ile tansiyon ilacı kullanmayın. Bu tür
rehavetler, son derece ciddi sorunlara yol açabilir.
Çok sık yapılan bir diğer hata da bir süre ilaç
kullandıktan sonra ilacı bırakmaktır. Gerekçe olarak da “kendimi
çok iyi hissediyorum” ya da “tansiyonum normale indi”
türünden masumane yorumlar ileri sürülür. Olmaz böyle şey! Tansiyon
tedavisi kesintili değil süreklidir, kullandığınız ilaç ise
tedavinin yanısıra muhtemel yükselmelere karşı bir sigortadır.
Kimler risklidir?
*Ailesinde hipertansiyon olanlar
*Aşırı kilolu olanlar
*Spor yapmayanlar
*Sigara içenler
*Stres altında olanlar
*35 yaşını geçenler
Nasıl beslenmeliyiz?
*Bol sebze ve meyve tüketin
*Katı yağlardan uzak durun
*Tuzu azaltın
*Şekeri azaltın
*Günde 1 kadehten fazla alkol almayın
*Kepek, çavdar ekmeği tercih edin
Riskli ilaçlar
*Grip ilaçları
*Burun damlaları
*Romatizma ilaçları
*Kortizon
|