|
“Her yerim ağrıyor…
Öyle böyle değil, bir araba dayak yemişim gibi...
Sızım sızım sızlıyor ensem, omuzlarım, hele ki
belim…”
“Son derece yorgun
hissediyorum kendimi. Sabah yataktan kalkamıyorum,
kalkmak istemiyorum. Sanki bir araba yük taşımışım
gibi...”
“Uykusuz geceler,
perişan etti beni. Bir yanda uykusuzluk, öte yanda
yorgunluk. Aman doktor derdime çare!”
Ağrı, yorgunluk,
uykusuzluk… Üçü bir yerde, sanki eylem birliğinde!
Bu “üçü bir”; sorun olarak dile gelince, FM
aklımıza gelir önce. Gerçekten, neredeyse kural gibi
birlikte dile gelen ve en sık başvuru nedeni olan
sorunlar yumağıdır bu.
Fibromiyalji
Tıp edebiyatında
Fibromiyalji olarak tanımlanır ve kısaca FM
olarak anılır. Esasen iskelet sistemine ait
kaslarımızın ağrılı ve yorgun durumuna işaret eder.
Ancak, bu ikisine katma değer misali eklenen
uykusuzluk, sorunsala ruhsal derinlik katar. Ve
böylece FM’li hasta, mutsuzluğun sandalında
umutsuzluğun dalgaları ile salına sallana,
karamsarlık ve yılgınlık koordinatları arasına
seferi olur.
Yaşamı anlamak ve
kendini anlamlandırabilmek, son derece güç şeyler
gibi gelmeye başlar, mükemmeliyetçiliği’nin zirveye
yaklaştığı koşullarda. Serotonin, Dopamin,
Noradrenalin adı verilen mutluluk hormonları
azalmış, adrenalin ve kortizol adı verilen
uyarıcı ve yıpratıcılar sahne almıştır, duygulara ve
davranışlara çeki-düzen vermek adına.
Düşünce maddeyle, madde
düşünceyle kıyasıya devinir bu vesile ile ta ki
kaostan düzen ortaya çıkıncaya dek! Ne var ki bu
süreçte “iflah olmaz nevrotik insan” damgası
yemekten bir türlü kurtulamaz birey. Çünkü
depresyondur, sıkıntılı ruh haline isim olan. Ve
küresel yaşamın ta kendisidir, nevrotizmin
sınırlarında var olan.
Fibromiyalji adıyla
kas-iskelet sistemi işaret edilse de, aslında burada
ne bir iltihap, ne de bir hasar söz konusu değildir.
Bu gerçek bize, FM’in beyinden bedene yönelmiş
eksende bir hastalık olduğunu kanıtlar.
FM, erkeklerde
daha ender görülen bir hastalıktır. En sık 20 ile 50
yaşları arasındaki kadınlarda görülmektedir.
Fibromiyaljilerin
yarıdan fazlasının ruhsal, bedensel bir travma veya
bir virüs enfeksiyonundan sonra başladığını
bilmekteyiz. Son araştırmalar, cinsel ve fiziksel
travmalardan sonra nispeten daha sık görüldüğüne
dikkat çekmektedir.
Yaygın ağrı tipiktir
FM ağrısı
sıklıkla yaygın ve sızlama tarzındadır. En sık
boyun, göğüs, bel, kalça ve dizlerde hissedilir.
Küçük bir alanda değil, geniş alanlara yayılan bir
ağrıdır. Hasta en çok ağrıyan noktayı değil, bölgeyi
işaret eder. Ağrı, her gün ya da her zaman ayni
şiddet ve karakterde değildir. Kimi zamanlar orta ve
şiddetli, kimi zamanlar ise batıcı ve yanıcıdır.
Soğuk ve nemli hava ağrıları şiddetlendirir. Bu
nedenle sıcak ortamlar tercih edilmeli, soğuk
duşlardan kaçınmalıdır.
FM ağrısı diyebilmek
için, ağrının en az 3 aydan beri devam etmesi
gerekir.
“Sabahları yorgun
uyanmak”, en karakteristik FM yakınmasıdır. Bu,
hastaların hemen tümü tarafından dile getirilir.
Huzursuz ve hafif uyku, en sık görülen şeklidir.
Yine pek çok hasta “Ellerim, dirseklerim şiş” der;
ancak, ortada gözle görülür bir şişlik yoktur.
Gözlenmese de, şişliğin hissedilerek dile
getirilmesidir asıl olan.
Dile gelen yorgunluk,
uykusuzluk ve sabah tutukluğu ile örtüşür. Bir türlü
kendine gelip de yeni güne çıkış alamayınca, vitamin
hapları ya da “doğal şifacıların” tüketim
mangalarına gönüllü yazılıp, medet aramaya yönelir,
maalesef pek çok FM’li...
Geçmek bilmeyen baş
ağrıları yıllarca sürmektedir. Gerilim, migren,
kireçlenme tanıları konabilir. Uzun yıllar migren
tanısı alıp da tedavi gören olgular az değildir.
Yüz, kol ve bacaklarda
karıncalanma duygusu, nörolojik kaygıları arttırsa
da, bu konuda yapılan tüm testlerin normal çıkması,
neticede fibromiyalji tanısına götürür.
Fibromiyalji sorunu
yaşayanların bir kısmında sindirim, solunum ve
dolaşım sorunları da ilave olabilir. Kabızlık, hava
açlığı, çarpıntı gibi...İrritabl Barsak Sendromu(İBS)
ve Huzursuz Bacak Sendromu, FM ile birlikte
müşahede ettiğimiz diğer hastalıklardır.
Doktor-Hasta Güveni
Hastalığın tanısı,
muhtemel hastalıkları dışlayan tüm laboratuar
testlerinin temiz çıkması ve yaygın ağrıların
varlığı esas alınarak
konur. Parmak basıncı
ile kontrol ettiğimiz 18 hassas noktadan en az
11’inde ağrı keşfini, FM tanısında değerli bir
yöntem olarak kullanırız.
FM tanısı aceleye
gelmez. Yani bir süre sabırlı takip ve gözlem sonucu
konur. Bu da doktor-hasta arasında güven ve
işbirliğini gerektirir.
Şu nokta iyice
bilinmelidir ki bu hastalık, psikolojik bir
rahatsızlık değildir. Ancak psikolojik gerilim, söz
konusu yakınmaları daha da şiddetlendirir.
Doktorunuz tarafından
fibromiyalji tanısı konduysa, önerilerine harfiyen
uyunuz. Bu hastalığın tedavisinde ilaç pek etkili
değildir. Son tercih olarak kullanılır. Seçilmiş
bazı olgularda ağrı kesiciler ve antidepresan
ilaçlar önerebiliriz.
Nasıl korunalım?
*Stresten uzaklaşın
*Dik ve rahat oturun
*Uykuya önem verin
*Kendinizi yormayın
*Sıcak banyo yapın |