|
Reflü varsa
Domates yok...
|
17.02.2007 |
Yaşam bütündür. Yaşama dair her parça bütüne bağlıdır. Bütün
parçaların toplamından büyüktür ve parçaları ile nefes alır. Bu, var
oluşun diyalektiğidir. Canlı, cansız ya da her ikisinin birliği de
öyledir.
Egemen ideoloji, atomlarına ayırıp kendi özüne yabancılaştırdığı
insanı insanlıktan çıkarır. Bencilliği, ihtirası, rekabeti ve
şiddeti pompalayan “popstar kültürü” ile yaptığı gibi. Bu şartlarda
kısa bir süre için uyuşturulsak da uzun süreli anestezi
olanaksızdır. Çünkü insanlığı pazara döken her şey akla, bilime ve
özellikle ahlaka aykırıdır.
Bedenimizin her parçası, ayrı işlevler sahipmiş gibi görünse de
hepsi ortak bir amaca, yani varoluşumuza hizmet eder. Bir
parçada olumsuzluk, erken ya da geç diğer parçalara da yansır ve
bütünü sarsar, hatta yıkar. Midemizin olanca masumiyet ile ürettiği
asidin, yolunu şaşırıp yemek borumuza kaçarak yüreğimizi yakması
gibi.
Midemiz asit bir ortam içerir. Bu, mideye özgün hücreler tarafından
sürekli salınan asitten dolayıdır. Mide, kendi salgıladığı asidin
yakıcı etkine karşı özel bir zarla korunmuştur.
Reflü öksürüğü
Yemek borumuz ve soluk borumuz ise bu koruyucu zardan mahrumdur. Bu
nedenle mide içeriğinin söz konusu organlarımıza kaçması göğüste
yanma ve öksürük yakınmalarına neden olur. Bu tepkiler, reflünün
başlıca belirtileridir.
Midemizden kaynaklanan reflü, tıp edebiyatında GÖR (Gastro
Özefajiyal Reflü) olarak tanımlanır. Biz de bu deyimi yeri geldikçe
sık olarak kullanacağız. GÖR yakınmaları yemeklerden sonra daha sık
görülür.
Reflü yakınmalarının şiddeti yemek borusunun anatomik ve fonksiyonel
yapısı ile doğrudan ilintilidir. Yemek borusu ile midenin birleştiği
yerde gevşeklik, ister doğuştan ister sonradan olsun GÖR’ ün en
büyük nedenlerden birisidir.
Elbette göğüs altında yanma ve ağrı
duygusu hafife alınacak bir durum değildir. Bu nedenle biz,
öncelikle kalp/damar hastalıkları, akciğer hastalıkları ve göğüs
boşluğuna tekabül eden hastalıkları dışlarız. Sonra reflü üzerine
gideriz. Bunun için de ilk adım İç Hastalıkları Uzmanı
tarafından yapılacak tam ve sistemik bir muayenedir.
Astım; nefes darlığı ve öksürük ile karakterize bir akciğer
hastalığıdır. Reflü ile birlikte olduğunda daha ağır ve dramatik
seyreder. GÖR’ ün erişkin yaşta ortaya çıkan astım hastalığına tek
başına neden olduğu durumlar hiç de az değildir. Bu nedenle, erişkin
ve ileri yaşlarda astım tanısı koyarken GÖR’ ü de dikkatle araştırır
ve sorgularız.
Geçmeyen öksürük, ses kısıklığı ve horlama. Bunlar, KBB
uzmanlarını son derece meşgul eden sorunlardır. Eğer bilinen
yöntemlerle yapılan tedavilerden sonuç alınamıyorsa reflü
araştırılır.
Fazla kilolularda ve gebelerde reflü sık olarak görülür. Bunun
nedeni karın içinde artan basıncın göğüs boşluğuna yaptığı baskıdır.
Reflü tanısı için alışılmış testler yapılır. Endoskopi, artık
alışılmış testler arasında değerlendirilir. İhtiyaç halinde daha
komplex tetkikler isteyebiliriz. Yemek borusunun asit içeriğini
ölçmek ve yemek borusu alt ucundaki kasılma kuvvetini değerlendirmek
gibi…
Reflü tedavisi mutlaka doktorunuz tarafından planlanmalıdır. Etkin
olduğu söylenen ilaçları kulaktan dolma bilgiler ile kullanmayın.
Hiç kimseye de ilaç önermeyin.
Mide asit salgısını nötralize eden ilaçlara anti asit
ilaçlar deriz. Bunlar emme pastilleri ve solüsyonlar
şeklindedir. Bu ilaçlar ile kesin tedavi olanaksızdır. Ancak,
gebelik reflüsünde kullanabildiğimiz için değer taşırlar.
En sık kullandığımız ilaçlar asit bloke edicilerdir. Dikkat! Asit
bloke eden ilaçlardan Omeprazol ve türevleri mutlaka aç karına
alınmalıdır. Tok karına etkileri yok gibidir. Günde 2 doz
verildiğinde, akşam dozu yemekten önce alınmalı geceye
bırakılmamalıdır. Famotidin türevi ilaçlar için böyle bir zorunluluk
yoktur.
İlaç tedavisine yanıt vermeyen durumlar ameliyat ile tedavi edilir.
5 yıldan fazla süren reflü olgularında ameliyat tedavisi
düşünülür. Fıtık varsa onarılır, kas zafiyeti var ise kas
güçlendirilir.
Pek çok gıda maddesinin reflüyü
arttırdığı bilinen bir gerçektir. Ayrıca kişiye özel duyarlılıklar
da vardır. Özellikle yenmemesi gereken gıdaları size bir liste
halinde sundum.
Şimdi, “Peki, ne yiyelim?” sorusuna yanıt vermenin tam zamanı. Et
olarak balık, tavuk ve yağsız kıymayı tercih edin. Bu gıdaların
ızgara olarak hazırlanmasına özen gösterin.
Elma yiyin
Sebze olarak taze fasulye, lahana, brokoli ve havuç tercih edin.
“Reflüm
var” diyenin seçeceği meyve, elma olacaktır. Elbette ekşisi değil.
Muz da yiyebilirsiniz. “Bir tane daha” derseniz, o da çok dikkatli
olmak kaydıyla üzüm. Ne yazık ki diğer meyvelere kefil değilim.
Ekmek, bisküvi ve kraker tüketebilirsiniz. Ancak soslu, salçalı
fırında makarnayı aklınıza bile getirmeyin. Alkol, çay ve kahvenin
zararını reflüyü yaşayan bilir. Maden suyu sodası içebilirsiniz.
Peynir alırken yağsız olmasına özen gösterin.
Değişik hastalıklar nedeniyle kullandığınız ilaçlar olabilir. Bunlar
da tek başına veya birlikte reflüye neden olabilirler. Bu nedenle
kullandığınız ilaçları doktorunuzla paylaşın ve gerekli
düzenlemeleri yapmasını sağlayın.
Nelerden sakınmalıyız?
*Portakal suyu
*Limon
*Sirke
*Domates
*Çiğ soğan
*Kızarmış patates
*Süt, yağlı peynir
*Alkol
*Çay, kahve
*Çikolata
*Kıyma
*Kızartmalar
Ne
yapmalıyız?
*Şişmansanız zayıflayın
*Spor yapın
*Tok karına yatmayın
*Sigarayı bırakın
*Alkolü azaltın
*Yatağınızın başucunu yükseltin
Reflü
belirtileri
*Göğüs altında yanma ve ekşime
*Öksürük
*Ağızda acılık
*Yutma zorluğu
|