|
“Sarhoşluğundan aymaz hangi ozan
gücü tükenmez hangi taş işçisi
derin bir solukla daha sağlığında
yazıp bitirecek her şeylerin tarihini?
Bir gün
sonu ağzımda çalkaladım
tütün ve yağmur kokan yalnızlığını,
çürüyen bir başak gibi yazık
boğulmuş bir çocuk gibi korkunç
gurbetçiliğine aşılandım.
İşte aşılandığım öteki şeylerin:
Durmadan çay demleyen
fırtına gibi uğuldayan sohbetin,
çakmaktaşı gibi dayanıklı yüreğin
zeytin yıkayan ellerin
çaparideki ellerin
mavzer tutan ellerin.” Ahmet Oktay
Balzac;
“İlk aşk aşı gibidir. İnsanın ikincide hastalanmasını önler.”,
der. Aşının felsefesi ancak bu kadar güzel betimlenir. Elbette
aşkın da!
Ama öte
yandan grip aşısı, bildiklerimizden farklıdır. Etkisi tam değil
kısmi, kalıcı değil geçicidir. Üstelik geleceğin değil geçmişin
marazlarına karşı bir çabadır. İşte şimdi, acele etmeden,
paylaştıklarımız ile paylaşmadıklarımız arasındaki farkı
kapatmanın tam zamanıdır.
Her yıl dünya nüfusunun %5’i gribe
yakalanmakta bunlardan 500 bine yakını yaşamını yitirmektedir.
Tüm dünyada iş gücü kayıplarının %10’u grip nedeniyledir. Bunlar
son derece ciddi rakamlardır. Bugüne kadar görülen en şiddetli
salgın, 1918 yılında 20 milyondan fazla insanın yaşamını
yitirmesine neden olan İspanyol Gribidir.
Grip, bulaşıcı bir virüs hastalığıdır. Grip virüsü
İnflüenza Virüsü olarak bilinir. İnflüenza Virüsü'nün 3 tipi
vardır: A, B ve C virüsü. En sık salgın yapanı ve en tehlikeli
olanı A virüsüdür. A virüsü, hayvanlarda ve insanlarda bulunur.
B virüsü yalnız insanlarda, en sık
da çocuklarda bulunur.
C virüsü ise en zararsızı olup,
hafif seyirli soğuk algınlığına neden olur.
Grip virüsleri her sene kendilerini yenilerler. Bu
değişimleri yüzeysel ya da köktendir. Salgınlara yol açmaları da
bu değişimlerinden ötürüdür.
Virüs değişimi kökten olunca,
hayvanlardan bulaşma riski ortaya çıkar. Bu, kitlesel ölümlere
yol açabilecek son derece vahim bir durumdur. Bugün bizi en çok
tedirgin eden sorun, H5N1 diye bilinen kuş gribi virüsünün köklü
değişime uğrayarak insanlara bulaşma olasılığıdır. Böyle bir
olasılığın gerçekleşmesi halinde milyarlarca insanın
hastalanması, 5 milyondan fazla insanın yaşamını yitirmesi işten
bile değildir. İspanyol Gribi salgını da böyle olmuştu.
Grip nezle değildir
Grip, çok kez nezle ya da soğuk algınlığı ile
karıştırılır. Nezle; burun akıntısı, göz yaşarması, hapşırma ve
boğazda yanma ile birliktedir. Nezlede ateş, baş ağrısı pek
görülmez. Gripte ise ateş ve baş ağrısı kural gibidir. Nezle
ayakta geçirilirken grip, kelimenin tam anlamıyla yatağa atar.
Grip seyrinde şiddetli kas ve eklem ağrıları görülür. Kuru ve
sert öksürük gripte sıktır. Ve de en önemlisi grip, salgın yapan
bir hastalıktır. Özellikle çocuklarda grip, sıklıkla kusma ve
karın ağrılarına yol açar.
Grip, insandan insana öksürük, hapşırma, sarılma,
öpüşme ve tokalaşma yoluyla geçer. Bu nedenle hastalığın yaygın
olduğu dönemlerde bu tür sosyal alışkanlıkları askıya almalı,
ağız ve burnumuzu mendil ile kapamalıyız. Ellerimizi sık
yıkamalıyız.
Grip olan, hastalık
belirtilerinden bir gün önce ve iyileşmeyi takiben yedi gün
boyunca hastalığı bulaştırmaya devam eder. Bu nedenle sinema,
tiyatro, konferans gibi etkinliklerden uzak kalmalıdır.
Antibiyotik
kullanmayın!
Grip seyrinde antibiyotik kullanılmaz. Bırakın
faydasını, zararlıdır. Tedavinin esasları; istirahat etmek, ağrı
kesici ve ateş düşürücü ilaç kullanmak, bol su tüketmektir.
Yerinde önlemler ve istirahat ile grip, genelde bir hafta içinde
düzelir. Ancak bazılarında pnömoni, menenjit ya da kalp kası
enfeksiyonuna neden olabilir. Bu durumlar sıklıkla yaşlılarda ya
da önceden müzmin bir hastalığı olanlarda görülür.
Aşılansak mı aşılanmasak mı?
Grip aşısı reçetesiz
olarak satılır. Ancak bu, ulu orta kullanılsın anlamına gelmez.
Olası risklere ve yan etkilere karşı mutlaka doktorunuza
danışın, onayını alın.
Grip aşısı
sıklıkla tavuk yumurtasında üretilen virüslerden elde edilir. Bu
nedenle yumurta alerjisi olanlar, grip aşısı yaptıramazlar.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından grip
virüsünü izleme komiteleri oluşturulmuştur. Bu komitelerden elde
edilen raporlar ile Dünya Sağlık Örgütü, ikisi A diğeri B, 3
virüsü ihtiva eden aşı önerir. Buna "Referans Virüs Suşları"
denir. Refere edi
lenler, bir yıl önce salgın yapmış
olan virüslerdir. Bu yılki grip aşısı H1N1, H3N2 ve Florida
virüslerine karşı hazırlanmıştır. Florida, B tipi virüstür.
Ülkemiz
koordinatları, kuzey yarı kürededir. Grip salgınları, kuzey yarı
kürede en sık Aralık ve Mart ayları arasında görülmektedir.
Etkinlik süresi dikkate alındığında, ülkemizin içinde bulunduğu
kuzey yarı kürede aşı için ideal mevsim sonbahardır. Bu
nedenle Eylül ve Ekim ayları tercih edilir.
Güney yarı
kürede ise grip salgınları en sık Mayıs ve Ağustos ayları
arasında görülmektedir. Güney yarı kürede yaşayanlar ya da yazın
bu ülkelere seyahat planlayanlar, Ocak ya da Şubat aylarında
aşılanmalıdır.
Aşı tam korumaz
Aşıdan
sonra koruyuculuğun başlama süresi kişiye göre değişir. Bu süre,
yedi ile on dört gün arasındadır.
Aşı, 2007
yılına ait virüslere karşı hazırlandığı için bunların dışındaki
virüslerle karşılaşıldığında korunma sağlamaz.
Yanı sıra
kişisel faktörler de önemlidir. Herkesin bağışıklık sistemi
farklıdır. Kiminde güçlü kiminde zayıftır.
Grip aşısı %100 koruyucu değildir.
Sağlıklı erişkinlerde %70-80’e varan bir koruma sağlar. Yaşlı
kişilerde koruma oranı daha düşük(%60) olsa da, bu skor yeterli
kabul edilir. Bebeklere 6 aylıktan sonra grip aşısı
uygulanabilir. Ancak yararı tartışmalıdır.
Aşıdan sonra bir takım yan
etkiler ortaya çıkabilir.
Aşı yerinde ağrı, sertlik, şişlik, morarma ve kızarma olabilir.
Burayı kolonyalı pamuk ile kapatmak rahatlatır. Ayrıca
ateş, genel ağrı, yorgunluk, terleme görülebilir. Bunlar 1-2 gün
içinde düzelen geçici etkilerdir.
İhtiyaç halinde paracetamol kullanmak rahatlatıcıdır. Döküntü,
ateş, nefes darlığı gibi belirtiler ise yumurta alerjisine
bağlıdır. Bu durumda mutlaka doktorunuzla temasa geçmeniz
gerekir.
Grip aşısı ender olarak nörolojik
rahatsızlıklara yol açabilir. Nörolojik sorunlar, hayati risk
taşıdıkları için hastane koşullarında takip ve tedavi
edilmelidir.
Aşı, yumurtadan
hazırlandığı için yumurta alerjisi olanlara kesinlikle
uygulanmaz. Ayrıca daha önceki aşılarında şiddetli alerjik tepki
gösterenlere grip aşısı önermeyiz. Aşı asla damar içine
uygulanmamalıdır. Ateşli hastalığı olanlara da grip aşısı
yapılmaz.
Aşı omuz kasına ya da deri altına yapılır. 2 yaşın altında
çocuklarda bacak iç kısmındaki kaslara uygulanır. Bu
uygulamalar, ehliyetli sağlık personeli tarafından yapılmalıdır.
Kanama eğilimi olan ya da kan sulandırıcı ilaç kullananlarda kas
içine değil cilt altına uygulanmalıdır.
Grip aşısından sonra bazı laboratuar tetkikleri
yanıltıcı sonuçlar verebilir. Buna en sık ELISA metodu ile
yapılan tetkiklerde tanık oluruz. Bu metot en sık hepatit ve HIV
taramasında kullanılır. Kuşku halinde bu testler, başka
yöntemlerle tekrar edilmelidir.
Kim aşı olmalı?
*65 yaşını geçen
*Hamile olan (4.aydan sonra)
*Solunum hastası
*Şeker hastası
*Böbrek hastası
*Kalp hastası
*Kanser hastası
*Hastane personeli
*Sık seyahat eden
Nasıl korunuruz?
*Mevsime uygun giyin
*Bol meyve ve sebze tüket
*Alkol kullanma
*Uykusuz kalma
*Sigarayı bırak
Kimler aşı olamaz?
*İlk üç ayında gebeler
*6 aydan küçük bebekler
*Yumurta alerjisi olanlar
|