Dr Tuncay Filiz  l  Sağlık  Recete  l  Katılımcılarımız  l  Pozitif Köşe Linkler  l İletişim

 

Arşiv

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İçimizdeki Çocuk (Neşe Ülkü)

         Yazarın Diğer Yazıları

Yine, Yeni, Yeniden Merhaba Dostlarım,

 

Yazıma bulunduğum ortamı anlatarak başlamak istiyorum bu defa; fonda "Eagles" ve "Hotel California"sı,yanı başımda sürekli sorduğu sorularla beni tuşa getiren yedi yaşındaki velet,oğlum Soner ve kafasını dizlerime da- yamış arada bir ıslak burnuyla kendini bana hatırlatıp gıdığından sevdirmeye çalışan köpeğimiz Richie,sarı loş bir ışık, olmazsa olmaz sigaramın dumanı ve sizler...

 

Hayat aslında isteyene inanılmaz keyifler sunuyor.Küçük şeylerle mutlu olabilmesini bilene, bir kahkahayı gözyaşlarıyla süsleyebilene, yaşadıkları ne olursa olsun yarına dair umut besleyene, paylaşabilene ve hayal kur- maktan vazgeçmeyene hayat, dünyadaki cenneti seriyor ayaklarının di- bine.

 

Bu hafta sonumun tamamını sevdiğim ve bana keyif veren uğraşlarıma ayırdım.Evdeki işleri salladım,sağa sola koşturmadım,bir şeylere yetişe- cekmişim telaşını Cuma gecesi dışarıda bıraktım, canımız ne zaman neyi isterse onu yaptık.Oyunlar oynadık,olmadık saatte yattık,olmadık saatte kalktık, olmadık saatte yemek yedik, üstelik bir hevesle yer sofrasında, soğuğa aldırmadan balkona çıktık ve gökyüzüne mesajlar yolladık.Kitap okuduk ve okuduklarımızı oyunlaştırdık,sonra müzikal yıldızlarına taş çı- kartırcasına çalan müzikle dans ettik,Richie bile dansımıza eşlik etti kuy- ruğu ve havlamasıyla.

 

Meğer ne kadar çok ihmal etmişiz kendimizi,birbirimizi...Günlük hayatın, nedense,olması gerek uğraşlarının bizleri ne kadar çok biz olmaktan u- zaklaştırdığını,yabancılaştırdığını fark ettim.Sadece iki günü bile diledi- ğimizce,kurallardan uzak yaşamanın nasıl da enerji verdiğini gördüm.Oğlumla beraber pamuk helvayı her tarafımıza bulaştırarak yerken,köpeğimle yerlerde yuvarlanırken,çiçeklerimi sulayıp onlarla konuşurken ki aldığım keyfi unutmuşum meğer.Bu hafta sonu hatırladım yeniden hepsini ve ha- yat adına,yarınlar adına verdiğimiz mücadelenin bizleri nasıl bir kurumaya götürdüğüne bir kez daha tanık oldum.

 

Hedeflerimizi doğru belirliyor muyuz?Yoksa bize verilen,dikte ettirilen he- deflere mi yol alıyoruz?Büyük mutlulukların küçük şeylerde, çok kısa bir anda saklı olduğunu nasıl da unutturuyoruz kendimize.Hırslarımıza kurban ediyoruz tüm güzellikleri ve kaybettiklerimizin farkına vardığımızda iş işten geçmiş oluyor ne yazık ki...

 

Yaşamımızda asla terk etmemiz gerekenler;neye ya da kime olursa olsun ama illa da bir sevda,bir yudum suyun ferahlığı,doğan güneş kadar batan güneşin güzelliklerini de görebilecek yüreğimizin gözleri,paylaşmak ve hayal etmektir dostlarım.Haydi kaldığımız yerden yaşamı yakalayalım yine

Avuçlarımızın içine alalım ve sımsıkı kavrayalım.Bize verilmeye çalışılanlar yerine güzellikler ve doğrular için mücadele edelim.İyiyi, doğruyu,güzeli bulmak ve savunmak göründüğü kadar zor değil.Hangimiz meyve verme- yen bir ağaç olmak ister zamanla;gölgesinde aşıkların buluştuğu, dalların- da salıncaklar kurulan ve çocukların şen kahkahalarının yuvalarında şakı- yan kuşların cıvıltılarına karıştığı bir ağaç olmak dururken???

 

Sevgiyi içimde hissettiğim, koşullarımız farklı olsa da hepimizin aslında eşit olduğunu bildiğim,paylaşımın,uzanan sıcak bir dost elinin herşey demek olduğunu bildiğim sürece doğru yolda olduğumdan emin olacağım.Bir de bir yerlerde birileri aç yatarken, üşürken, ağlarken ben de aç yatıp, üşüyüp, ağlayabiliyorsam  ve ben acılara nasıl merhem olabilirimi, nasıl kendi gelişimimin herkesin gelişimi, kendi huzurumun herkesin huzuru olabileceğinin yolunu hala arıyorsam, ben yerine biz diyebiliyorsam...Büyük mutluluklar ararken yanımdan geçip giden küçük ama gerçek mutlulukların olduğunu farkedip orada durabiliyorsam...Aynadaki aksimle hala yüzleşebiliyorsam...

 

Hayatımızda elbette ki kurallar olacak, ancak bu kurallar sağ kalmak adına değil birlikte doğruyu bulmak adına olmalı.Hayatımızda elbette ki bir mü- cadele olacak,ancak bu mücadele güzellikleri tüketmek için değil güzellikleri yaratmak adına olmalı.Hayatımızda elbette ki acılar,yoksunluklar olacak,ancak onların bize verilen değerleri hatırlatmak adına olduğunu bilecek ve hayata daha sıkı sarılacağız.Neyi ne kadar başardığımızdan ziyade elde ettiklerimizden "kim, ne kadar fayda sağlayabiliyor?" un sorgulamasını sürdürdüğümüz ve kısır çekişmeler yerine iç hesaplaşmayı yeğ tuttuğumuz sürece hayatın anlamını ifade eden "BİZ" olgusunu yakalayacağımızı biliyorum.

 

Haydi bu hafta kendimiz ama sadece kendimiz için bir şey yapalım ve küçücük bir anda yakaladığımız mutluluğu etrafımızdakilerle paylaşalım.Gözlerde yakalayacağımız ışık bahse girerim bize gerçek mutluluğu tattıracaktır.İçimizdeki çocuğu özgür bırakalım ve koşalım.Çekişmelerden ve kör bencillikten uzaklaştıkça,hengameden koptukça, sadece doğru ve güzel olanı yakalamak için çabaladıkça bize vaad edilen toprakların aslında bize ne kadar yakın olduğunu keşfedeceğiz.Cennet içimizde saklı,onu bulup ortaya çıkartacağımız anı bekliyor.Çıkartalım cennetimizi dışarıya ve su- nalım tüm ihtiyacı olanlara .Ortak cenneti yarattığımızda da,gerçek huzuru bulacağımıza inanıyorum.

 

Bu hafta sonu,ben olduğumda ve beni paylaştığımda, oğlumun gözlerinde yakaladığım pırıltıyı sizlere yolluyorum satırlarımla; içimizdeki çocuğa ışık tutsun ve küçük ama gerçek mutluluğu sunsun diye...

 

Hepiniz sevgiyle ve sağlıcakla kalın dostlarım.

 

G.Neşe Alphan

 

 
Her Hakkı Saklıdır.Dr Tuncay Filiz 2000