|
Geleceğin
Aspirini mi?
[ t f ]
|
|
“Güzel günler göreceğiz çocuklar/
Motorları maviliklere süreceğiz/ Çocuklar inanın, inanın çocuklar/
Güzel günler göreceğiz, güneşli günler”
Bugün, insanlık adına mutluluk ve barışa Nazım kadar hasret, onun
kadar sevdalıyız. Emperyalist savaş ve yalan, yüreğimizi dağlasa da
tepeden tırnağa ümit, tepeden tırnağa insanız.
Damarlarımızı taciz eden kolesterole karşı attığımız adımlar kadar
sağlam ve kendimizden emin.
Kanımızdaki yağlara genel olarak lipid adı verilir. Lipid, tek değil
birkaç formun karışımından ibarettir. Kolesterol, trigliserid ve
fosfolipid bileşimleri gibi. Bunların içinde en önemlileri
kolesterol ve trigliseriddir.
Kolesterol ve trigliserid’in kanımızda yüksek oranlarda
bulunması ile yaşanan tehlikeler, hepimiz tarafından bilinen
gerçeklerdir. Bu tehlikelerin damar sertliği, koroner hastalığı ve
inme olduğunu artık çocuklarımız bile ezbere biliyor. Bu nedenle
diyet ve egzersizin yetersiz kaldığı koşullarda kan yağlarını
düşürmek için ilaç kullanmak, kabul görür bir seçenek olmuştur.
Statinler
Kan yağlarını düşürmek için birbirinden farklı pek çok ilaç
kullanıyorsak da statinler, tercih sıralamamızda birinci sıraya
oturmuşlardır. Bir başka deyişle bugün statinler, kolesterol ve
trigliserid düzeylerini düşürmek için en çok tercih ettiğimiz ilaç
grubudur.
Kolesterol, esas itibarı ile karaciğerimizde sentez
edilir. Ancak, karaciğerin bu sentezi yapabilmesi için özel bir
enzime gereksinimi vardır. İşte statinler, kolesterol sentezi için
gerekli olan bu enzimin oluşumunu durdurur ya da engeller. Bu
dolaylı etki ile karaciğerimizde kolesterol imalatını azaltırlar.
Statinler, kan yağları içinde en çok LDL kolesterol ve trigliseridi
düşürürler. LDL kolesterolü düşürme oranları %60lara kadar varır.
HDL kolesterol düzeyini ise yükseltirler. Bu, bizim son derece
önemsediğimiz ve istediğimiz bir etkidir.
CRP, pek çok hastalığın takibinde kıstas olarak
kullandığımız önemli bir kan analizidir. CRP pozitifliği ya da
yüksek CRP değeri, vücudumuzda aktif iltihabi bir olaya işaret eder.
Bu, bir anlamda yangın alarmı demektir. Mevcut ya da büyümekte olan
bir tehlikenin habercisidir.
Yüksek tansiyon, kalp-damar ya da beyin-damar hastalığı
nedeniyle tedavi edilen kişilerde CRP yüksekliğini özenle izleriz.
Başka bir neden yok ise böyle bir yüksekliği, yağla hasara uğramış
bir damar iltihabı olarak yorumlarız. Böyle durumlarda verdiğimiz
statin, hastaların büyük bir kısmında yüksek CRP düzeyini düşürür.
Bu sonuç, olumlu bir sürecin başlangıcı olarak kıymet kazanır.
Halen altı grup statin kullanmaktayız. Her bir grubun
etkinliği, genelde kullanılan dozu ile bağlantılıdır. Yüksek
dozlarda daha iyi etki sağlanırken yan etki riski de artmaktadır.
Yan etki deyince akla hemen karaciğer gelir. Bu, karaciğere ait olan
enzimlerin yükselmesi ile kendini gösterir. Değerler çok yüksek
değilse hemen ilacı kesmek gerekmez. Başka bir grup ilaç ile
değiştirir ya da ilacın dozunu azaltırız.
Kas erimesi!
Statin kullanımında ortaya çıkan kas erimesi, çok az
görülen ancak son derece riski olan bir yan etkidir. Önü alınmaz ya
da tedavi edilmez ise hayati tehlike oluşturabilir. En sık bacak
kaslarını tutar. Tutulan kaslarda ağrı, şişlik ve hassasiyete neden
olur. Genel bir kırıklık, halsizlik ve ateş de görülebilir. İdrar
renginin koyulaşması tipik bir bulgudur. Statin kullanırken kas
ağrıları ve idrar renginde koyulaşma var ise bu durumu mutlaka
doktorunuza bildirin.
Statinlerin kaslarımız üzerindeki yan etkilerine karşı
önlem olarak tedavi öncesi CPK ölçümü yaparız. CPK, kasların
çalışmasını yansıtan bir enzimdir. Değer, yüksek ise statin
kullanmayız. Eğer tedavi sürecinde 10 kat kadar bir yükselme olursa
ilacı keseriz. Önemle vurgulamak isterim ki CPK yükselmeden de kas
hasarı olabilir. Bu nedenle CPK, kas hasarlarında mutlak bir kıstas
olarak değerlendirilmez, kas ağrıları ise ciddiye alınır.
Statinleri güven içinde kullanabilmek için tedavi öncesinde
ve sürecinde karaciğer fonksiyon testleri, CRP ve CPK ölçümleri
yaparız. Bu ölçümler, muhtemel yan etkilere karşı güvence sağlarlar.
Hamileler ve emzirenler statin kullanamazlar. Bebek
üzerinde ciddi yan tesirlere neden olabilir. Ayni gerekçe ile
çocuklarda da kullanılmazlar. Yaşlılarda ise statinler özellikle
önerilmektedir.
Statin, diyet ve egzersizin yetersiz kaldığı koşullarda doktor
kontrolünde kullanılmalıdır.
Sonuç olarak statin, yalnızca kan yağların düşürmek için değil,
iltihapları iyileştirmek ve önlemek, MS hastalığını geriletmek
amacıyla da kullanılmaktadır. Bu tercihler ile bugün için aspirine
rakip değildir ancak onun kadar kıymete binmiştir ve geleceği parlak
görünmektedir.
Yan etkiler
*Karın ağrısı
*Hazımsızlık *Kas ağrıları
*Kabızlık *Alerji *İshal
*Uykusuzluk *Cinsel isteksizlik
*Baş ağrısı *Kas erimesi |