|
Göğüs Ağrısı Uyarıdır !
|
11.04.2007 |
“Her gece, doktor
Sonra şu on yıldan bu yana
Benim fakir milletime ikram edebildiğim
Bir tek elmam var elimde, doktor,
Bir kırmızı elma;
Kalbim
Ne arterio-skleroz ne nikotin ne hapis
İşte bu yüzden doktorcuğum, bu yüzden,
Bende bu angina pektoris.
Bakıyorum geceye demirlerden
Ve iman tahtamın üstündeki baskıya rağmen
Kalbim en uzak yıldızla birlikte çarpıyor.”
Vicdandır yürek. Yürek; sevgi,
cesaret, paylaşmak ve kardeşliktir. Dostluktur, merhamettir yürek.
Aslında çok söze yoktur gerek. Her daim, öz söz ile erdemdir yürek.
Öyle ya, ne zaman göğsümüz ağrısa cız edendir yürek.
Ve
ne zaman yüreğimiz titrese; hani çoğumuz yazmışızdır ya sevgiyi,
dostluk ve kardeşliği oraya, işte biranda yitirmekten korkarız o
değerleri. Bu nedenle yadırgamayız “Panik oldum arkadaş”’ diyenleri.
Yüreğimizi yakan yürek katılarını da zaman içinde iyi belleriz.
Bu, dostu ve düşmanı ayırmak bağlamında güven sağlar bize. Ancak,
yürek ötesi nedenler de vardır göğsümüzü ağrıtan. İşte bunları da
paylaşalım ki, paylaştıklarımız ile paylaşmadıklarımız arasındaki
farkı kapatmaya çalışalım.
Ağrı, kişiye özel bir duygudur. Tür olarak benzese de şiddet olarak
farklıdır. Bu durum, herkes için farklı bir ağrı eşiği bulunmasından
ötürüdür. Hani Hasan’ın 2 şiddetinde duyduğu bir ağrıyı Mehmet’in 5
şiddetinde duyması gibi.
Bedenimizin her yerinde yaşayabileceğimiz bu duygu göğüs ağrısı
olunca, daha da uyanık ve dikkatli olmak zorundayız. Çünkü göğüs
boşluğumuz, kalp ve akciğer olmak üzere iki hayati organımıza ev
sahipliği yapmaktadır.
Anjina Pektoris
Kalbimizden ileri gelen bir göğüs ağrısı, en sık göğsümüzün sol
yarısında hissedilir. Bu ağrı sıklıkla sol omuz, sol çene kemiği,
sol kol ve sol el parmaklarına kadar yayılır. Sırtımıza, sol kürek
kemiğimize yayılanları da az değildir. Tıp edebiyatında bu ağrıya
Anjina Pektoris adı verilir. Bu tür ağrıyı sık olarak yaşayanlar,
takip ve tedavi altında olması gereken Koroner Arter Hastalarıdır.
İlk kez yaşayanlar ise son derece dikkatli olmalıdır. Böyle bir
durumda en yakın bir sağlık merkezine ya da doktorunuza başvurun.
Çünkü bu tür ağrının uzun sürmesi, bir kalp krizine dönüşme
olasılığını yükseltir.
Koroner Arter Hastalığı’na
bağlı göğüs ağrısının uzun sürmesi ve şiddetinin artması kalp
krizine işarettir. Uzun süren ağrıya terleme, göğüste sıkışma
duygusu, bulantı, kusma eşlik edebilir. Bu durumda derhal 112
acil hattı arayın. Risk taşıyan hastayı asla yerinden
oynatmayın. O anda aldığı pozisyon kendisi için en rahat pozisyon
olabilir. Sırt üstü ya da yan yatırma gibi bir pozisyon için
zorlamayın. Kararı ilk yardım ekibine bırakın.
Koroner Arter Hastalığı’na bağlı göğüs ağrısı bazı kimselerde çok
hafif hatta belli belirsiz olabilir. Sol kola yayılmadan, sadece
göğüste hafif-orta arası bir baskı, bazen hazımsızlık duygusu
olabilir. “Geğirsem de rahatlasam” diyenler bile olabilir.
Kadınlar, şeker hastaları ve ileri yaş gruplarında bu tür durumlara
daha sık rastlarız.
Dünyada bilinen ölüm nedenleri arasında
ilk sırada Koroner Kalp Hastalığı yer almaktadır.
İşte bu gerçek üzerine hepimiz ciddi olmalı, üzerimize düşen
sorumlulukları yerine getirmeliyiz. Bu nedenle ilk görevimiz, böyle
bir ağrı ile karşılaşmayı beklemek değil, oluşumunu engellemek hatta
tümden önüne geçmektir. Bu, Koroner Kalp Hastalığına zemin
hazırlayan nedenlerin bilincine ulaşmak, dolayısıyla yaşam tarzımıza
çeki düzen vermek anlamına gelir. Sigarayı terk etmek, spor
yapmak, dengeli beslenmek öncelikle yapacaklarımızdır.
Periyodik sağlık kontrollerimiz ise
erteleyemeyeceğimiz randevular olmalıdır.
Akciğer hastalıkları
Göğüs ağrısı yapan ikinci önemli neden ise akciğerlere ait olandır.
Akciğerlerimize dağılan damarlardan birinin tıkanması, çok şiddetli
göğüs ağrısına neden olabilir. Bu duruma Akciğer Embolisi adı
verilir. Nefes darlığı ve terleme ile birlikte ciddi bir sıkıntı
oluşturur. Bu, acil olarak hastaneye kaldırılması gereken bir
durumdur.
Akciğer zarına ait iltihaplanma, su toplama, akciğer dokusuna ait
zatürre gibi durumlarda orta ya da çok şiddetli göğüs ağrıları
olabilir. Bu tür ağrılar nefes alıp vermek ve öksürmek ile
şiddetlenir.
Çok kere ateş ile birlikte seyrederler. Akciğer ve zarına ait
hastalıklardan ileri gelen ağrılar, çok kez batma şeklinde ifade
edilir. Elbette bir kanser olasılığı her zaman akla getirilir ve
dışlanması için gereği yapılır.
GÖR hastalığını daha önceki yazılarımda sizinle
geniş bir şekilde paylaşmıştım. Kısaca Reflü olarak
tanımladığımız bu hastalıkta mide salgısının yemek borusuna kaçması,
göğüs ağrısına neden olur. Öyle ki kalp ağrısı ile karışabilir.
Yemeklerden sonra ve yatarken daha sık olur ama bu kural değildir.
Ayrıca safra kesesine ait taş ya da iltihap nedeniyle oluşan
ağrılar, sırtta ve göğse yayılabilir.
Göğüs kafesimiz oluşturan kas ve kemiklere ait rahatsızlıklar da
ağrıya neden olurlar. Eski ya da yeni darbeler, romatizma,
kireçlenme ağrıya neden olan başlıca etkenlerdir. Bu türden inatçı
ağrılarda masaj ve fizik tedavisi ile iyi sonuç alınır.
Nihayet psikolojik nedenlerle oluşan göğüs ağrıları
vardır. Bunlar hiç de az değildir. Depresyon, endişe, panik atak
başlıca nedenleridir. Usulüne uygun tedavi ile ağrıları tamamen
kontrol etmek olasıdır.
Ne yapmalıyız?
*Sigarayı bırakın
*Alkolü azaltın
*Tuz, şeker ve yağı azaltın
*Spor yapın
*Fazla kiloları atın
112’yi arayın!
*Göğüs ağrısı geçmiyorsa
*Sol omuz ve kola yayılıyorsa
*Nefes darlığı varsa
*Terleme varsa
*Bulantı ve kusma varsa |