Dr Tuncay Filiz  l  Sağlık  Recete  l  Katılımcılarımız  l  Pozitif Köşe Linkler  l İletişim

 

Arşiv

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Herşey Öyle Yeni ki!(Dr. Levent Bilgin)

     Yazarın Diğer Yazıları

            

  Sevgili.......!!!

  2001 yılını idrak ettik birlikte...
  İlk bakışta pek yanlış değil. Öyle ya.., dünyamızın yaşı 4,6 milyar yıl olarak tahmin ediliyor.Böyle bir zaman parçasını insanin kafasında canlandırması bile zor. Ama evren ve kökenlerimizle ilgili rakamları ancak söyleyebiliyoruz.Tam anlamıyla kavramak mümkün değil.Ya da benim gibi basit insanlar için değil.Eh, 4,6 milyar yaşında olduğuna göre dünyamız oldukça yaşlı sayılır.A.B.D. uyruklu biyokimya profesörü Margareth Dayhoff , bundan 750 milyon yıl önce,hem bütün omurgalıların,hem de böceklerin ortak atası olan bir canlı yaşadığını ileri sürmektedir.
  Yine Amerikalı olan paleoantropolog Mary Leaky , Tanzanya'nın kuzeyinde 3,6 milyon yıl önce patlamış bir yanardağından püsküren lavların arasında, rastlanan ayak izinin ilk insana ait olduğunu ileri sürüyor.
  Tartışmayı bırakalım. Gezegenimiz de, biz de pek yaşlıyız. Ama Sevgili,geçenlerde Umur TALU'nun köşesinde okuduğum bir konu geçenlerdeki Cumhuriyet Bilim Teknik ekinde de yayınlanıyordu.Dünyamızın da bizim de bu denli yaşlı olmamıza karşın,hersey öylesine yeni ki...
  Düşünsene ilk buğday,yani büyük tarım devrimi bundan yalnızca 10-11 bin yıl önce,hemde Anadolu'nun güneydoğusunda meydana gelmiş. Demek ki, yaşlı insan,su buğday ile tanışmak için 3,6 milyon eksi 10 bin yıl
beklemiş.
  Ya yazıya ne demeli ? Tarımın başlamasından sonra ortaya çıkan kayıt tutma gereği yazı en ilkel şekliyle ilgili en eski bulgu İ.O. 4 bin yılına dayanıyor.
  Her sey ne kadar yeni degil mi Sevgili ?
  İstersen , insanin tarihini bir yila indirgeyelim ve söyle bir bakalım.
  Sevgili , tarım devrimi bu bir yıllık zamanın son gününde meydana gelmiştir.Yazinin ortaya çıkısı ise,o son günün öğleden sonrası,İsa'nin doğumu,Muslumanligin daha sonra ortaya çıkışı, hep o koskoca bir yılın son gününün akşam üzerinde  olmuş şeylerdir. Hele hele buhar makinesinin çıkışı,elektrigin bulunuşu,daha sonra otomobil,uçak,atom çekirdeğinin parçalanması , bilgisayar vb. herşey son bir saatin birkaç dakikasının olayıdır.
  İnsanoğlunun 3,6 milyonluk tarihini bir yila sığdırdığında ,o bir yilin tümünü insan yada hayvan gücü hiziyla gecirmissekte , o hizdan once 60 kilometreye çıkılması, sonra ses hızının asilmasi son birkac dakikaya sığmıştır. Sana herşeyin ne kadar yeni oldugunu neden anlatıyorum dersen, insanlığın geleceğinin nasil parlak olduğunu ve gelişmenin ne denli büyük bir hiza ulaştığını göstermek icin. Geçmişe gömülmenin bir anlamı yok,tum tarihi boyunca aclikla savaşmış olan insanoğlu,2000'lerin hemen ilk birkac yilinda bu tehlikeyi de , en az gelişmişler icin bile,tarihe gömecek.Artik tarim ürünlerinin artırma hızı olanağı insan nüfusunun artisinin hizini gecti.
'  Bütün bunlardan sana ne ! Daha ne kadar zamanin kaldi ?' deme. Onlari göremeyecek bile olsam,o guzel gunlere insanlığın kollektif umudunu ben de içimde taşıyorum. Bu da yaşamı daha güzel,daha anlamli ve daha yaşanılır kılıyor...'
  Işık ve sevgiyle...
 

 
Her Hakkı Saklıdır.Dr Tuncay Filiz 2000