|
Algılama, algıladığı ile bağıntı kurabilme, kurulan bağlar ile
çözümler ve çözümlerden, yeniden çözümler üretebilme
Yaşamın insanca üretkenliğinde öne çıkan sorunlar, zekanın etken
olduğu zihinsel performansla aşılmaya çalışılır. Performans, süreç
içinde öz güvenimiz olur.
Özgüven, zekada özgürlük arar. Çünkü, cehalete ve ilkele köle olmayı
ret eder. Tüm insanlar ve insanlığın mutluğu için, "evrensel zeka"
gerçeğine koşar adımlarla gider.
Ama o, hele bir düşmeye görsün. Çoğumuzun aklını başından alır.
"Neler oluyor bana doktor?.. Şip şak karar verdiğim sorunlara
takılır oldum.. Ne bir fikir üretebiliyor ne de bir konuda akıl
verebiliyorum.. Suskun kalmayı içime sindiremiyorum..."
"Bulmaca çözmek benim işimdi... Şimdi elimde kalem, uyuklamaya
başladım."
"Kitap kurdu gibiydim... Öylesine keyifle ve hızla okurdum ki şimdi
birkaç sayfayı bile anlamada zorlanıyorum.Ne oluyor bana? "
İşte bu tür yakınmalar ile dile gelmeye başlar entellektüel
performansın grafiğindeki aşağı kaymalar.
Tiroid bezinin çalışmasındaki yetersizlik hipotiroidi olarak
adlandırılır tıbbi literatürde.
Hipotiroidi ile dile gelen zeka donukluğu daha 1874 yılında zihinsel
durgunluk olarak tanımlanmıştır.
Dünyada
en sık görülen
Hipotiroidi dünyada en sık görülen hormon eksikliği ile
karakterize bir hastalık türüdür. Gözden kaçmadığı sürece de
tedavisiyle oldukça yüz güldürücü sonuçlar alınan bir hastalıktır.
Hipotiroidi doğuştan ya da yaşamın ileri dönemlerinde sonradan ortaya
çıkabilir. Doğuştan olan şekli erken tanınıp tedavi edilmezse zeka
düşüklüğü, kısa boy ve sağırlık ile karakterize bir gelişme geriliği
ortaya çıkar. Bu,hipotiroidi sonucu ortaya çıkan bir çeşit cücelik
durumudur.
Çocukları iyi gözleyin
Doğuştan olan şekli hafif ise gözden kaçabilir. Ancak delikanlılık
yada genç kızlık çağında akranlarına göre gelişmenin geri kalması en
tipik bulgusudur. Bu süreçte eğitimde zorlanma, nedeni izah edilemeyen
kansızlık ve kalıcı dişlerin çıkmasında gecikme bir uyarı olmalıdır.
Sonradan gelişen hipotiroidi kadınlarda erkeklerden yedi kat daha sık
görülür. Özellikle orta yaşlardan sonra görülme sıklığı artar. Tiroid
bezinin müzminleşmiş iltihabi hastalıkları en sık görülen türüdür. Bu
Hashimato hastalığı olarak da tanımlanır.
Kanda mevcut tiroid otoantikorlarının (Anti T,Anti M) gösterilmesiyle
kesin tanı konur. Burada ailesel bir geçiş (kalıtım) olduğu
kanıtlanmıştır. Bu yönüyle dikkatli olmak, ailede bu tür rahatsızlığın
varlığı halinde diğer fertlerde de ortaya çıkabileceğini düşünmek
gerekir.
Hipotiroidinin tüm dünyada en sık görülen nedeni gıdalarla alınan iyod
eksikliğidir.
Belirtileri
Hipotiroidinin zihinsel performansta düşme ve hafıza bozukluğu yanı
sıra en sık görülen belirtileri şunlardır: Halsizlik, soğuğa karşı
dayanıksızlık ve üşüme, kabızlık, dengesizlik, kas krampları, deri
kuruluğu, göz altlarında torba şeklinde şişmeler, horlama, kilo alma,
guatr, nabız sayısında azalma, adet düzensizlikleri
Laboratuar tetkikleri ile kanda Tiroksin (T4) düşüklüğü yanı sıra en
sık tespit edilen diğer bulgular yüksek kolesterol,kansızlık ve sodyum
düşüklüğüdür.
Eğer ağır hipotiroidi mevcut olup da tedavi edilmez ve kendi haline
bırakılırsa ne olur?
Böyle durumlarda kalp yetmezliği gelişebilir. Çok ciddi ruhsal
hastalıklar ortaya çıkabilir. Sonuçta kişi komaya kadar gidebilir.
Bu ciddi tablo tıbbi literatürde Miksödem olarak tanımlanır.
Tedavi
Tedavinin aslı Tiroksin adı verilen hormonun yerine konmasıdır.
Ancak,bu tedavi başlı başına bir incelik ve ustalık gerektirir.
Herkes için ortak bir tedavi planından söz etmek olanaksızdır. İlacın
dozu kişin toleransına göre ayarlanır. Bu ilacı kullanırken hiç
istenmediği halde mevcut durumun tam tersi olan hipertiroidi (aşırı
hormon yükleme ) durumu ortaya çıkabilir. Bu durum toksik (zehirli)
hipertiroidi olarak da tanımlanır.
Çok küçük dozlarda tiroid hormonu bile kemiklerin yoğunluğunda
azalmaya neden olabilir.
Bu durum da artık hepimizin öğrendiği Osteoporoza zemin hazırlar.
Osteoporoz'un sonucu da erken kemik kırıklarıdır.
Kalp
hastaları dikkat!
Yine tiroid hormonu, kalp ritmini bozarak, çok şiddetli çarpıntılara
neden olabilir. Bunun en sık ve tehlikeli olan şekli, kalp
kulakçıklarındaki normal kasılmaların iflas edip titreşime geçmesidir
ki bu , tıbbi literatürde atrial fibrilasyon adını verdiğimiz riskli
bir aritmi türüdür.
Koroner kalp hastalıklarında da tiroksin tedavisi, hastalığı daha
şiddetli bir duruma sokabilir.
Ağızdan alınan demir,kalsiyum,çeşitli mineral tabletleri, mide
yanmaları için kullanılan alüminyum hidroksitli ilaçlar, soya ve lifli
gıdalar bağırsaklarımızdan tiroksin emilimini engellerler.Böylece,
"ilacın yanında mineral alayım da daha da kuvvetleneyim" türünden
yaklaşımlar ,tedavideki onca çabamızı boşa çıkarabilir.
İşte bu nedenler ile, tiroksin hormonunu yerine koyma tedavisi rasgele
uygulanacak yada hafife alınacak bir tedavi değildir.İlaç mutlaka
doktorunuzun kontrol ve önerileri çerçevesinde alınmalıdır.
Nasıl
tanı konur?
Serum tirotropin(TSH) ve serbest Tiroxin(sT4) ölçümleriyle kesin
tanı konur. Ancak,sara (epilepsi) için ilaç kullananlarda (Epdantoin
ve Tegretol gibi) bu ölçümler beklenen değerlerden daha düşük
çıkabilir. Bu yüzden hastanın ayrıntılı bir öyküsü ve kullandığı
ilaçların göz önüne alınması gerekir.
Hipotiroidi nedenleri
*Doğuştan
*Tiroid bezinin iltihabi hastalıkları
*Guatr ameliyatları sonrası
*Radyoaktif iyod tedavisi sonrası
*Hipofiz bezine ait tümör ve hastalıklar
*Kafa travmaları
*İlaçlar:Kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılan Amiodaron,psikolojik
hastalıkların tedavisinde kullanılan Lityum,AIDS tedavisinde
kullanılan Stavudin gibi
*Kanser yayılmaları
*Sarkoidoz adı verilen kas dokusu hastalığı
Tiroid bezi nedir?
Vücudumuzda hormon salgılayan bezlerin en büyüğüdür. Başlıca işlevi
tiroid hormonlarının salgılanmasıdır. Boynumuzun ön tarafında ,hava
yolumuzun hemen başlangıcında yaklaşık 15 gram ağırlığında ,sağ ve
sol, her biri ortalama 3 cm boyutlarında iki lobu olan bir
bezdir.Normalden büyümüş olan şekline guatr adı verilir.

|