Dr Tuncay Filiz  l  Sağlık  l  Recete  l  Katılımcılarımız  l  Linkler l İletişim

 

Arşiv


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kulakların Çınlıyorsa Eğer

    Diğer Yazıları

Kulak vermek kadar “Kulak çınlatmak” da var özdeyişler, şiirler, şarkılar ve türkülerimizde. Sevdiklerini saygı ve sevgiyle anarken; sahibinin sesini, muhatabın gönlüne gönderen bir yürek tınısı gibi.

Hani, olur olmaz kulak çınlamalarımız vardır ya: işte bu hallerimizi sıkıntı vermeden savuşturmak için renkli ve eğlenceli çözümler ürettiğimiz... Misal, metal gibi tiz olsa da ses, o’nu dost fısıltılara kulak verir gibi duyumsayarak, en köşeye sinmiş, en yılgın hücrelerimize kadar huzur veren titreşimleri ile hissedebilmek. Gerçek o ki, bu bir yerde, sorun saklamak ya da sorundan saklanmak için maske takmak gibi bir şey ama… Olsun artık! Maske, yakışmasa ve gizlemiş olsa da gerçekleri; yarattığı gizem, ihtiyaca gerek motivasyonlarımızdan sadece biridir. Sırlara vakıf olmanın hazzı ile bazen mütebessim bir ifade ile yetinmek, bazen de tül perde arkasında rol kesmek türünden.

Kulaklar duvar, yüreklerin kulakları sağır, hava kurşun gibi ağır olsa da: gerçeğin sesi, ta kendi içimizdedir. Bu, çınlayan kulaklarımızı, kendimizden başka hiç kimsenin duyamayacağı ve anlayamayacağı kadar bize ait olan gerçektir..

Kulak çınlaması, çoğumuzun başından geçmiştir ya da çevremiz tarafından değişik duygular ile dile getirilmiştir. Kimi zaman “su sesi”, “rüzgar sesi”, kimi zaman da “makine sesi” olarak. Bir türlü bu dertten yakasını kurtaramayanlar ise o’nu kabus olarak tanımlar.

Yetişkin her 5 kişiden biri, kulak çınlamasından yakınmaktadır. Bu, son derce önemli bir rakamdır. Tıp edebiyatında biz bu çınlamayı,  Tinnitus olarak ifade etmekteyiz. İdrak ettiğimiz bu çınlama, dış ortamdan değil, kafamızın içinden gelmektedir. Özellikle gece uykularımızı bozarak, ertesi günün soysal yaşamına olumsuz katkıda bulunur. Bizi yorgun, sinirli ve kavgacı bir havaya sokabilir. Hem kendimiz hem dostlarımız için netice: Yanan bilir yanmayı!

Yüksek sesten kaçın!

Yüksek ses ya da aşırı gürültü, kulak çınlaması nedenleri arasında ilk sırada yer alır. 100 desibel üzerinde bir ses, akustik travma adını verdiğimiz duruma neden olur. Bu durum, kulağımızda çınlama ile birlikte işitme kaybına yani sağırlığa da neden olabilir.

İşte bu yüzden stereo kulaklıkla müzik dinlemek, televizyon ya da radyonun sesini sonuna kadar açmak, eğlence yerlerinde gürültülü müziğe maruz kalmak, son derece risklidir. Diğer yandan trafik uğultusu, korna sesi ve zamansız öten horoz misali çığıran oto alarmları, kulaklarımıza musallat başlıca ses kirlilikleridir. Bunlar için sosyal temizlik gerekir.

Basit bir kulak kiri, çınlama nedeni olabilir. KBB uzmanı tarafından yapılacak kolay bir müdahale ile bu sorun ortadan kaldırılır. Kulak yollarında bir iltihap, kulak zarında delinme, orta kulak kemiklerinde kireçlenme, tümör gibi yer kaplayan bazı oluşumlar çınlama nedeni olabilir. Tüm bu sorunlar da KBB uzmanı tarafından teşhis ve tedavi edilir.

 Ancak bunların dışında çok yüksek ya da kontrolsüz bir tansiyon veya beyin içinde yer kaplayan bir oluşum, kulak çınlamasına neden olabilir. İşte bu durumlar, son derece ciddiye almanız gereken konulardır. Bu nedenle tansiyonunuzdaki değişiklikleri asla hafife almayın ve üzerine gidin.

Başlıca yüksek tansiyon belirtileri: enseden gelen ağrı, zonklama, kulak çınlaması, bulanık görme, nefes darlığı, halsizlik, yorgunluk, bacaklarda kesiklik hissi, burun kanaması, sık idrara çıkmadır. Bu tür sorunlar var ise hemen, bu sorunlar yoksa bile düzenli aralıklarla tansiyonunuzu ölçtürün ve bir kenara not edin!

Hepimizin şah damar diye bildiği boyun damarına biz, karotis damarı adını vermekteyiz. Bu damara ait olan genişlemeleri de karotis anevrizması olarak tanımlarız. İşte bu anevrizmalar, kulak çınlamasına neden olabilirler. Tanıları, Dopler USG adı verilen teknikle kolayca konur. Çok büyümüş anevrizmalar, acil ameliyat gerektirebilir.

Kan yağları deyince kolesterol akla gelir ki bunun yüksekliği, kulak çınlamasına yol açabilir. Bu tür olumsuz etkisi, kan yoğunluğunu arttırması ve oluşturduğu damar sertliği nedeniyledir. Kolesterol yüksekliği ile birlikte ya da tek başına bir şeker hastalığı, tiroid hormonlarının fazla salgılandığı hastalıklar, vurgulamak istediğim  çınlama nedenleridir.

Kansızlık, ilaçlara bağlı yan etkiler ve alerjiler, ilaç dışı alerjiler, psikolojik sorunlar, kulak çınlaması adına sıralayabileceğim diğer hastalıklardır. Psikolojik kökenli olan kulak çınlamalarının, sıklıkla yorgunluk hallerinde dile getirildiğini gözlemlemekteyiz.

 

 Nedenleri

*Kulak hastalıkları

*Yüksek ya da düşük tansiyon

*Damar sertliği

*Kansızlık

*İlaçlar

*Psikolojik

 

Çınlatan İlaçlar

*Aspirin

*Romatizma ilaçları

*Antibiyotikler

*Teskin ediciler

 

Kulak çınlamasının tedavisi, şikayeti oluşturan nedene göre yapılır. Kulak hastalıkları, tansiyon, şeker vb. tedavilerin yapılması gibi. Ne var ki, çoğu kez çınlamanın kesin nedenleri bilinmez. Böyle olsa da, rahatlatmayı umduğumuz bazı tedbirler ve ilaçlar önermekteyiz. Bu yöntemlerle yarıdan fazla hastamızda olumlu sonuçlar aldığımızı söyleyebilirim.

Müzik tılsımı

Gece yatarken hafif ve rahatsız etmeyecek tonda, sevdiğiniz kanala ayarlanmış bir müzik dinlemek, iyi ve renkli bir çözüm olabilir. Böylece müziğin gücü ile çınlamanızı maskeleyebilirsiniz. “Tık tık” eden bir masa ya da duvar saati de ayni işi görebilir. Bu amaçla üretilmiş bazı elektronik cihazlar mevcuttur. Önerdiğim bu yönteme “Maskeleme Yöntemi” adını vermekteyiz. Ayrıca bazı egzersizler yaparak ruhsal ve bedensel bir gevşeme sağlayabilirsiniz. Bu yönteme ise “Tembihleme Yöntemi”  adını vermekteyiz.

         Neticede kulak çınlamanız, bir hastalığa bağlanmadıysa kafanıza takmayın. O’nu hiç ama hiç dinlemeyin. İlginizi başka şeylere verin. İnat ediyorsa eğer,usulüne uygun bir şekilde maskeleyin!

 

Ne yapmalıyız?

*Yüksek sesle müzik dinlemeyin

*Tansiyonunuzu kontrole alın

*Tuz, kahve tüketimini azaltın

*Sigara kullanmayın

*Spor yapın

 
Her Hakkı Saklıdır.Dr Tuncay Filiz 2000