|
Yine,
Yeni, Yeniden Merhaba Dostlarım,
Yazıma
bulunduğum ortamı anlatarak başlamak istiyorum bu
defa; fonda "Eagles" ve "Hotel
California"sı,yanı başımda sürekli sorduğu
sorularla beni tuşa getiren yedi yaşındaki
velet,oğlum Soner ve kafasını dizlerime da- yamış
arada bir ıslak burnuyla kendini bana hatırlatıp
gıdığından sevdirmeye çalışan köpeğimiz Richie,sarı loş bir ışık, olmazsa olmaz sigaramın
dumanı ve sizler...
Hayat
aslında isteyene inanılmaz keyifler sunuyor.Küçük
şeylerle mutlu olabilmesini bilene, bir kahkahayı
gözyaşlarıyla süsleyebilene, yaşadıkları ne
olursa olsun yarına dair umut besleyene, paylaşabilene
ve hayal kur- maktan vazgeçmeyene hayat, dünyadaki
cenneti seriyor ayaklarının di- bine.
Bu
hafta sonumun tamamını sevdiğim ve bana keyif
veren uğraşlarıma ayırdım.Evdeki işleri salladım,sağa
sola koşturmadım,bir şeylere yetişe- cekmişim
telaşını Cuma gecesi dışarıda bıraktım, canımız
ne zaman neyi isterse onu yaptık.Oyunlar oynadık,olmadık
saatte yattık,olmadık saatte kalktık, olmadık
saatte yemek yedik, üstelik bir hevesle yer sofrasında,
soğuğa aldırmadan balkona çıktık ve gökyüzüne
mesajlar yolladık.Kitap okuduk ve okuduklarımızı
oyunlaştırdık,sonra müzikal yıldızlarına taş
çı- kartırcasına çalan müzikle dans ettik,Richie
bile dansımıza eşlik etti kuy- ruğu ve havlamasıyla.
Meğer
ne kadar çok ihmal etmişiz
kendimizi,birbirimizi...Günlük hayatın,
nedense,olması gerek uğraşlarının bizleri ne
kadar çok biz olmaktan u- zaklaştırdığını,yabancılaştırdığını
fark ettim.Sadece iki günü bile diledi- ğimizce,kurallardan
uzak yaşamanın nasıl da enerji verdiğini gördüm.Oğlumla
beraber pamuk helvayı her tarafımıza bulaştırarak
yerken,köpeğimle yerlerde yuvarlanırken,çiçeklerimi
sulayıp onlarla konuşurken ki aldığım keyfi
unutmuşum meğer.Bu hafta sonu hatırladım yeniden
hepsini ve ha- yat adına,yarınlar adına verdiğimiz
mücadelenin bizleri nasıl bir kurumaya götürdüğüne
bir kez daha tanık oldum.
Hedeflerimizi
doğru belirliyor muyuz?Yoksa bize verilen,dikte
ettirilen he- deflere mi yol alıyoruz?Büyük
mutlulukların küçük şeylerde, çok kısa bir
anda saklı olduğunu nasıl da unutturuyoruz
kendimize.Hırslarımıza kurban ediyoruz tüm güzellikleri
ve kaybettiklerimizin farkına vardığımızda iş
işten geçmiş oluyor ne yazık ki...
Yaşamımızda
asla terk etmemiz gerekenler;neye ya da kime olursa
olsun ama illa da bir sevda,bir yudum suyun ferahlığı,doğan
güneş kadar batan güneşin güzelliklerini de görebilecek
yüreğimizin gözleri,paylaşmak ve hayal etmektir
dostlarım.Haydi kaldığımız yerden yaşamı
yakalayalım yine
Avuçlarımızın
içine alalım ve sımsıkı kavrayalım.Bize
verilmeye çalışılanlar yerine güzellikler ve doğrular
için mücadele edelim.İyiyi, doğruyu,güzeli
bulmak ve savunmak göründüğü kadar zor değil.Hangimiz
meyve verme- yen bir ağaç olmak ister zamanla;gölgesinde
aşıkların buluştuğu, dalların- da salıncaklar
kurulan ve çocukların şen kahkahalarının
yuvalarında şakı- yan kuşların cıvıltılarına
karıştığı bir ağaç olmak dururken???
Sevgiyi
içimde hissettiğim, koşullarımız farklı olsa
da hepimizin aslında eşit olduğunu bildiğim,paylaşımın,uzanan
sıcak bir dost elinin herşey demek olduğunu bildiğim
sürece doğru yolda olduğumdan emin olacağım.Bir de
bir yerlerde birileri aç yatarken, üşürken, ağlarken
ben de aç yatıp, üşüyüp, ağlayabiliyorsam
ve ben acılara nasıl merhem olabilirimi, nasıl
kendi gelişimimin herkesin gelişimi, kendi
huzurumun herkesin huzuru olabileceğinin yolunu hala
arıyorsam, ben yerine biz diyebiliyorsam...Büyük
mutluluklar ararken yanımdan geçip giden küçük ama
gerçek mutlulukların olduğunu farkedip
orada durabiliyorsam...Aynadaki aksimle hala yüzleşebiliyorsam...
Hayatımızda
elbette ki kurallar olacak, ancak bu kurallar sağ
kalmak adına değil birlikte doğruyu bulmak adına
olmalı.Hayatımızda elbette ki bir mü- cadele
olacak,ancak bu mücadele güzellikleri tüketmek için
değil güzellikleri yaratmak adına olmalı.Hayatımızda
elbette ki acılar,yoksunluklar olacak,ancak onların
bize verilen değerleri hatırlatmak adına olduğunu
bilecek ve hayata daha sıkı sarılacağız.Neyi
ne kadar başardığımızdan ziyade elde
ettiklerimizden "kim, ne kadar fayda sağlayabiliyor?"
un sorgulamasını sürdürdüğümüz ve kısır çekişmeler
yerine iç hesaplaşmayı yeğ tuttuğumuz sürece
hayatın anlamını ifade eden "BİZ"
olgusunu yakalayacağımızı biliyorum.
Haydi
bu hafta kendimiz ama sadece kendimiz için bir şey
yapalım ve küçücük bir anda yakaladığımız mutluluğu
etrafımızdakilerle paylaşalım.Gözlerde
yakalayacağımız ışık bahse girerim bize gerçek
mutluluğu tattıracaktır.İçimizdeki çocuğu
özgür bırakalım ve koşalım.Çekişmelerden ve
kör bencillikten uzaklaştıkça,hengameden koptukça,
sadece doğru ve güzel olanı yakalamak için çabaladıkça
bize vaad edilen toprakların aslında bize ne kadar
yakın olduğunu keşfedeceğiz.Cennet içimizde
saklı,onu bulup ortaya çıkartacağımız anı
bekliyor.Çıkartalım cennetimizi dışarıya ve su-
nalım tüm ihtiyacı olanlara .Ortak cenneti
yarattığımızda da,gerçek huzuru bulacağımıza
inanıyorum.
Bu
hafta sonu,ben olduğumda ve beni paylaştığımda,
oğlumun gözlerinde yakaladığım pırıltıyı
sizlere yolluyorum satırlarımla; içimizdeki çocuğa
ışık tutsun ve küçük ama gerçek mutluluğu
sunsun diye...
Hepiniz
sevgiyle ve sağlıcakla kalın dostlarım.
G.Neşe
Alphan
|