|
Çimdiklenmek yada
yabancılaşmak
|
21.02.2007 |
Yabancılaşmak… Güncelde son derece önemli ve çarpıcı bir kavramdır.
Hele bir de insanın kendi özüne yabancılaşmasını içeriyorsa işte o
zaman, her şeyi ama her şeyi yeniden gözden geçirmenin tam
zamanıdır. Hayatı anlamak ve kendimizi bilmek adına, nereden gelip
nereye gittiğimizi sorgulamanın yeri ve zamanı…
İnsan emeği, piyasanın malı olmuştur. Emek, pazarda satışa
sunulmuştur. Ve insan, insanca değerleri adına neyi var ise bin bir
çeşit tezgah ile süslenip vitrine konmuştur.
Emeğini yitirmiştir insan. Emeğini yitiren insan, özgürlüğünü de
yitirmiştir ama erdemleri adına hep meltem gizlemiştir yüreğinin
kapakçıkları arasında esen ve bir gün fırtınaya dönüşme umudunu
hiçbir zaman yitirmeyen. Şimdilik varılan yer paylaşmak, kardeşlik,
merhamet ve cömertliği saflık; bencilliği ”bireysel özgürlük” olarak
yüceltmiş olsa da…
Küreselleşme masalının sonu, insanın insana ve kendi özüne
yabancılaşmasıdır. Bir akıl tutulmasıdır bu yabancılaşma. Sakın
kalıcı sanmayın, tıpkı bir güneş tutulması gibi geçicidir. Elbette
bu güneş tutulması, çok yakında aklın özgürlüğü ile sona erecektir.
Nöropati
Aklımız kadar organlarımız da kendine yabancılaşabilir. Burada
tutulan ise sinirlerdir. Organlarımıza ait sinirler tacize uğrar ya
da normal işlevlerini yitirirlerse alışık olmadığımız yabancı
duygular ortaya çıkar. Çimdiklenme, elektriklenme, karıncalanma,
uyuşma ve nihayetinde ağrı gibi duygular, nöropati dediğimiz
yabancılaşmayı vurgular.
Vücut sinirlerimiz başlıca iki türlüdür. Bir türü irademize bağlı
olan sinirler, diğer türü de irademiz dışında çalışan sinirlerdir.
İrademiz dışında olan sinirler, otomatik fonksiyonlarımız ile
ilgilidir. Kalp, akciğer, mide/bağırsak ve idrar ile ilgili
fonksiyonlarımızı düzenlerler.
İrademiz ile ilgili olanlar ise sıcak, soğuk, acı gibi dokunma
fonksiyonumuza ait duyuları düzenlerler. Günlük yaşamda en sık
karşılaştığımız nöropatiler de buna ait olanlardır.
Halsizlik, uyuşma ve ağrı, nöropatinin başlıca
belirtileridir. İğne batma, çimdiklenme, elektriklenme ya da
karıncalanma duyguları da dile getirilir. Bu belirtiler
özellikle geceleri çok daha fazla şiddetlenir. Bu belirtilerin hepsi
ya da birkaçı birlikte olabilir. Nöbetler şeklinde periyodik olarak
ortaya çıkabildikleri gibi, aylar ya da yıllarca sürenleri de
olabilir.
Bazıları “Ayağıma, bacağıma hakim olamıyorum. Adım attım mı
atmadım mı şaşırıyorum.” diyerek denge bozukluğundan yakınır. Bu
bir anlamda pozisyon duygusunu kaybetmektir.
Bazıları da ellerinde eldiven, ayaklarında çorap giymiş duygusu
içindedir. Bu sıkıntısını ifade edememenin ve anlaşılamamanın
burukluğu içindedir. En çok da “abartma sende ya!” sözcüğüne
içerir.
İrademiz dışında çalışan iç organlarımızı tutan nöropatiler tutulan
organa göre bulgu verirler. Mide/bağırsak sistemi yakalanmışsa
sürekli ve tedavilere dirençli ishal, mide bulantısı, karında
şişkinlik, gaz yakınmaları görülebilir.
İştahsızlık ve kabızlık sindirim sistemine ait diğer bulgular
olabilir.
Nöropati, cinsiyet organlarını etkileyerek kadın ve erkekte cinsel
istek ve işlevlerin bozulmasına yol açabilir.
Sessiz kalp krizi
Kalp tutulması var ise sessiz kalp krizlerine neden olabilir. Bu,
son derece tehlikeli bir durumdur. Çünkü kalp krizinin en önemli
habercisi olan ağrı hissedilemez, kriz fark edilemez.
Oturup kalkarken ya da yatarken ani tansiyon düşmeleri görülebilir.
Bu durum damar sinirlerinin etkilenmesinden ötürüdür.
Nöropati teşhisi için tam ve sistemik bir muayene gerekir. Bunun
için ilk adım İç Hastalıkları Uzmanı tarafından atılır.
İhtiyaç halinde nörofizyolojik testlere geçilir. Bu koşullar
Nöroloji Uzmanı ile işbirliğini gerektirir.
Nöropatiler doğuştan yani soya çekimsel ya da sonradan yani
kazanılmış olabilir. Kazanılmış nöropatiler; şeker hastalığı,
bağışıklık sistemi ile ilgili hastalıklar, tümör vb. hastalıklar,
enfeksiyon, vitamin eksikliği, kronik böbrek yetmezliği,
hipotiroidi, alkol, ilaçlar(amiodaron, statin), travma ve nedeni
bilinmeyenler şeklinde sıralanır.
Vitamin eksikliği
Vitamin eksikliğine bağlı nöroptilere en sık B1,B6, B12 ve E
vitamini eksikliklerinde rastlıyoruz. Ancak aşırı dozda B6
vitamini de nöropatiye neden olabilir. Bu nedenle, bilinçsiz
vitamin tüketmeyin, doktorunuz dışında kimsenin önerisine itibar
etmeyin.
Şeker hastalarının takibinde HbA1c düzeyi son derece
önemlidir. HbA1c’leri yüksek olan kontrolsüz şeker hastalarında
nöropati sık ve erken olarak ortaya çıkar. Bu şekilde ortaya çıkan
nöropati bütün organları etkileyebilir. Bunlar sıklık sırasıyla
ayak, bacak, kol, el, göz, kalp, mide ve bağırsaklardır. Söz konusu
organlarımızın sinirlerinde biriken şeker, sinirlerimizi adeta devre
dışı bırakır. Organlarımız kendine yabancılaşır.
100 şeker hastasının 10’unda nöropati vardır. Özellikle ayaklarda
ortaya çıkan nöropatiler önemlidir. Bu kişiler, his kaybından ötürü
ayaklarına bir şey batmasından bihaber olabilirler. Ve bu durum
kangrene kadar giden son derece ciddi ayak yaralarına yol açabilir.
Nöropati tedavisi asıl hastalığın tedavisidir. Asıl hastalığa
yönelik tedaviler, tarafımızca uygun görülecek bir takım ilaçlar ile
desteklenir.
Ayaklarına iyi bak
*Ayakkabını iyi seç
*Dikişsiz çorap giy
*Yalınayak dolaşma
Nasıl korunalım?
*Bilinçsiz ilaç kullanma
*Hasta olmadan muayene ol
*Sigarayı bırak
*Alkol tüketimini azalt
*Şişmansan zayıfla
Nöropatik duygular
*Çimdiklenme
*Uyuşma
*Karıncalanma
*Yanma
*İğne batma
|