Dr Tuncay Filiz  l  Sağlık  Recete  l  Katılımcılarımız  l  Pozitif Köşe Linkler  l İletişim

 

Arşiv

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Günahlarımız Hakkında(Neşe Ülkü)

         Yazarın Diğer Yazıları

İnsanlık adına "S.O.S."
 
Oğlumun suratına bakamıyorum.Aynadaki aksimden, kulağımdaki sesimden, kendimden, insanlığımdan, insanlığımızdan artık "UTANIYORUM".
 
Kimse kendini masum görmesin, ne yazık ki her şeyden hepimiz tek sorumluyuz.
 
Soluğum kesik, vicdanım bile artık ses vermiyor???
 
Önce duygularımız, sonra düşüncelerimiz sessizleşti.Ama öyle görünüyor ki artık çığlıklarımız da sessiz!
 
...
 
Kırdılar tazecik yeşil dallarımızı
Kırdılar kitap tutan ellerimizi
Kanına girdiler çocuklarımızın.
 
                                1960, Nisan
 
                                NAZIM HİKMET

 

Merhabalar Osman Bey ve tüm diğer dostlarım,

 Yazınız geldiğinde inanın çok utandım.Eleştiri getirdiğim duyarsız insan tavrını benim de bilmeden sergilemiş olduğumu farkettim.Yanlışlığımı hemen telafi etmek istiyorum; size ve sizin nezdinizde, ABD' de elim olayı yaşayan tüm kardeşlerime geçmiş olsun, yakınlarını kaybedenlere de başsağlığı diliyorum. 

Gelelim ülkem insanı için dediklerinize.Hepsine katılıyorum.Ancak insan olarak vardığımız noktanın sadece yurdum insanını içermediğini, bunu çağımızın, ruhumuz dahil herşeyimizi tüketelim hastalığına yakalanmış tüm dünya insanlarının vardığı nokta olduğunu da belirtmek istiyorum.

 Medeni toplum dediğimiz ülkeler insanları dahil, bana göre teknolojinin girdiği, düşünme ve ne yazık ki hissetme tembeli robotlar haline getirilen her bireyin yaşadığımız sonuçlarda payı (ben de dahilim) olduğuna inanıyorum.Teknolojiyi yadsımıyorum, insanlık gelişimi adına gerek ve şart olduğunu biliyorum, doğru kullanılması koşuluyla.O çok uzaklarda, çok ücralarda yaşayan, teknolojiden ve sözde medeniyetin getirdiği her türlü lüksten uzak yaşayan, çoğu zaman küçümseyerek baktığımız toplumların insanının benden ve bir çoğumuzdan çok daha insan olduklarına inanıyorum.Saf ve temiz kalabildikleri için...

 Çok uzun süredir insan ürünü olan hiçbir şeye inanmamayı, güvenmemeyi bir felsefeye dönüştürmüş durumdayım.Tabi ki dostlarla her türlü bilgi, duygu ve düşünce alışverişine varım, almaya ve vermeye her zaman açığım.Ama insan ürünü olduğu için hiçbir ideolojiye, hiçbir dine ait/yakın görmüyorum kendimi.İnceleyin hepsini, çıkış noktaları erdemli insan olmanın yolunu açmaktır aslında.Ama uygulayıcıları ( çağlar boyu bizler ) aynı ideolojiyi veya dini ne acıdır ki;zayıflıkları ve açlıkları, hırsları ve amaçları uğruna hep aynı tükenmişlik noktasına da getirmişlerdir zamanla.

 Asıl olan, daha tam anlamıyla keşfedilmemiş olmakla beraber, ince bir nakış gibi işlenerek yaratılan insandır.Bizler daha kendi içsel değerlerimizin, güçlerimizin farkına varamamışız ki; aslında ne olmamız, neyi hak etmemiz gerektiğini tartışalım.

 Son birkaç gündür yaşadıklarımdan ve hissettiklerimden yola çıkarak ve affınıza sığınarak yazmaya çalıştıklarımda hep aynı düşünceyi vurguluyordum aslında: Önce yaradanın yaratmaya çalıştığı gibi, insanın hak ettiği gibi, insanca insan olabilmesini becerelim, bunun için mücadele edelim.Beynimizi ( ki kaçta kaçını kullandığımız da malum), enerjimizi, duygularımızı bir dört teker, bir kürk mantoya harcamayalım, harcatmayalım (lütfen yanlış anlaşılmasın,bende harcatanlardanım ).Üretelim ve paylaşalım, nefes alalım ve aldıralım.

Adımız sürsün düşüncesinden yola çıkarak dünyaya getirdiğimiz çocuklarımıza işlediğimiz günahlarımızın sorumluluğunu yüklemeye hakkımız yok.

 Biz onları dünyaya değil, dünyayı çocuklarımıza miras bırakacağız!

 Hepiniz sevgiyle ve sağlıcakla kalın,

 G.Neşe Alphan 

                                 Ey Dostlarım!

 

Kusuruma bakmayın,duygularıma, kızgınlığıma engel olamıyorum.

Aklıma takılan bir iki soru daha vardı, paylaşamadan edemedim.

Dikkat ettiniz mi, olaylardan sonra herkes siyasi ve ekonomik gelişmelerin ne olacağına dair yorumlar yapıp senaryolar yazmaya başladı.Sokaktaki insan bile cebindeki parasının ne olacağı telaşına düştü, gelecek kaygılı gözlerle bakıyor etrafına.Ama haklı sistemli bir şekilde bu noktaya getirildik:Aç olan insanın ( ki açlık göreceli bir kavram bana göre) duyacağı tek ses midesinin gurultusu olacaktır.

Bir bankada çalışıyorum.Bugün (saat itibariyle dün) sabahtan itibaren çalan telefonların büyük çoğunluğunda müşterilerin "acaba paramın değeri düşer mi?" sorusu ile karşılaştım.Görevimi tabi ki ( ve ne yazık ki) gereği gibi yerine getirdim.Ama karşılaştığım duyarsızlık ve içine sokulduğumuz maddi değerlere bağımlı kısır döngü beni inanılmaz rahatsız etti.

Bir gün evvelinde Taksim' de, bir gün sonra da ABD de insanlık dışı olaylar yaşandı.Belki yüreklerimiz cız etmiştir ama o kadar...

Büyük bir çoğunluğumuzun insanlık adına büyük bir suç işlendiğine ve bundan öyle ya da böyle ( ki duyarsızlaşma süreci ve tepkisizleştirilmemize izin verdiğimiz için) hepimizin sorumlu olduğuna dair bir sorgulamaya girmediğine ve gerçek anlamıyla olaya insanlık dramı açısından bakmadığına bahse girerim.

"Yaradandan geldik, Yaradana ulaşacağız."

Günahlarımızdan tamamen arınıp saf bir enerjiye dönüşmemizin ve tüme varmamızın artık daha da imkansızlaştığını görüyorum.

Ne olur affedin beni, eğer keskin davrandığımı düşünüp alındıysanız.Sözüm meclisten dışarı, ama lütfen bir durup vardığınız, vardığımız, varacağımız noktaya  bakın!

Herşeye rağmen sevgiyle kalmanız dileğiyle,

G.Neşe Alphan

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır.Dr Tuncay Filiz 2000