|
Hani var ya...Şeyin müdürü!
Sinsice ve
gizliden bir seyir izleyen unutkanlık çoğu
zaman masum kabul edilebilir ancak bazen de
önemli bir rahatsızlığın habercisi olabilir
"Hani o var ya Şeyin müdürü.. Uzun boylu,hay
Allah! Söyleyiver canım adını birazdan
hatırlarım
"Neydi onun ismikapıyı açan.." İşte o'nu
çağırmışlar" diye devam ederken büyük bir
sevinç ve coşkuyla hatırlamış olmanın keyfini
en yüksek tonla dile getiren bir serzeniş: "Çilingir
yaa Çilingir işte!"
"Nasıldı o gece ama... Müthiş bir performans
vardı... İşte o günün akşamı sen söyleyiver
şubat mıydı nisan mı?.."
Anımsatılırsa derin bir rahatlama ve söylemine
devam arzusuya anımsatılmazsa? Giderek
derinleşen bir mahcubiyet ve kaygı
Öylesine sinsice, öylesine de gizliden bir
seyir izleyen unutkanlık. Çoğu zaman masum
kabul edilir. Olabilir de... Hani anahtarı
nereye koyduğunu unutmak gibisinden.
Ama anahtarı bulunca "Bunu buraya kim koymuş?"
deniyorsa burada durmak lazım. Uyanık ve
dikkatli olmak gerek! Bunu bir demans işareti
olarak kabul etmek ve süratle tedbirlerini
almak gerek!
Çalışmalar yetersiz
Bugün üzerinde durmaya çalışacağımız
bilinen klasik bunamanın tıbbi terminolojide
kabul gören yepyeni bir türü: Dil esaslı
bunama... Kısaca dil bunaması da denebilir.
Daha düne kadar bunamanın en büyük nedeni
olarak Alzheimer hastalığı gösterilmekteydi.
Ancak son zamanlarda yapılan çok disiplinli
çalışmalar Alzheimer'in tipik bulgularının
dışında ilerleyici konuşma bozukluğu ile
karakterize olan bu bunama türüne dikkat
çekmektedir. Henüz sınırlı sayıda olgular
bildirilmesi, az görülüşünden değil yeterli
çalışmalar yapılmayışındandır.
Kaybolan kelime
Dil, düşüncelerimizi şifreleyerek kodlar ve
karşımızdakine aktarır.
Kelime ve cümle dilin evrensel tasarımıdır.
Dil, beynimizin bir taraflarına depolanmış
değişmez cümle kalıplarının anımsanarak sese
dönüştürülmesi değildir.
Dil,insan zihnine yansıyıp düşünce olarak
olgunlaşan somut gerçeğin kelimeler ve onların
oluşturduğu zincir ile anlatılmasıdır.
Kelimeler halka, zincir ise cümledir. Doğuştan
ya da sonradan bir hastalık olmadan bu
halkaların ya da zincirin ifade edilemediği
durumlar elbette bozulmuş bir konuşma ile
karşımıza çıkarlar. Dilden gelen bu konuşma
bozukluğuna tıbbi terminolojide afazi adı
verilir. Bir başka deyişle uyanık, zihinsel
bakımdan tam ve organ bakımından kusursuz bir
kişide konuşma bozuksa buna afazi denir.
Başlangıçta her zaman için değil ama zaman
zaman nesnelerin ismini hatirlayamama sonucu
zincir kopar.
Kaybolan kelime bulunup yerine konmazsa kişi
söylemek istediklerini ifade edemez.Bu yüzden
hasta yukarıda betimlediğimiz kendini zorlayan
sıkıntılı davranışlar göstermeye başlar.
İlk iki yıl önemli
Bu yakınmalar en az iki yıldan beri devam
ediyorsa önemli bir işaret olarak
algılanmalıdır.
Klasik bunama yada Alzheimer hastalarında
görülen duygusal ilgisizlikler, yargıda
bulunamama ve görsel algılama bozuklukları ilk
iki yıl dil esaslı demansda görülmez.
Basit matematik işlemlerini ve basit çizimleri
yapamaz duruma gelebilirler.
Doktorun tarif ettiği bir hareketi yerine
getirmekte zorlanabilirler.
Önemle bir kez daha vurgulamak gerekir ki, tüm
bu durumlar günlük yaşam aktivitelerini
kısıtlamaz. Yargı ve muhakemelerini olumsuz
etkilemez.
Ancak gerekli önlemler alınmaz ve hastalık
ilerlerse iki yıl sonra klasik bunamanın tüm
bulguları tabloya hakim olabilir. İşte bu
nedenlerden dolayı erken tanı ile uygun
önlemlerin alınması büyük bir önem taşımaktadır
Dil Esaslı Demans yada İlerleyici Konuşma
Bozukluğu için...
Konuşma merkezi
Dilin komuta merkezi beynimizin sol
yarısına yerleşmiş bir sinir ağıdır. İnsanların
% 96'sında durum böyledir. Hiçbir gramatik
özellik göstermeyen işaret dili de beynimizin
sol yarı küresi tarafından kontrol edilir.
Bundan 2.5 milyon yıl önce yaşadığı tahmin
edilen homo habilis'in ilk insan dilini
kullandığı tahmin edilmektedir.
Nasıl tanı konur?
Dil
esaslı bunamalarda :
Sözcük hatırlamada zorlanma,
Konuşma biçiminde anormalleşme,
Telaffuz hataları esas olarak doktora başvurma
nedenleridir.
Günlük olayları hatırlamakta ve mantıklı
kararlar üretmekte bir sorunları yoktur.
Yaratıcı sosyal faaliyetlerine sonuna kadar
devam ederler. Resim, heykel, bahçe işleri
gibi. Oysa Alzheimer hastaları bu faaliyetlere
başından itibaren küskün ve ilgisiz kalırlar.
Manyetik rezonans ve SPECT adı verilen
görüntüleme yöntemleri ile organik hastalık
nedenleri dışlanır.
İlk iki yıl içinde Alzheimer bulgularının
olmayışı önemli bir kriterdir.
Nasıl tedavi edilir
Günlük yaşam aktivitelerinde bozulma her
hastada farklı olabileceğinden kişiye özel bir
tedavi stratejisi oluşturulur.
Bir konuşma terapisti tarafından
değerlendirilerek özgün ve alternatif iletişim
teknikleri sağlanır.(Kişisel bilgisayar
kullanımı gibi)
Alzheimer'dan farkı vurgulanıp aile ve çevrenin
psikolojik ve sosyal desteği sağlanır.
Bugün için tedavide etkili bir ilaç
bulunamamıştır.
Hastalığın iyi anlaşılması ve benzerlerinden
ayırt edilmesiyle birlikte etkili ilaç
arayışları da devam etmektedir.
Bunama nedir?
Öğrenme, yer-zaman tayini, hafıza, konuşma ve
kişilik gibi zihinsel işlevlerin bozulmasıdır.
İlerleyici olup günlük yaşam aktivitesini
olumsuz bir sürece sokar.
Dünyada her yıl 100 bin kişiden, 70-75'inde
demans görüldüğü bildirilmektedir. Yaş
artmasıyla birlikte görülme sıklığı da artar.
65 yaş üstünde % 15 görülmektedir. En sık
görülen demans türü Alzheimer hastalığıdır.
Başlangıçta kişi okuduklarını anlamada
zorlanır. Giderek geçmişte olan olayları
unutmaya başlar. Alışverişte almaso gerekenleri
unutmaso ilk bulgulardan biri olabilir.
Alzheimer hastalığı
Yavaş ilerleyen ve en sık görülen bir demans
türüdür. En çok 40-85 yaşları arasında ortaya
çıkar. Bulaşıcı bir hastalık değildir. Ailesel
geçiş ortalama % 3
dolaylarındadır. Kadınlarda erkeklerden daha
fazla görülmektedir.
Kişisel eşyalarını kaybetme, sık sık aynı
soruları tekrar etme, yakın zamana ait olayları
unutma erken ve bu hastalığa özgün
yakınmalardır.
Demans nedenleri
*
Alzheimer hastalığı
* Enfeksiyon hastalıkları: AIDS, Tüberküloz,
frengi
* Damar hastalıkları: Beyin damarlarında
tıkanma, hipertansiyon
* Beyin hastalıkları:Beyin tümörleri,
Parkinson, MS(Multiple skleroz)
* Kafa travmaları
* Tiroid bezinin az çalışması ile karakterize
hipotiroidi
* Alkol
* Uyuşturucu ilaçlar
* B12 vitamin eksikliği
* Depresyon
* Şizofreni |