|
Tüm
Dostlara Merhaba,
Cuma günü akşamüstü, işyerimde telefonumun diğer
ucundan Sn. Dr. Tuncay Filiz ile görüşüp teklifine evet
dediğimde ; bu kadar zorlanacağımı düşünmemiştim.
Hazırladıkları WEB sayfasında pozitif düşüncelerimi
dostlarla paylaşabileceğim bir köşeyi bana ayırmak
istediğini söylediğinde çok duygulanmıştım.Hele
sayfaya girip gerçekten yalnızlıklarımızı bir nebze
olsa paylaşabileceğimizi hissettiğimde çokça da mutlu
olmuştum.Gerçi hayranı olduğum sevgili Özdemir Asaf;
Yalnızlık paylaşılmaz
Paylaşılsaydı
Yalnızlık olmazdı...
Neyse
bugün Pazar ve saat 22.00...
Ben
hala pozitif ne aktarabilirim diye kara kara
düşünüyorum.Çünkü içim acıyor.Yüreğim buruk, ağzımda
bir türlü düzeltemediğim kötü bir tad, gözlerimde ise
durduramadığım yaşlar var.
Üzgünüm, ama bu sefer sizlere sadece hüznümü
aktarabileceğim...
Geçtiğimiz Pazartesi günü öğlen saatlerinde telefonum
çaldığında hayatıma dair pek çok şeyin yolunda
gittiğini düşünür vaziyetteydim.Ahizeyi kulağıma
dayadım, İstanbul' dan Yengem "Halan balkondan düşmüş,
hangi hastaneye kaldırıldı bilmiyoruz ama yola
çıkıyoruz, haberiniz olsun" dedi ağlamaklı bir
sesle.Ne olduğunu ne demek istediğini anlamam için
geçmesi gereken saniyelerden sonra telefona
sarıldım.Oradan birkaç tanıdık vasıtasıyla hangi
hastaneye kaldırılmış olabileceğini öğrendikten sonra
tüm tedirginliğim ile verilen numaraları aramaya
başladım.En son hastane, Numune hastanesi, acil servis
beni polis noktasına aktarıyor, kimi oluyorsunuz diyor
karşıdaki ses? Söylenecek anlatılacak çok şey var ama
kısaca yeğeniyim diye cevaplıyorum adamı.Onun da
yanıtı "Başınız Sağ olsun"
BAŞINIZ
SAĞ OLSUN...
BAŞINIZ
SAĞ OLSUN...
BAŞINIZ
SAĞ OLSUN...
İki
kelime, her şey bu iki kelimeye sıkıştırılmıştı.
İlk
aşkımı, ilk acımı, ilk heyecanlarımı, ilk yasak
çiğneyişlerimi paylaştığım tek insan, koca dağılmış
aileyi bir arada tutmak için inanılmaz bir enerji
sarf eden, cıvıl cıvıl insan, dert ortağım, arkadaşım,
sevgili HALAM artık yoktu.
Her
darda kaldığımda/kaldığımızda, ya da içime sığmayıp da
taşan sevincim/sevincimiz olduğunda
sarıldığım/sarıldığımız telefonun diğer ucundan onun o
müthiş kahkahalı çınlayan sesini artık
duymayacaktım/duymayacaktık...
65
yıllık yaşamına nice mutluluk, nice hüzün, nice
yalnızlık, nice güzellik sığdırmış, insan olmanın
erdemlerini bize öğretmeye çalışmış bu insan
beni/bizleri yapayalnız bırakıp gitmişti, üstelik
hepimize yine bir sürpriz yaparak;
...
evinin penceresinden, mahallelinin şaşkın bakışları
arasında, son bir kez o meşhur kahkahasını attıktan
sonra, kendini boşluğa bırakarak...
Ne
acıdır ki çok yakın olduğumu düşündüğüm insanıma
aslında çok uzakmışım.Onu, kendini boşluğa bırakacak
denli, çaresizliğe iten neydi hala daha
bilemiyorum.Sorum havada cevapsız geziniyor:
NEDEN?
Neden
bencilce hep kendimizi aktardığımız bu insanın, onu
boğan yalnızlığını, sıkıntısını bu güne kadar
görememiş, hissedememişiz?Neden o bize kol kanat
gererken onun da böyle bir kucağa ihtiyacı
olabileceğini fark edememişiz?Neden o güçlüdür diye
sığındığımız limanında fırtınalara maruz kalıp
güçsüzleşebileceğini algılayamamışız?
NEDEN?...
Belki de
hep yaptığımız bu; yüreğimizin gözüyle bakmasını
bilmiyoruz.Çektiğimiz sıkıntıların, acıların yalnız
bize özgü olabileceği düşüncesiyle hareket edip bir
omuza yaslanmak yerine bir omuz da olabileceğimizi
görmezden gelip küstahça kendi bencilliğimiz ile bize
sunulan hayatı, hayatları harcıyoruz.
Artık
farklı bakacağım dünyaya, insana ve insana dair olan
her şeye...Başka kayıp istemiyorum.Hayatımı bencilce
sadece ben ve benim dertlerim merkezinde yaşamak
istemiyorum.Kucağımı açıyorum.Gücüm yettiğince kimin
ihtiyacı varsa yanında olmak ve elimi uzatmak
istiyorum.
Sevgili
Halamla ilgili sorularımın yanıtını aramaya devam
edeceğim.Çıktığım bu yeni yolculukta karşılaşacağım
her yeni öğretiyi de herkesle paylaşacağım.İnanıyorum
ki onun da tek yapmaya çalıştığı, tek istediği
buydu...
Birbirimize ihtiyacımız var.Hiç birimiz tek değiliz,
hepimiz bir bütünün parçalarıyız ve ancak bir arada
olabilirsek anlam kazanacağız.
Haftaya
hüzünlü bir başlangıç oldu belki ama yine de hepiniz
sevgiyle ve sağlıcakla kalın sevgili dostlarım.
G.Neşe
Alphan
|