Ana SayfaTuncay FilizSağlıkLinklerKatılımcılarımızArşivİletişim      



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hazımsızlık Kişiye Özeldir

   

 

Gaz ve şişkinlik!  Hazımsızlık denilince hemen her zaman ikisi bir yerde… Çekmeyenimiz yok gibidir o’nu. Geğirme ya da yellenme, en kestirme yoludur kurtuluşun. Ancak, böyle vaziyetlere kafa yorulmaz ve üzerinde konuşulmaz, çünkü hava kaçırma adaba uymaz. Lakin son derece mahcup ettiği muhakkak.

Efektler ile birlikte yarattığı gerilim ise başlı başına toplumsal bir sorundur. Bu türü en sık, yönetenler ve onların yağcılarında izlenir. Misal; yaptıkları ile şişen ve yapılacaklar namına şişiren, hal ve gidiş bu olunca da havasından geçilmeyen.

Neticede genel bir sağlık sorunudur hazımsızlık. Toplum sağlığı için ne ise beden sağlığı için de o olan.

Şişkinlik duygusu, en sık yemeklerden sonra dile getirilir. Ancak, bütün gün hatta gece dahi devam edenleri vardır. Uzun zamandır bu sorunu çekenler, hangi tür gıda maddesi ve ilacın kendilerini etkilediğini aşağı yukarı bilirler. Bu çok önemli bir husustur. Yalnız bunu bilmekle yetinmemeli, bu tür gıda ve ilaçlardan kesinlikle uzak durulmalıdır. Hatır için de olsa dokunan gıdalardan tadılmamalıdır.

Hızlı yemeyin!

Alışkanlıklarımız ve davranışlarımız, renkleridir sosyal hayatımızın. Giyim-kuşam, okuma-yazma, spor-dinlence kadar yemek-içmek de öyle. Yeme-içme alışkanlığımız, ana ocağımızdan miras kültür olsa da yanlışlar var ise eğer, onları değiştirmek ve aşmak zorundayız. Misal, yarışır gibi yemek yeme alışkanlığı… Hızlı yemek yer isek, gıdalar ağzımızda tam olarak ıslanmaz. Islanmayınca mide ve bağırsaklar için elverişli bir kıvama ulaşamaz. Bu durum, aşırı gaz ve hazımsızlığa neden olur. Lokmaları iyice çiğneyerek yavaş yemek, hepimizin alışkanlığı olmalıdır.

Laf  salatası

Yemek yerken sohbet, elbette güzel şeydir. Ama bunun da bir ölçüsü olmalıdır. Lafın dozunu kaçırıp, durmadan konuşursak hava yutmaya başlarız. Yuttuğumuz hava, gaz ve şişkinliğe neden olur. Ve çok kez şöyle sonlanır bu tür sohbetler: “ Amma da yedik ha, şiştik valla.”. Aslında yenilen pek şey olmasa da “laf salatası” ile yutulan havadır. 

Sindirim ağızda başlar. Bu, son derece önemli bir saptamadır ve akıldan hiçbir zaman çıkarılmamalıdır. Aldığımız tüm besinleri, önce ağzımızda dişlerimiz ile çiğner, tükürüğümüz ile yumuşatırız. Bu işlevleri ile diş ve ağız sağlığımız hazım için son derece önemlidir. Hazımsızlık yakınması çeken herkes önce diş ve ağız sağlığını gözden geçirmelidir. Her yemekten sonra dişlerin fırçalanması ihmal edilmemeli, çürük ya da eksik dişler onarılmalı, diş eti hastalıkları var ise uygun tedavileri yapılmalıdır.

Lokmalar iyice çiğnenerek yutulmalı, aşırı sıcak ya da soğuk yiyeceklerden kaçınılmalıdır.

Gaz ve şişkinliğin önlenmesi için öğünlerimizin düzenli olması gerekir. Hiçbir öğünü atlamamaya özen göstermeliyiz. Bu düzen, mide ve bağırsaklarımızın tahliyesini de düzenli kılar. Aksi takdirde mide ve bağırsaklarımızın boşalması gecikir. Bir yanda midemizden göğüs kafesimize yansıyan baskı, diğer yanda kabızlık ortaya çıkar. Mide ve bağırsakları görece daha yavaş çalışan şeker ve böbrek hastaları bu konuda daha da titiz olmalıdır.

Şeker hastalığı, safra kesesi hastalıkları, tiroid hormon eksiklikleri ve bazı ilaçların kullanımı, mide ve bağırsaklarda tembelliğe yol açar. Böyle durumlarda mide ve bağırsaklarınızı hareketlendirecek, lif içeriği zengin ya da posalı gıdalar tüketmeniz gerekir.

Gaz ve şişkinlik duygusu tamamen kişiseldir. Etkisi, süresi ve ortaya çıkışı kişiye göre değişir. Kimine hiç dokunmayan bir madde ya da ilaç bir başkasında şiddetli gaz krizlerine neden olabilir. Bu nedenle kişisel tecrübe büyük önem taşır. Bu nedenle herkes için ortak bir korunma listesi vermek son derece güçtür.

Hazımsızlık tanısı koymadan önce elbette mide ve bağırsaklara ait önemli hastalık olasılıklarını dışlarız. Çünkü mide ülseri, gastrit, pankreas hastalıkları, safra kesesi hastalıkları, hatta kanser,  gaz ve şişkinlik nedeni olabilir. Ayrıca bağırsaklara ait divertikül ve tümör gibi hastalıkların da dışlanması gerekir. Bunun için de tam ve sistemik bir muayene gerekir.

Kalp yetmezliği, koroner kalp hastalığı, bağırsak parazitleri, Ailevi Akdeniz Ateşi, alkol kullanımı ve gebelik, hazımsızlık yapabilen diğer nedenlerdir.

Dikkat!  Gaz ve şişkinlik ile birlikte; iştahsızlık, zayıflama, şiddetli karın ağrısı ve kansızlık gibi gelişmeler var ise ciddi bir sorun olabilir. Bu gibi durumlarda hiç zaman kaybetmeden doktorunuza başvurmanız gerekir.

Altta yatan bir hastalığın olmadığı durumlarda uygulanacak tedavi, kişiye özel olacaktır. Burada seçilecek ilaçlar, tarafımızca tayin edilecektir. Gelişigüzel ilaç kullanmak doğru değildir.

Sonuç olarak gaz ve şişkinlik ile kendini gösteren hazımsızlığı ne hafife alın ne de abartın. Ancak, 40 yaşından sonra durup dururken ortaya çıkan bir hazımsızlık son derece ciddi bir soruna işaret edebilir.

Bu nedenle 40 yaş sınırı önemlidir. 50 yaşından sonra ise detaylı araştırmalar isteriz. Bu araştırmaların en önemlileri dışkıda gizli kan, HP tayini ve endoskopidir.

Gaz, şişkinlik ve hazımsızlığa karşı son zamanlarda sık kullanılan ilaçlardan biri Domperidondur. Bu ilacın mide tahliyesi geciken hastalarda yararlı etkisi olduğuna dair yayınlar vardır. Ne var ki yaşlılarda yan etkileri yüksektir.

 

Ne yapmalıyız?

*Sigara içmeyin

*Sakız çiğnemeyin

*Yavaş yiyin

*Uykunuzu alın

 

            Şu ilaçlara dikkat!

         *Aspirin

*Tansiyon ilacı

*Romatizma ilacı

*Demir

*Doğum kontrol hapı

 

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır.Dr Tuncay Filiz 2000