|
Lenfoma Sinsidir
|
27.04.2008 |
“Dağ gibi karayağız birer
delikanlıydık.
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken
bizler bir mum ışığında bitirdik kitaplarımızı.
Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini
yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya…
Vurulduk ey halkım, unutma bizi...
Kanserdik. Ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi
dolaşıyordu derilerimizde. Uydurma davalarla
kapattılar hücrelere…”
Sesleniş ile Uğur Mumcu böyle sesleniyor yüreklerimize…
Sinsilik gizli başlar, yavaş seyreder ve ağır bedellere yol açar.
Sinsiliğin geldiği yer, karanlıklar ve kötülükler diyarıdır. Sinsi
olan, bilgiden ve aydınlıktan nefret eder. Bilgi ile aydınlanan ise
daha önce göremediği çok şeyi görür.
İşte bu, karanlık çıkarlarını karanlıklarda elde etmeye çalışanların
işine hiç gelmez. Uyanık ve dikkatli olalım. Tehlikenin farkına
varalım. Nasıl mı? Gözleyerek ve izleyerek…
Lenf bezlerini izlemek de buna benzer. Çünkü lenf bezleri masumca
büyürken, sinsi ve tehlikeli bir hastalık olan Lenfomaya
dönüşebilir.
Lenf bezlerimiz, lenfatik sistem dediğimiz sisteme dahil
organlarımızdan bir tanesidir. Bu sistemin diğer organları lenf
damarları ve lenfatik dokudur.
Lenf damarları, suya benzeyen kıvamda bir sıvıyı ve bu sıvı içinde
bağışıklık hücrelerimizi taşıyarak kan dolaşımına katarlar.
Lenf dokusu; bademcikler, dalak, apandis ve ince bağırsaklarımızın
içini döşeyen dokunun büyük bir kısmıdır.
Lenf bezleri, pirinç tanesinden zeytin tanesine kadar değişen
boyutlarda olabilir. Bunlar, yüzeysel ve derin olarak vücudumuzun
her tarafına dağılmışlardır.
Lenf bezlerinin kabul edilebilir boyutlarından büyük olması, tıp
dilinde lenfadenopati olarak adlandırılır. Lenfadenopatilerin büyük
bir kısmı iyi huyludur. Ancak nadiren de olsa kansere işaret
edebilir. Bu nedenle sıkı takip altına alınır.
Çapı 1 cm’nin altında olan lenf düğümleri pek riskli kabul edilmez.
1.5 cm’yi geçen boyutlar ise dikkatle izlenir. Karın içi ve göğüs
boşluğundaki lenf düğümleri USG ya da Bilgisayarlı Tomografi ile
saptanırlar. Göğüs boşluğunda 1.5 cm, karın boşluğunda 2cm
üzerindeki nodüller hastalık işareti olarak kabul edilir ve
araştırılır.
Lenf düğümlerindeki büyümenin eski ya yeni oluşu, hastalığın teşhisi
yönünden önem taşır. 10-15 günden beri var olan büyümeler, büyük
olasılıkla bakteri ya da virüs hastalıklarından ötürüdür.
3 haftadan daha uzun süren büyümelerde öncelikle tüberküloz ve
lenfoma düşünülür. Birkaç yıldan beri devam eden büyümelerde ise
kanser olasılığı düşüktür. Böyle durumlarda parazit ve tüberküloz
olasılığı yüksektir.
Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar da lenf bezi
büyümesine neden olabilir.
Epilepsi (sara) tedavisinde kullanılan ilaçların bir kısmı,
sefalospirin gurubu antibiyotikler, yüksek tansiyon tedavisinde
kullanılan bazı ilaçlar lenf bezlerinde büyümeye neden olabilirler.
Böyle bir kuşku halinde ilaçlar geçici olarak kesilir ve büyümenin
gerileyip gerilemediği gözlenir. Gerilerse ilaca ait olduğu
düşünülür.
Lenf bezlerinin başlıca görevi süzgeçlik yapmaktır.. Yani lenf
sıvısını filtre eder, içerisindeki zararlı madde ve hücrelerin kana
karışmasına engel olur. Üstelik süzerek alıkoyduğu zararlı maddeleri
de yok eder. Ayrıca bağışıklık sistemimizi kuvvetlendiren protein
tabiatında maddeler üretir ve bunları kan dolaşımına salar.
Lenf düğümleri, bu işlevleri ile sağlımızı koruma bağlamında son
derece önemli görevler üstlenmişlerdir.
Lenfoma
Lenfoma’nın karakteristik bulgusu büyümüş olan lenf bezleridir.
Büyüyen lenf bezleri gözle görülür, elle tutulur boyutlarda olup
genelde ağrısızdırlar. Lenfoma, çocukluk çağından ileri yaşa kadar
her dönemde görülebilir.
Lenfoma, en hızlı seyreden bir kanser türüdür. Ancak tedavisi, diğer
kanserlerden daha yüz güldürücüdür. Bu yüzden erken tanı ve tedavi
son derece önemlidir. Lenfomada büyüyen lenf bezleri en sık boyun,
koltuk altı ve kasıklardadır.
Uzun süren ateş öyküsü ve gece terlemeleri, sık dile getirilen
yakınmalardır. Ayrıca iştahsızlık, zayıflama, kaşıntı, aşırı
yorgunluk olabilir.
Lenfomanın nedeni bilinmemektedir. Ancak aşırı yorulmuş, kimyasal
maddelere sürekli maruz kalmış ya da bağışlık sistemi zayıflamış
kişilerde daha fazla görülmektedir...
Kaşıntı uyarıdır
Hodgkin lenfomalarda ateş, gece terlemesi ve kaşıntı sık görülür.
Diğer lenfoma türlerinde ise bu tür belirtiler daha seyrektir.
Hodgkin lenfomalarda lenf bezlerindeki büyüme ağrısızdır. Ele gelen
lenf bezleri hareketlidir.
Hodgkin dışı lenfomalarda ise lenf bezleri sert, hareketsiz ve
genelde ağrılıdır.
Lenf bezlerinde büyüme sadece boyun, koltuk altı ya da kasık gibi
tek bir bölgeye ait olabilir. Ancak tüm vücuda da yayılmış olabilir.
Yaygın lenf bezi büyümeleri ciddi hastalıklara işaret eder.. Böyle
durumlarda öncelikle AIDS ve kanser üzerinde dururuz.
Diş çürükleri ve iltihapları, bademcik iltihabı lenf bezlerinde
büyümeye neden olabilir. Bu hastalıkların usulüne uygun tedavisi ile
büyüme de kaybolur.
Lenf bezi büyümelerinin tanı ve takibinde ilk yaptığımız işlem USG
ve kan sayımıdır. Kan sayımında özellikle lökosit ve alt grupları
değerlendirilir. Lökosit alt grupları mukayese edilerek enfeksiyon
ya da kanser olasılığı dışlanır.
Lenf bezi büyümelerinin takibini 2-3 haftalık aralar ile yaparız. Bu
süreç içinde enfeksiyon kuşkusu var ise antibiyotik kullanırız.
Bezin boyutlarında gerileme olmuyorsa daha ileri tetkiklere geçeriz.
Lenfadenopati nedenleri
*Enfeksiyon
*Toksoplazma
*İnfeksiyöz Mononükleoz
*AIDS
*Kanser
*İlaçlar
*Romatizma
Lenfadenopati yapan İlaçlar
*Epilepsi ilaçları
*Beta bloker(Atenolol)
*Sefalospirin
*Kinidin
*Kaptopril
|