Ana SayfaTuncay FilizSağlıkLinklerKatılımcılarımızArşivİletişim      



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hematüri ikazdır!

         04.03.2008

“Gündüze alışan renkler,

Her gece perişan renkler.

Eşyada bakış mısınız,

Zamanda akış mısınız,

Gözümde hatıralar mı?

Yekpare varlığımı

Siz misiniz parçalayan,

Farksız kırık aynalardan?”

Cahit Sıtkı Tarancı böyle sesleniyor renklere. Gece bir türlü, gündüz başka türlü olan renklere…

Keşke renk değiştirmek; renkten renge girmek, rengarenk olmak anlamına gelseydi. Ne var ki öyle değil. Şimdi var ya renk değiştirmek; ayrılık, ayrıcalık ve aykırılığa dair ne var ise onları betimlemek oldu.

Bilen çok iyi bilir, farklılıklardır insanca yaşamın asil renkleri. Gök kuşağı kadar alımlı, güneş kadar şefkatli, yağmur kadar merhametlidir farklılıklar. Ayrı gayrı bilmedikleri için gök gürülder gibi kükremez, yer sarsar gibi silkelemez ama dostça fısıldar ve kucaklarlar.

Herkesçe malum; hüzünlendiren her acı ayrılıklardan ötürüdür. Din, dil, ırk, cinsiyet, kültür adına akan göz yaşları, hepsi ayrılıkların tarihidir.

Farklılıkları korumak ama ayrılıkları gidermek gerek. Marazdandır renk değiştirmek! Dikkat! İster kültürden, isterse bedenden, o bir ikazdır. İdrarda renk değişimi de aynen öyledir.

         Hematüri, idrarda kan görülmesi demektir. Çıplak gözle bariz bir şekilde görüldüğü gibi, laboratuar koşullarında mikroskop altında görülebilir ya da duyarlı çubuklar (dipstikler) ile kanıtlanabilir.

Çıplak gözle görülen şekline makroskopik hematüri, mikroskop altında görülen şekline ise mikroskopik hematüri adı verilir. İkincisi tesadüfen, rutin bir idrar analizi ile ortaya çıkabilir.

İdrarın normal rengi, saman sarısıdır. İdrara karışan kanın oluşturduğu renk, kanama nedenleri ve miktarına göre değişik görünümler oluşturur. Kahverengi idrar, pembe idrar, koyu sarı idrar, kola renginde idrar, siyah idrar, bariz kan gibi.

Ancak, idrarın her kırmızı rengi, kan anlamına gelmez. Pek çok ilaç, yiyecek ve içecekler idrarın rengini kırmızıya dönüştürebilirler. Şalgam, kırmızı biber, pancar, böğürtlen, idrar rengini pembe-kırmızı karışımı bir renge çevirebilirler. İlaçlar da öyledir. İdrarın rengini kırmızıya boyayan ilaçların başında Rifadin, Metronidazole, Fenitoin grubu ilaçlar gelir. Bir demir metabolizması bozukluğu olan Porfifira hastalığında da idrar rengi kırmızı olabilir. Bu tür kuşkulu durumlar, laboratuar testleri ile açığa kavuşturulur.

Eritrosit, alyuvar yani kırmızı kan hücresi demektir. Normal bir erişkinde 24 saat içinde idrarda 100’den fazla eritrosit atılır. Pratik test çubuğu (Dipstik) ile alınan sonuç negatif ise idrarda kanama yok demektir. Dipstik, 1-2 eritrositin bile varlığına duyarlıdır. Eğer sonuç pozitifse bu, mutlak kanamaya işarettir. Bu durumda idrarın mikroskopik tetkikini isteriz.

Mikroskobik olarak idrarda 0-3 arasında eritrosit normal kabul edilir. Bu sayının üstü ise hematüri olarak kabul edilir. Bazı yerlerde 4’ün üstü hematüri olarak kabul edilir.

Kadınlarda periyodik olarak görülen hematürilerin, adetler ile bağlantısı olabilir. Böyle durumlarda hematüri, endometriois denilen bir rahatsızlıktan kaynaklanıyor olabilir. Bu, rahim dokusunun idrar kanallarında da yerleşmesinden ileri gelen bir kanama demektir.

Nefrit

Böbrek kaynaklı ve mesane kaynaklı kanamaların kendilerine özel bulguları vardır. Böbrek kaynaklı kanamalarda idrar rengi koyudur. Çok kişi tarafından kahverengi ya da kola renginde idrar diye tanımlanır. Bu arada idrarda atılan protein oranı da yüksektir. Kırmızı kan hücreleri deformedir ve bir araya gelip kümeler oluşturmuşlardır. Yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine ait bulgular da vardır. Bu tablo ile kendini gösteren hastalığa Glomerulonefrit adı verilir.

İdrardaki kanamanın kaynağını tespit amacıyla idrarı 3 ayrı tüp ile alıp test etmek, yararlı ipuçları verir. Bu yöntem; ilk, orta ve son idrar örneklerini incelemektir. Üç tüpte de aynı renk görülürse kanamanın böbreğe, yalnızca ilk tüpte renk değişikliği var ise mesane sonrasına ait olabileceği düşünülür.

Hematüri ilk kez ortaya çıkmış ve başkaca bir bulgu yok ise, idrar tahlilini birkaç gün ara ile tekrar ederiz. Gençlerde hiçbir nedene bağlanamayan geçici hematürilere sık rastlarız. O yüzden hemen panik yapmaya gerek yoktur. Farkına varılmayan bir travma ya da egzersiz bu durumdan sorumlu olabilir. Yüzme, koşu, tenis, en sık hematüriye neden olabilecek spor türleridir.

Yaşlılarda ise geçici bile olsa hiçbir hematüri, asla hafife alınmaz. Son derece ciddi bir takip ve tetkik gerekir. Ne şekilde olursa olsun, muhtemel bir kanser riski mutlaka dışlanır. Bunun için rutin araştırmaların yanı sıra ultrasonografi ve sistoskopi yapılır.

Polikistik böbrek hastalarında hematüri görülebilir. Polikisitk böbrek hastalarında bu oran, %25’lere kadar ulaşır. Böbreklerde sessiz taş, sürekli mikroskopik hematüri nedeni olabilir.

Streptokok bakterilerinin neden olduğu bir üst solunum yolu enfeksiyonu ya da yine ayni bakterilerin neden olduğu bir deri enfeksiyonundan birkaç hafta sonra nefrit gelişebilir. Bu ise hematüri ve hipertansiyona yol açar. Bu nedenle bu tür enfeksiyonlardan sonra tedbirli olmak gerekir.

Virüs enfeksiyonlarından 1-2 gün sonra idrarda kan görülebilir. Enfeksiyon bitince hematüri de kaybolur.

Kanama nedenleri

         *Taş

         *İltihap

*Travma

*Kan hastalıkları

*İlaç

*Tümör

 
                                                                                     Sayfa Başı                    Ana Sayfa