|
Sistit en sık kadınları sever
|
11.06.2008 |
Bilgi ışık saçar, ışık ise herkesi mutlu etmez.
Karanlık çıkarlarını karanlıklarda elde etmeye çalışan her kim ise
mikroplara pek benzer. Her ikisi de sinsidir, puslu havayı seven,
pusu kuran ve kirlilikten beslenen.
Bir enfeksiyon hastalığı olan sistit de öyledir.
Kirliliği ve cehaleti sever, üstelik kadınlara öncelik biçer.
Ataerkil despota benzerlik tesadüf değildir, esasen o da bir
mikropluktur. Bu nedenle ihtiyacımız olan, önce bilinç sonra
sevinçtir.
Sistit, idrar torbası yani mesanenin enfeksiyon
hastalığıdır. Enfeksiyon nedeni genelde bakterilerdir. Bakterilerin
başında ise koli basilleri gelir. Koli basilleri dışkıda bol
miktarda bulunan basillerdir. Bu nedenle kasık ve apış arasına
kolayca bulaşabilirler.
Sistit, en sık görülen idrar yolu hastalığıdır.
İdrar yolu enfeksiyonları kadınlarda erkeklerden daha sık görülür.
Her dört kadından biri hayatının bir döneminde idrar yolu
enfeksiyonu geçirmektedir.
Kadınlarda daha sık görülmesinin nedeni kadın
üreme organlarının kısalığı ve anüse yakın olmasıdır.
Bu anatomik yapı itibarı ile cinsel ilişki ve idrar yapma
esnasında çevrede bulunan bakteriler idrar yollarına karışırlar.
Eğer gerekli önlemler alınmaz ise enfeksiyon mesaneden öteye
böbreklere kadar uzanabilir.
En sık bulaşma şekli aşağıdan yukarıya doğrudur.
Yani kasık, vagen ve mesane sıralaması iledir. Yukarıdan aşağıya
yani böbreklerden mesaneye doğru yayılım ise enderdir. Enfeksiyon,
kan yoluyla ya da lenf damarları yoluyla da bulaşabilir. Kan
yoluyla, uzak organlardan mesaneye tehlikeli bakteriler taşınabilir.
Bunların arasında tüberküloz hatta mantar bile söz konusu olabilir.
Sistit ani olarak başlar,
dile getirilen yakınmalar da anidir.
En
sık, idrar yaparken yanma ya da sızlama duyguları ifade edilir.
Ayrıca sık idrara çıkmak, idrarını tutamama hissine kapılmak,
idrarda renk değişikliği, dile getirilen diğer yakınmalardır. Renk
değişikliği sıklıkla kanamadan ötürüdür. Cerahat, idrara bulanık bir
görüntü verir.
Hamilelerin
%8’inde
idrar yolu enfeksiyonu görülür. Bu, başta sistit olmak üzere hiçbir
yakınmaya neden olmayan sinsi bir bakteri varlığı ya da böbreğin
şiddetli iltihabı olabilir. Hamilelerde idrar yolu enfeksiyonu için
en riskli süreç 22. haftanın başıdır. Bu dönemde idrar yollarına ait
düz kaslar gevşer, gebelik hormonlarının etkisi ile mesane reflüsü
kolaylaşır. Bu nedenle idrar yakınmaları son derece titiz olarak
izlenir.
Balayı Sistiti
İleri
yaşlarda, çocukluk çağında, şeker hastalığı ve mesane reflüsü
olanlarda sistit daha sık görülür. İdrar yollarında taş, enfeksiyon
hastalıklarını kolaylaştırır. Vaginal yolla kullanılan ovül ya da
kremler, enfeksiyona neden olabilirler. Cinsel ilişki, kadınlarda
görülen sistitin önde gelen nedenlerindendir. Bunlardan biri de
balayı sistiti olarak
bilinir. Evliliğin ilk günlerinde cinsel ilişki nedeniyle ortaya
çıkar, tedavi ile kısa sürede düzelir.
Enfeksiyon hastalığı denilince aklımıza
hemen ateş gelir. Ama sistit, bir enfeksiyon hastalığı olduğu halde
ateşsiz seyreder. Bu bulgu, böbrek yollarına yayılmış bir
enfeksiyon(nefrit) ile sistiti ayırt etmede son derece önemlidir.
Sistit ağrısızdır. Ancak göbek altında
belirli belirsiz bir baskıdan söz edilebilir. Çocuklarda daha
gürültülü seyreder. Karın ağrısı biraz daha abartılı olup, kusma ve
bulantı da görülebilir.
Sistite dair yakınmalar birkaç günde
kaybolur. Ancak 7 günden fazla süren ateş, iştahsızlık, bulantı ve
kusma var ise dikkatle izlenir. Çünkü uzayan süreç, bir nefrite
işaret edebilir. Eğer sistit, bir ya da iki hafta içinde ayni
bakteri ile tekrar ederse uzun süreli bir tedavi uygularız. Bu
tedavi 6 haftadan önce kesilmez.
6 ayı aşkın bir süreden sonra farklı bir bakteri
ile enfeksiyon oluşursa kısa süreli antibiyotik tedavisi uygularız.
Tanıda başkaca bir kuşkumuz yok ise
tedaviye idrar kültür antibiogramına gerek bile duymadan
başlayabiliriz. Bu bize hem zaman kazandıran hem de tedavide maliyet
düşüren bir yaklaşımdır. Zaten kültür sonucu da çok kez başlanan
ilacın etkin olduğunu gösterecektir.
Basit sistit için üç günlük tedavi
yeterlidir. Gram negatif bakterilere etkili olduğu bilinen
antibiyotiklerden birini seçeriz. Ancak florokinolon grubu
antibiyotikler öncelikli tercihlerimizdendir. Bazı özel hallerde
tedavisi süresini 7 güne kadar uzatabiliriz. Bu özel haller şeker
hastalığı, gebelik ve yaşlılıktır.
İdrar tutmayın!
Hastalığın tedavisinde bol su için. İçtiğiniz su miktarı günde en az 2 litre olmalıdır. İdrar
yapmayı ertelemeyin. Müsait olan her yerde ihtiyacınızı hemen
giderin. Küvete oturmayın. Yüzme havuzlarından uzak durun. Cinsel
ilişkiden önce ve sonra mutlaka duş alın.
Tuvalet sonrası temizliğinizi önden
arkaya doğru yapın. İç çamaşırlarınızı pamuklu ve paçalı modellerden
seçin. Dar pantolon giymeyin.
Cinsel ilişkiden sonra idrarınızı yapın.
Bazı sistitlerde idrarda
bakteri görülmeyebilir. Bunlardan biri tüberkülozdur. Diğerleri
mantar ile bakteri arası mikroorganizmalar olan Klamidya ve
Mikoplazmadır. Son ikisi sıklıkla cinsel ilişkiden sonra görülürler.
Bunlar için genelde tercih edilen antibiyotikler
tetrasiklin
ve kloramfenikol gruplarıdır.
Orta yaş kadınların ortak
dertlerinden biri, hiçbir hastalık etkeninin gösterilemediği
sistittir.
Buna İntersitisiyel
Sistit adı da verilir. Bu hastalıkta mesane kaslarında nedeni
bilinmeyen bir kalınlaşma söz konusudur.
Hassas ve sosyal yönden
aktif kadınlarda daha sık görülür. Kanama en sık saptanan
bulgudur. Kesin tanı sistoskopi ile konur. Sistoskopi ile mide
ülserine benzer oluşumlar tespit edilir. Kanamaya neden olan odaklar
da bunlardır. Bu tür sistitin tedavisi zordur. Etkinlik
mekanizmaları tam olarak anlaşılmasa da antialerjik ilaçlardan
istifade eden hastalarımız vardır.
Ne yapmalıyız?
*Bol su iç
*İdrarını tutma
*Önden arkaya temizlen
*Pamuklu çamaşır giy
*Dar pantolon giyme
|