Ana SayfaTuncay FilizSağlıkLinklerKatılımcılarımızArşivİletişim      



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mangal Keyfi Hoştur Ama...

         23.05.2008

“Mangal yanarmış kapılarında

Akşam karanlığında bir şey görünmezmiş

Ateşten ve dumandan başka

Kıtlık senelerinde kömürün bolluğu

Huzur ve saadet verirmiş çocuk ruhuna”

Orhan Veli böyle yazmış kıtlık yıllarında. Kömürden menkul saf ve duru saadet adına… Ya şimdi, “Bolluk” yıllarında kömürün sadakasını görseydi eğer şair yazar mıydı öyle?

Şimdi baharın en güzel günleri... Piknik ve mangalın da tam zamanı.. Aman dikkatli olalım. Çöp şiş ya da sakatat uğruna mangal gibi yürekleri gereksiz riske atmayalım. Biliyorsunuz, güzel günler için böyle yüreklere çok ama çok ihtiyacımız var. Bunun için dostlar, protein depolarken Gut’a teslim olmayalım.

Gut

Gut, kralların hastalığı olarak bilinir. Bazıları ona hastalıkların kralı da derler. Damla hastalığı diyenler de vardır. İlk zamanlar yalnızca zenginlerde görüldüğü sanılmış bu yüzden zengin hastalığı adı da verilmiştir. Ancak şimdi aç, tok ya da zengin, fakir ayrımı yapmadığı bilinmektedir.

Ürik asit kristallerine Ürat adı da verilir. Bu kristallerin eklem aralarında ve çevre yumuşak dokularında birikerek yaptığı ağrılı iltihaplara gut hastalığı adı verilir. Gut hastalığı genelde ürik asit artışı ile beraberdir. Ancak kanda ürik asit artışı olmasına rağmen gut hastalığına ait belirtiler yok ise bu durumu hastalık olarak kabul etmeyiz. Sessiz ürik asit yükselmesi olarak tanımlarız.

Gut, erkeklerde kadınlardan daha sık görülür. Kadınlarda ise menopozdan sonra görülme sıklığı artar. Gençlerde oldukça nadirdir. Erkeklerde görülme sıklığı 50 yaşından sonra artmaya başlar.

         Ürik asit neden yükselir? Başlıca iki nedenden: 1.İdrar ile artılımı azalmıştır. 2. Üretimi artmıştır.

Ürik asit yapımında artış; kalıtsal özellikler, kemoterapi tedavisi, pürinden zengin gıdalar ile beslenmekten ötürü olabilir. Ürik asit atılımında azalma ise böbrek yetmezliği, bazı ilaçlar, yüksek tansiyon, alkol zehirlenmesi ve hipotiroidi gibi nedenlere bağlı olabilir.

         Kanda ürik asit düzeyini yükselten ilaçların başında idrar söktürücüler(Diüretikler) gelir. Bunları sıklık sırasına göre B3 vitamini(Nikotinik Asit), küçük dozlarda kullanılan aspirin, sara tedavisinde kullanılan fenitoin grubu ilaçlar izler.

         En Ağrılı Romatizma

         Gut en sık ayak eklemlerinde görülür. Ayak başparmağı en sık tutulanıdır. Ağrı, son derece şiddetlidir. Tüm romatizma türleri arasında en ağrılı olanı Gut hastalığıdır. Ataklar sıklıkla gece olur, uykudan uyandıranları da bir hayli fazladır. Ayağını yorgana değdiremez, çorap ve ayakkabı giymekte zorlanır.

Ağrılı eklem çok kez şiş ve kızarıktır. Ağrı ile birlikte ateş görülebilir. Çoğu kişide kandaki lökosit düzeyi ile birlikte sedimentasyon da yükselmiştir.

Daha az sıklıkla diz, dirsekler, el bileği ve el parmakları tutulur.

Şiddetli ağrı 1-2 gün sürebilir. Ancak 2 hafta kadar süren ağrılar da vardır.

         Gut ataklarını tetikleyen nedenler bilinmektedir. Bunların başında travmaya maruz kalmak ya da ameliyat gelir. Diğer tetikleyen nedenler açlık, enfeksiyon hastalıkları, aşırı beslenme, alkol, diyet ya da başka nedenlerle aşırı zayıflamadır.

         İlk gut krizinden sonra 6 ile 12 ay arasında değişen sessiz bir dönem vardır. Bu sessizlik ikinci bir atak ile bozulur. Ataklar sıklaştıkça eklemlerde deformasyon oluşur. Bu deformasyonlar yumuşak dokularda biriken ürik asit kristallerinden ötürüdür.

         Ürik asit kristallerinin oluşturduğu yumrulara tofüs adı verilir. Bunlar tedavisiz olgularda 10 yıl sonra ortaya çıkarlar ve vücudun her yerinde görülebilirler.  Kulak kepçesi dışında dilde, yumuşak damakta, ses tellerinde hatta kalp kapaklarında dahi oluşabilirler.

Eklemlerdeki deformasyonlar Romatoid Artrit sanısı uyandırabilir. Hele kanda ürik asit düzeyi düşükse iyice karışabilir. Gut hastalığında eklem hasarları Romatoid Artrit’de olduğu gibi simetrik değildir.

Gut tedavisiz kalırsa böbrek taşlarına ve böbrek yetmezliğine neden olabilir. Bu başlı başına hayati bir sorun demektir. Ürat taşları doğrudan röntgen filminde görülmezler. Ancak kontrast(ilaçlı) tetkiklerde gösterilebilirler.

Kanda ürik asit düzeyinin üst sınırı kadınlarda %6 mg, erkeklerde %7 mg dır. Menopozdan sonra her iki cins içinde %7 mg, üst sınır olarak kabul edilir. Ancak bir kez daha vurgulamak isterim ki kriz için ürik asit düzeyi belirleyici değildir. Bir başka deyişle ürik asit seviyesi normal olsa bile gut krizi görülebilir.

Sıkıntı veren ürik asit artışlarının tedavisi yaşam boyu sürdürülmelidir. Yaşam tarzı da buna göre düzenlenmelidir. Pürinli gıdalardan uzak durulmalı, alkol tüketimi azaltılmalı, ürik asit artışı yapacak ilaçlardan sakınılmalı, hipertansiyon kontrol altına alınmalıdır.

Tüm et ürünleri ve baklagiller pürinden zengindirler. Buna karşın unlu mamullerde pürin oranı düşüktür. Ancak gut hastalığında diyet abartılmamalıdır. Ölçülü olmak yeterlidir.

Tedavide amaç eklem deformiteleri ve böbrek yetmezliğini önlemektir. Akut krizlerde istirahat esastır, krizler asla ayakta geçirilmemelidir.

Kolşisin önce 2 tablet (1 mg) ile başlanıp 2 saat ara ile bir tablet(0.5 mg) verilir. Atak kontrol altına alınıncaya kadar gün içinde en fazla 6 mg kullanılır. Atakları önlemek amacıyla günde 1 tablet ile devam edilir.

Indometazin, tablet ya da süpposituar formlarda kullanılır.

Tedavide hangisine öncelik verileceği tamamen doktorunuzun tecrübe ve sezgilerine aittir. Kortizon, son seçenektir. Kullanmak gerekiyor ise eklem içi uygulama tercih edilir.

Akut gut krizinde ürik asit düzeyini düşürücü ilaçlar pek tercih edilmez. Bu tür ilaçların mevcut krizi daha da ağırlaştırdığına dair bildirimler söz konusudur.

         Ürik asit düzeyini düşüren iki grup ilaç vardır. Biri kanda üretimini azaltan, diğeri de idrarla atılımını arttıran. En sık tercih ettiğimiz ilkidir. Bu amaçla Allopürinol adlı bir ilacı kullanırız.

Bu tür ilaçları böbrek yetmezliği var ise kullanmayız. İlaçlar düzenli kullanılmalı ve bol su içilmelidir. Kriz tedavisinde kullanılanlar atak hissedildiğinde hemen başlanmalıdır. Her ne kadar yüksek dozlarda risk olmadığını bilsek ta gut tedavisinde aspirin vermiyoruz.

         Kanda Ürik asit düzeyi %10 mg dan fazla ise hiçbir yakınma olmasa da bunu düşürmek için tedavi öneririz. Hedefimiz ürik asit düzeyini 6 mg altında tutabilmektir.

         Gut tanısı; hastalık öyküsü, klinik muayene ve laboratuar bulguları ile konur. Karışan durumlarda kesin tanı, eklem aralığından alınan sıvı içinde ürik asit kristallerini göstermektir.

        

Kimler risklidir?

         *Aşırı kilolular

         *50 yaş üzeri erkekler

         *Bol protein tüketenler

         *Aşırı alkol kullananlar

        

         Ürik asit arttıranlar

         *İdrar söktürücüler

         *Küçük doz aspirin

         *B3 vitamini

         *Fenitoin

         *Heparin

         *Etambutol

         *Kemoterapi

 


			
 
                                                                                     Sayfa Başı                    Ana Sayfa