|
|
|
Kalp
krizi kader değildir.
|
|
“Biri, saksımızı çiğneyip gitti.
Biri, duvarları yıktı,
Camları kırdı.
Fırtına gelip aramıza serildi.
Biri, milyon kere çoğaltıp hüzünleri
Her şeyi kötüledi
Biri şarabımızı döktü,
Soğanımızı çaldı.
Biri, hiç yoktan vurdu,
Kafeste garip kuşumuzu!
Ciğerim yanıyor,
Yüreğim kanıyor...
Solmasaydı gülümüz böyle!.
Birer tomurcuktuk hayatın kollarında.
Birer çiğ damlasıydık,
Bahar sabahında,
Gül yaprağında...
Dedim ya,
Hiç yoktan susturuldu şarkımız!
Yüreğim kanıyor,
Yüreğim kanıyor...” Yusuf Hayaloğlu
Hani dudak ısırtan damak kurutan yürek acıları vardır ya. Hani
bazen yürek bile dayanmaz, isyan etmek ister ya. İşte o an akan
zaman, zor duygulara tanıktır. Ve karabasan gibi karanlıktır.
Tek arzu bir parça nefes almak, biraz olsun aydınlığa çıkmaktır.
Hani ne ekersen onu biçerdin ya. Hani öz söze yansırdı ya. İşte
bu yüzden dostum, ne ararsan kendinde ara. Kıt kanaatlere
düşmeden yüreğini koru! Nasıl mı? Bilim adına, akıl adına
paylaştıkların ile paylaşmadıkların arasındaki farkı kapatarak.
Yeni tek bir yürek olarak.
Dünyada Koroner Kalp Hastalıkları, tüm ölümlerin %40-50’sine
neden olmaktadır. Bu son derece ciddi bir rakamdır.
Türkiye’de ise 3 milyonu aşkın koroner kalp hastası var. Ve
bunlardan her yıl 170 bini hayatını yitiriyor. Ülkemizdeki
ölümlerin yarıya yakını koroner kalp hastalıklarından ötürüdür.
Koroner damarlardan bir ya da birkaç tanesi tıkanır ise kalp
kasımız kansız kalır. Damar açılmaz, tıkanma devam eder ise o
damarın beslediği kaslar canlılığını yitirir. Tıp edebiyatında
buna nekroz adı verilir. Kalp krizi ya da Akut Miyokart
İnfarktüsü böyle başlar. Nedenlerin başında %99 oranda
ateroskleroz yani damar sertliği gelir. Ateroskleroz kontrol
edilemezse süreç içinde ani damar tıkanmasına yol açar.
Ani damar tıkanmasına yol açan diğer nadir nedenler ise doğuştan
damar anomalileri, romatizmal damar iltihapları ve göğüs
kafesine isabet eden travmalardır.
Damar sertliği
Damar sertliği, kalp krizine yol açan en büyük sorundur. Bu
sorunu kolaylaştıran ya da hızlandıran her şey risk demektir. Bu
risklerin başında ise total kolesterol ve LDL kolesterol
yüksekliği gelir. Ülkemizde erişkin erkeklerin %30’unda,
kadınların ise %38’inde LDL kolesterol yüksek bulunmuştur. Bu,
ülkemizde 10 milyona yakın erişkinde LDL kolesterol yüksekliği
mevcut demektir.
Önde gelen bu iki riski önem sırasına göre HDL kolesterol
düşüklüğü, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı izler. Bu arada
ailesel yatkınlık asla göz ardı edilmez. Ailesinde Koroner Kalp
Hastalığı olanlar daha yakından ve sık aralıklar ile izlenir.
Sigara, kalp krizi için ciddi bir risk faktörüdür. Bırakın
sigara içmeyi, pasif olarak dumanına maruz kalmak bile
risklidir. Bu söylediklerim puro, pipo ve nargile için de
geçerlidir.
Koroner kalp hastalıkları için yaş ve cinsiyet önemli
etkenlerdir. 40 yaşından sonra kalp krizi riski her iki cins
için de artar. Ancak erkekler kadınlardan daha fazla
etkilenirler. Erkekler ortalama 45 yaş, kadınlar ise 55
yaşlarında kriz ile tanışırlar. Kadınlarda menapoz sonrası risk
daha da yükselir.70 yaş civarında ise her iki cins için risk
eşittir.
Aşırı şişmanlık, spordan uzak hareketsiz bir yaşam, yoğun stres,
depresyon, aşırı alkol tüketimi kalp krizine yol açabilecek
diğer faktörlerdir.
İdeal kilo
İdeal kilo kavramı, Vücut Kitle İndeksi ile ifade edilir. Vücut
Kitle İndeksi, vücut ağırlığının metrekare cinsinden boya
bölünmesi ile bulunur.
Kısaca VKİ= Kilo/ Boy ² (m) olarak ifade edilir.
Örnek: Kilo 80 kg, boy 1.68 m ise VKİ=80/1.68 ²= 28.3
VKİ: 18-24.9 normal, 25-29.9 aşırı kilo, 30 ve üzeri Obezdir.
40’ın üzeri ise morbid obez olarak tanımlanır.
Bel çevresi erkeklerde 102 cm, kadınlarda 88 cm’yi geçmemelidir.
Ne var ki ülkemizde her 2 kadından birinin ve 3 erkekten birinin
bu değerlerin üzerinde olduğu bilinmektedir.
Spor ya da egzersiz yapmak önemlidir. Ancak bu abartılmadan
yapılmalıdır. Tahammül, zevk ve olanak, ölçünüz olmalıdır.
Bir kişi bu risk faktörlerinden ne kadar çoğuna sahip ise o
kişi, o kadar yüksek risk taşır. O halde risklerden arınmak,
ortak aklın yoludur.
Koroner damar tıkanması ne kadar uzun sürerse etkilenen kalp
kası alanı da o kadar genişler. Bu şekilde infarktüs yayılır ve
hayati risk artar. Bunun zirve yaptığı zaman 4-6 saat arasıdır.
İşte bu nedenle kriz geçirmekte olan kişiyi ilk 2-3 saat içinde
hastaneye ulaştırmak çok ama çok önemlidir. Bu suretle yapılacak
erken müdahalenin infarktüsü durdurma olasılığı vardır.
Kalp ağrısı yanıltabilir
Kalp krizinde ağrı çok şiddetlidir. Ağrı, tam göğüs kafesine bir
şey oturmuş gibi tanımlanır. Çok kez sıkışma ya da daralma
duyguları ile birlikte dile getirilir. İnfarktüs ağrısı sol
omuz, sol kol ve çeneye yayılabilir. Sırta, iki kürek arasına,
hatta mideye vuranları da vardır. Ağrının yaygın oluşu neredeyse
kural gibidir. Parmak ucu ile tek bir nokta olarak gösterilemez.
En az el ayası kadar geniş bir alan tarif edilir.
20 dakikadan fazla süren, dinlenmekle geçmeyen göğüs ve sol kol
ağrılarında Akut Miyokart İnfarktüsü düşünürüz.
Kalp krizi; üst karın, sırt ya da çene ağrısına neden olarak
herkesi yanıltabilir. Bu arada gaz ve hıçkırığı da pek yabana
atmamak lazım... Sebepsiz mide gazı, geğirme ve uzun süren
hıçkırıklarda kalp krizi olasılığı vardır.
Ağrı, infarktüs için karakteristiktir ancak kural değildir.
Önemle hatırlatmak isterim ki ağrısız infarktüsler de olabilir.
Bu duruma daha çok şeker hastalarında tanık oluruz.
Kriz tetikçileri
*Aşırı ruhsal gerilim
*Aşırı bedensel aktivite
*Ani tansiyon değişimleri
*Ağır yemek
*Uykusuzluk
*Sigara
Nasıl beslenmeliyiz?
*Yağsız et tüketin
*Şekerden uzak durun
*Tuzu azaltın
*Unlu mamulleri az tüketin
*Sebze ve meyveden çekinmeyin
*Bol su için
|
|
|
|
|