|
Küresel Salgın Obezite
|
27.05.2008 |
“Güzel günler göreceğiz çocuklar
Motorları maviliklere süreceğiz
Çocuklar inanın, inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz, güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz”
Nicelik niteliğe dönüşür. Gebelik şekeri ile ortaya çıkan iri bebek
de öyledir. Artık günümüzde, çok şey adına geleceği belirlemek kendi
gücümüzdedir. Bu güç, bilgi ile aydınlanan aklımızdır. Yeter ki
tutularak dumura uğramasın.
İlk kez gebelik esnasında ortaya çıkan şeker yükselmesine Gebelik
Diyabeti denir. Tıp edebiyatında buna Gestasyonel Diyabet adı
verilir. Kısaca GDM olarak ifade edilir. Gebelikten önce şeker
yükselmesi yoktur.
Gebelik Diyabeti ile Diyabetik Gebelik, farklı kavramlardır.
Diyabetik Gebelik, gebelikten önce mevcut diyabetin devamı demektir.
Gebelik Diyabeti 40 kişiden birinde görülürken, Diyabetik Gebelik
200 kişiden birinde görülmektedir. Yani Gebelik Diyabeti ile daha
sık karşılaşıyoruz.
Gebelik sürecinde bebek, plasenta ile beslenir. Plasenta
ise anne kanı tarafından takviye edilir. Plasenta bu görevini
yaparken pek çok hormon salgılar. Salgıladığı bu hormonlar anne
kanına karışır ve haliyle anneyi etkiler.
En
önemli etkilerinden biri anneden salgılanan insüline karşı direnç
oluşturmasıdır. Bu direnç nedeniyle kan şekeri yakılamaz. Şeker,
kanda bulunması gereken düzeyden daha yükseklere çıkar. Bu, şeker
hastalığı demektir.
Aslında insülin direnci 24.haftadan sonra tüm gebelerde
orta çıkar. Çünkü plasenta hormonları, bu dönemde en yüksek düzeyde
salgılanırlar. İnsülin direncine teslimiyet sıklıkla yüksek risk
taşıyan gebeliklerde görülür.
Yüksek riskli gebelikler; ileri yaşta gebe kalanlar, şişmanlar,
ailesinde şeker hastalığı olanlar ve sık düşük yapanlardır.
Tosuncuk
Bebek, gıdasını göbek bağı vasıtasıyla anneden aldığı
şeker, yağ ve protein ile sağlar. Annenin kan şekeri yükselince
haliyle bebeğin de kan şekeri yükselir. Bebek bu şekeri yakmak için
aşırı insülin üretmeye başlar. Pankreası sağlam olduğundan bu konuda
zorluk çekmez. Aşırı insülin, bebekte yağ depolar ve kilo artışına
neden olur. Bebeğin büyümesi hızlanır. Bu koşullarda doğuma aday
olan; iri bebek, eskilerin deyimiyle tosuncuktur. Bebeğin ağırlığı 4
kg. üzerine bile çıkabilir. Bu gelişim USG ile erkenden teşhis
edilir.
İri bebek, hem kendisi hem de anne için büyük risk demektir. Zaten
bu durumda normal doğum değil doğrudan sezaryen tercih edilir.
Yüksek kan şekeri anne ve bebekte şu sıkıntılara yol açar:
Rahim içindeki sıvı miktarı artar. Bu durum bebekte solunum ve
dolaşım sıkıntısı yaratır. Gebelik Diyabetinde bebek anormallikleri
pek görülmez. Diyabetik Gebelerde görülse de sıkı şeker takibi ile
önlemek olasıdır.
Yüksek kan şekeri annede idrar yolu enfeksiyonu, mantar enfeksiyonu
ve hipertansiyona neden olabilir.
Yeni doğanda şeker düşmesi, kalsiyum düşüklüğüne bağlı bulgular ve
uzayan sarılık görülebilir.
İlk adım
Hamileliğe karar vermeden önce atılması gereken ilk adım
gebelikten 3-5 ay öncesi tam ve sistemik bir muayeneden geçmektir.
Bunun için İç Hastalıkları Uzmanına başvurmalısınız. İç hastalıkları
Uzmanı sizi başta kan basıncı, şeker, böbrek, tiroid olmak üzere tüm
yönlerinizle değerlendirecek ve gerek duyduğu hususlarda
yönlendirecektir.
Olası diyabet riskine karşı açlık, tokluk kan şeker düzeyleri ve son
haftaların şeker profilini ortaya koyan HBA1C ölçülecektir.
HBA1C geriye dönük olarak 4-6 hafta arası kan şekeri düzeyi
hakkında bize bilgi sağlar. HBA1C tanı için bir değer taşımaz ancak
takip için kullanırız. Gebeliğin erken dönemlerinde yüksek olması,
bebeğin risk altında olduğuna işarettir.
Dikkat! HBA1C, Akdeniz Anemisinde olduğundan düşük, Orak Hücreli
Anemide ise olduğundan yüksek sonuçlar verebilir.
Tarama ve yükleme
Tüm gebelerde 24-28. haftalar arasında 50 gram
Glukoz ile tarama testi yapılır. Bu test, gün içinde aç ya da
tok herhangi bir zamanda yapılır. Tarama testinde kan şekeri düzeyi
140 mg/dl den fazla çıkarsa risk kabul edilir. Bu durumda üç gün
boyunca karbonhidrattan zengin bir beslenme uygulanır ve dördüncü
gün 100 gram Glukoz verilerek şeker yükleme testi yapılır. Bu
işlem Oral Glukoz Yükleme Testi olarak bilinir ve kısaca OGTT olarak
ifade edilir. Bu yöntem ile açlık, 1, 2 ve 3. saatler sonunda kan
şekeri ölçülür. En az iki ölçüm, beklenen değerlerin üzerinde
çıkarsa tanı, Gestasyonel Diyabet yani Gebelik Diyabetidir. Yükleme
testi normal çıksa da riskli gebelik var ise test, 32. haftada
tekrar edilir.
Açlık ya da tokluk fark etmez, herhangi bir zamanda ölçülen
kan şekeri düzeyi 200 mg/dl üzerinde ise Şeker Hastalığı olarak
kabul edilir. Bu durumda yükleme testine gerek yoktur, doğrudan
tedaviye başlanır.
Takip ve tedavide hedef, açlık kan şekerini 95 mg/dl
altına, tokluk kan şekerini ise 140 mg/dl altına indirmektir. Tokluk
şekeri, yemekten 2 saat sonra ölçülen değerdir. 1-2 hafta ara ile
kan şekeri ölçmek yeterlidir. Kan şekeri yüksek seyrederse insülin
tedavisine başlanır.
Gebelik şekerinde diyet ve egzersiz kuraldır. Şişmansa
düşük, zayıfsa yüksek kalorili bir diyet uygulanır. Üç ana, üç ara
öğün olmak üzere toplam altı öğün yemek yenmesi esastır.
Egzersiz için önerilerim; yürüyüş, bisiklet ve yüzmedir. Ancak
damar hastalığı olanlar kesinlikle egzersiz yapmamalıdır.
Gebelik Diyabetinde doğumdan hemen sonra kan şekeri normale döner.
Çünkü plasentanın aradan çekilmesi ile insülin direnci de ortadan
kalkar. İnsülin kullanımına son verilmelidir. Aksi takdirde ciddi
şeker düşmelerine yol açabilir.
Diyabet devam ediyorsa emzirdiği sürece insülin kullanılır. Ağız
yoluyla şeker düşürücü ilaç kullanmak, emzirme sonunda düşünülecek
bir karardır. Bir başka deyişle gebelikte ve emzirme döneminde ağız
yoluyla şeker düşürücü ilaçlar kullanılmaz.
Gebelik diyabeti nadiren de olsa kalıcı olabilir. Bu nedenle
doğumdan 6 hafta sonra 75 gram Glukoz ile şeker yükleme testi
yapılır. Normal çıksa da peşi bırakılmaz ve test, her üç yılda bir
tekrarlanır. Bu ısrarımız, Gebelik Diyabeti olanların yarısında
ileride Tip 2 Diyabet çıktığını bildiğimizden ötürüdür.
Gebelik süresince kilo kontrolü önemlidir. Bu zaman içinde
ne fazla ne de az kilo alınmalıdır. Ortalama 10 kg almak en
idealidir. Bunun içinde günde 2000-2500 kalori yeterlidir. Günlük
kalorinin %50’si karbonhidratlardan, %30’u yağlardan, %20’si
proteinlerden sağlanmalıdır.
Ayrıca günde 18 mg demir, 1200 mg kalsiyum, 800 mikrogram folik
asit ihtiyacı mutlaka karşılanmalıdır.
Tatlandırıcılar
Gebelik Diyabetinde en sık sorulan sorulardan biri de
tatlandırıcılar hakkında. Sakarin türevi tatlandırıcıların bebeğe
geçtikleri kanıtlanmıştır. Bu nedenle kesinlikle kullanılmazlar.
Aspartam türevi tatlandırıcıları ise bebeğe geçmedikleri için
tavsiye edenler vardır. Ancak benim kanaatim, hiçbirini
kullanmamaktır.
Kan şekeri 200 mg/dl üzerine çıkarsa mutlaka idrarda aseton da
bakılmalıdır. İdrarda aseton pozitif ise tehlike var demektir. Bu
durumu mutlaka doktorunuza haber verin. Yüksek şeker ve idrarda
aseton, hastane takip ve tedavisini gerektirebilecek acil bir
durumdur.
İnsülin kullananlarda gebelik kusmaları, kan şekerinde
düşmeye neden olabilir. Bu tür risklere karşı yanınızda mutlaka
birkaç adet kesme şeker bulundurun.
Kimler risklidir?
*35 yaşın üzerinde olanlar
*Şişmanlar
*Ailesinde diyabet olanlar
*Önceden iri bebek doğuranlar
|