|
“Sel oldu gözyaşlarım sızıntı değil
Baharda fırtına sana olan sevgim.
Kolay kolay yutulur kırıntı değil,
Yürekte hazımsızlık sana olan sevgim.
Yapmacık duygularla donatmadım hiç,
Kendimi kendime yalvartmadım hiç,
Bu yüreği böylesine ağlatmadım hiç,
Bir devrim, bir ihtilal sana olan sevgim.”
Alıntı
Yürekten de gelse, gönderme de olsa
bize lazım olan hazımsızlık değil, hoşgörü ya da toleranstır.
Küreselleşmeye damgasını vuran geleneksel hazımsızlıklar,
ideolojilere çöreklenmişlerdir. Özünde her biri toplum kökenli
siyasi hastalıklardır. Napolyon; “Bütün imparatorluklar
hazımsızlıktan ölür.” der iken, pek de haksız değildir.
Hazımsızlık, sık dile getirilen bir
yakınmadır. Günümüzde her dört kişiden biri hazımsızlık
çekmektedir. Hazımsızlık yakınmalarının çoğu mide ve
bağırsaklarımıza aittir. Gaz ve şişkinlik kesinlikle hafife
alınmamalıdır. Bunlar, son derece ciddi bir bağırsak
hastalığının habercisi olabilir. Bu nedenle tam ve sistemik bir
muayeneden geçmek gerekir.
“Karnım çok geriliyor, doktor. İki
lokma yesem davul gibi şişiyorum. Bıktım, usandım artık.”
“ Geğirsem, ya da yellensem biraz
rahatlıyorum. Ama her yerde mümkün mü?”
“ Sabah nispeten rahatım. Ama
öğleden sonra göbeğim ortaya çıkıyor. Her gören ‘hamile misin?’
diyor. Bu da beni çok üzüyor.”
“Bu gaz var ya, beni yıldırdı
gitti. Hani bir de sol omzuma ve göğsüme ağrı vurmaz mı? İşte o
zaman kalp mi diye panikliyorum.”
Bunlar hazımsızlık adına en sık
dile getirilen yakınmalardır. Bu yakınmalar günlük yaşama
yansıyarak güç ve moral kaybına neden olurlar. Karında
şişkinlik, göğüs kafesinde yarattığı baskıyla kalp hastalığı
endişesine yol açar.
Hazımsızlık bir hastalık değildir,
bir bulgudur. Tıp dilinde dispepsi olarak da bilinir. Bir
bulgu olduğu için de, altında yatabilecek ciddi bazı
hastalıklara karşı tedbirli olmak gerekir. Başta mide ve ince
bağırsaklar olmak üzere sindirim organlarının fonksiyonları
bozulmuştur.
Sindirim ağızda başlar. Besin
maddeleri, ağızda öğütülüp yumuşatıldıktan sonra mideye sevk
edilirler. Sağlıklı bir sindirim için diş ve ağız sağlığı son
derece önemlidir.
Her yemekten sonra dişler muhakkak
fırçalanmalıdır. Çürük ya da eksik dişler onarılmalıdır. Diş eti
hastalıkları tedavi edilmelidir. Lokmalar iyice çiğnenerek
yutulmalıdır. Hiçbir besin maddesi aşırı sıcak ya da aşırı soğuk
olarak tüketilmemelidir. Kusurlu diş protezleri, gaza neden
olabilir. Bu nedenle protezin tam yerine oturup oturmadığı
mutlaka kontrol edilmelidir.
Hazımsızlığın arka
planında pek çok hastalıklar yer alır. Bunların başında mide
reflüsü, gastrit, peptik ülser, on iki parmak bağırsağı
iltihabı(duodenit), mide ya da on iki parmak bağırsağı
parazitleri gelir. Diğerleri ise ilaçlar, safra kesesi-pankreas
hastalıkları, şeker hastalığı, kronik böbrek yetmezliği,
sindirim sistemi tümörleri, laktoz intoleransı ve ruhsal
sorunlardır.
Mide hastalıkları
Mideden ileri gelen
hazımsızlıkların başında Gastrit gelir. Gastrit, bir çeşit mide
enfeksiyonu yani iltihabıdır. En sık görüleni H.Pylori adı
verilen bakterinin neden olduğu enfeksiyondur. Nadiren
Giardia adı verilen parazitle birlikte olabilir.
Mide ve on iki parmak
bağırsağına ait ülserler gaz ve şişkinliğe neden olur. Bunların
da çoğunda H.Pylori bakterisi etkendir. Kesin tanı, endoskopik
tetkik ile konur.
İlaçlar
Hazımsızlığa neden olan
ilaçların başında romatizma ilaçları gelir. Aspirin, mide ve on
iki parmak bağırsağına ait kanamaların önde gelen nedenidir.
Başta eritromisin grubu olmak üzere antibiyotiklerin büyük bir
kısmı, sindirim sistemini tahriş ederler. Metronidazol de
öyledir. Kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılan Digoksin,
Teofilin grubu nefes açıcılar hazımsızlık yaparlar. Demir, B
kompleks vitaminleri ve C vitamini de hazımsızlığa yol açarlar.
Laktoz ve gluten
toleransı bozuk olanlar, ileri derecede karın şişkinliğinden
yakınırlar. Bu durumda olanlar süt ve unlu ürünlerden
sakınmalıdır.
Gebelik seyrinde gaz ve
şişkinlik sık dile getirilir. Nedeni, gebelik hormonlarının
etkisi ile bağırsak hareketlerinin yavaşlaması ve büyüyen rahmin
bağırsaklara yaptığı baskıdır. Bu durumda az ve sık aralıklarla
beslenmek, gaz yapıcı yiyeceklerden uzak kalmak gerekir.
Gaz mı kriz mi?
Hazımsızlığa neden olan sistemik
hastalıkların başında şeker hastalığı, müzmin böbrek hastalığı
ve tiroid hastalıkları gelir. Nadiren kalp-damar hastalıklarının
seyrinde hazımsızlık olabilir. Basit bir mide gazı, kalp krizine
işaret edebilir. Bu nedenle yüksek tansiyonu olanlar, kendisinde
ve ailesinde koroner damar hastalığı bulunanlar, hazımsızlığı
hafife almamalıdır.
Hazımsızlık tanısı konmadan önce
bazı laboratuar incelemeleri yapılır. Bunlar, tam kan sayımı,
dışkıda gizli kan taraması ve tüm batın ultrasonografisidir.
İhtiyaç halinde batın tomografisi ya da manyetik rezonans
istenir. Bu suretle muhtemel organ hastalıkları dışlanır. Tüm
bulgular “normal” ise fonksiyonel hazımsızlıktan söz edilir.
Hazımsızlığın takip ve tedavisinde
yaş, çok önemlidir. Genç yaşlar için rahat olmak mümkündür.
Ancak 45 yaş sonrası için son derece uyanık ve dikkatli olmak
gerekir. Çünkü bu yaştan sonra başlayan hazımsızlık, kanserden
ileri gelebilir.
Hava yutmayın!
Konuşurken hepimiz
hava yutarız. Ancak bu, sıkıntı verecek miktarda değildir. Aşırı
hava yutulması mide gazına neden olur. Sigara içenler, sakız
çiğneyenler ve hızlı yemek yiyenler fazla hava yutarlar.
Gaz, esas olarak
kalın bağırsakta oluşmaktadır. Buradaki bakteriler,
karbonhidratları parçalar ve sindirime elverişli bir hale
getirirler.
Sebze, meyve,
fasulye, nohut ve bezelye en çok gaza neden olan gıdalardır.
Aç yatın!
Asla tok karına yatmayın. Bunun
için de akşam yemeklerinizi son derece hafif ve erken yiyin.
Yatmadan 2 saat öncesine hiçbir gıda almayın. Yatağınızın
başucunu ya da yastığınızı yükseltin.
Asitli içecekler içmeyin. Kola,
kahve ve çikolata tüketimini azaltın. Acı ve baharatlı
gıdalardan uzak durun. Sigara içmeyin. Alkol kullanmayın.
Yemek yerken aşırı yüklenmeyin.
Ölçülü olun. Az ama sık aralıklarla beslenmeyi alışkanlık
edinin.
Sıkı giysilerden uzak durun. Dar
pantolon ya da dar etekten vazgeçin. Belinizi sıkan kemeri
gevşetin ya da kemer kullanmayın. Korse kullanmayı bırakın.
Sürekli oturmayın, hareket edin.
Aşırı kilolarınız var ise onlardan kurtulun. Spor yapın.
Dikkat!
Hazımsızlıkla birlikte olan bazı
yakınmalar son derece önemlidir. Bunlar; kusma, şiddetli
ağrı, dışkıda kan, kilo kaybı, kansızlık, yutma güçlüğüdür.
Her biri için, ciddi takip ve araştırma şarttır.
Hazımsızlığı önlemek için ilk
yapacağınız iş, yeme içme alışkanlığınızı ve kullandığınız
ilaçları gözden geçirmektir. İlaçların olası yan etkilerine
karşı doktorunuzdan görüş alın. Kendi tecrübenizle size
dokunduğunu tespit ettiğiniz gıdaları azaltın ya da tamamen terk
edin. Asla tavsiye ile ilaç kullanmayın!
Hazımsızlığı gidermek amacıyla mide
asit salgısını azaltan ya da bloke eden ilaçlar önerebiliriz.
Eğer HP bakterisi var ise onu tedavi edecek antibiyotikler
kullanırız.
Öte yandan mide boşalmasını
hızlandıran ilaçlar da önerebiliriz. İhtiyaç halinde depresyona
karşı ilaçlar kullanırız. Sırf depresyon tedavisi ile tamamen
düzelen olgular az değildir.
Gaz ve şişkinlik yapan ilaçlar
*Romatizma ilaçları
*Kortizon
*Teofilin grubu nefes açıcılar
*Tansiyon ilaçları
*Demir
*Vitamin hapları
Gaz yapan besinler
*Süt ve süt ürünleri
*Baklagiller, bulgur, yulaf, kepek
*Patlıcan, lahana, mısır, şalgam
*Muz, elma, portakal
Ne yapmalıyız?
*Lokmalarını iyi çiğne
*Az ve sık aralıklarla beslen
*Kahve, kola, asitli içecekleri
azalt
*Kabuklu meyvelerden uzak dur
*Yağı azalt
*Sigarayı bırak
*Alkolü azalt
*Dar giysiler giyme
|