Bu
hafta biraz tembellik yapacağım ve yazıma sevgili
babamın son çıkan şiir kitabından Toplumsal Dönüşüm
Yayınları Haziran 2001 M. Mazhar Alphan "Yaşam
Yankılandığı Yerden Sürer" bir alıntı
yaparak başlayacağım.
LİMANDA
KADIN
limanda
kadın
gergefine
işler denizi
ibrişimi
misina,
balık ipi
birer
sızı gözlerinde
bulutlar
bazen yıldızları
döker
yelkeni yılkı
atı
bozkırında
mehtap köpük
oyası
gergefte
kadın ayakları
yeşil
ayakları
yosun
elleri
uzak elleri
mavi
Babam,60
yılı devirmiş ama hala çocuk,hala coşkulu ve
hala aşık;aşka aşık, kadına aşık...Sevdaya
neden bu kadar vurgun olduğunu anlamam için meğer
bir yarı yolu aşmam gerekiyormuş.Keşke,keşke
daha genç yaşımda onu anlayıp da sevdaya sevdalı
geçirseymişim kavak yellerinin başımda estiği günlerimi...Ama
hayatımızda keşkelere yer yok,zararın neresinden
dönülse kardır diyerek çıktım yolculuğa
bir süre önce.Yakaladığım her güzellik,yaşa-
dığım her heyecan, çiçeğe, böceğe, bir
heykele ya da şarkıya, bir erkeğe, bir sokağa her
sevdalanışım bana taze bir soluk veriyor.Hüznümü
çantama, gülümsemeyi cebime atıp çıktığım
seyahatte ben benle coşuyor ve bir kez, bir kez daha
sevdalanıyorum sevdaya.Ebedi dostum yalnızlığımın
eşliğinde her sevda da biraz daha çoğalıyorum.
Ve
gariptir ama,kadının bu dünyayı zenginleştiren,güzelleştiren,elini
dokun- durduğu her yere ruhunu yansıtan,koruyan,kollayan
gücü,bitmez tükenmez enerjisi,hayalleri ve
umutlarının ne kadar mucizevi olduğuna şahit
oluyorum her anımda...
Kimse
alınmasın ama kadın olduğum için kendimi ayrıcalıklı
görüyor ve g rurlanıyorum.
Yalnızlık zor zanaattır derler ve biz kadınlar en
usta zanaatkarlarız.Eserlerimizi göz yaşlarımız, kahkahamız ve bitmez tükenmez
aşkımızla vücuda getiriyoruz.
Biz
anayız,biz yoldaşız,biz şefkate susamış kız
çocuklarıyız, biz sevgiliyiz sevdaya kör bakışlara,
biz herşeye rağmen, herşeye inat ayakta dimdik
duranız ve biz dünyaya armağanız,Yaradan'ımızın
verdiği...Yeter ki bize çağlar boyunca verilmeye
çalışılan eziklik duygusundan sıyrılıp,kadın olmamızın ayrıcalık olduğu bilinciyle içimizdeki
gücün farkına varalım ve ruhlarımızı özgür
bırakalım.
Düşünün
bir kere,dünya üzerinde soluk almakta olan her
insan yavrusunun bizlerin eseri olduğunu...Bundan
daha muhteşem bir kutsanma olabilir mi? İyi ya da
kötü dünya tarihine iz bırakmış her insanın
tohumu bir kadının rahminde can bulmuştur.Onu
şekillendiren hep bir ana olmuştur.
Ne
derseniz deyin dostlarım bu dünyayı güzellik,sevgi,saflık,doğruluk
ve tümünü içinde barındıran biz kadınlar
kurtaracaktır.
Babamın
yıllardır kadına ve onun ayrılmaz parçası
sevdaya sevdalı oluşunun sebebini artık
biliyorum: KADIN.
Gören
gözler,duyan kulaklar ve sevdayla atan yüreğine,bir
de bilinci ekledin mi, ışığınla tüm karanlıkları
aydınlatacaksın!
Her
sevda,her güzellik senin bir yansıman...Aslında içinde
varolanı yansıtıyor her gördüğün ve dünyayı daha da
zenginleştirecek olan sensin;hayallerin
ve umudunla, sabrın ve inadınla, gözyaşların ve
gülümsemenle...
Hayatınızda
her biten günün yeni bir başlangıç olması dileğiyle,
sevgiyle ve sağlıcakla kalın dostlarım.
Not:Geçen
hafta Çiğli Kemal Hadımlı İlköğretim
Okulu ile ilgili çağrıma kulak veren herkese teşekkür
ediyorum. Ama ne yazık ki bir o kadar da sessiz
kalan oldu.Herkesin bir katkı koyması tabii ki
beklediğim bir sonuç değildi. Ancak katkı
koyamayacaklarını bildirme nezaketini göstermeleri
bile bana göre bir katkı olacaktı; en azından
konuyla ilgilenildiğinin bir göstergesi olacaktı
bu yanıt...Yine de varolan destekle biz yolumuza
devam ediyoruz ve üzülerek belirtmek isterim ki; sonuç
alıncaya kadar kapınızı aşındırmayı sürdüreceğim.