|
|
|
Terlemek
Korku Olmasın
|
|
“AYDIN MISIN?
Duymuyor musun
Kaldır başını kan uykulardan
Böyle yürek böyle atardamar
Atmaz olsun
Ses ol ışık ol yumruk ol
Karayeller başına indirmeden çatını…
Çabuk ol
Tam çağı ise başlamanın doğan günle
Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden
Her satırında buram buram alın teri
Her sayfası günlük güneşlik
Utanma suçun tümü senin değil
Yırt otuzunda aldığın diplomayı
Alfabelik çocuk ol
Yollar kesilmiş alanlar sarılmış
Tel örgüler çevirmiş yöreni
Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
Benden geçti mi demek istiyorsun
Aç iki kolunu iki yanına
Korkuluk ol” Rıfat Ilgaz
Hakikati arar iken arada bir şiirin tozuna da bulanmak gerek.
Elbette dozuna ince ayar çekerek. İnsanlık adına yürür iken
sadece akıl yetmiyor, yürek de lazım. Yürek için de emek! Misal,
hamam teri ile alın teri arasındaki farkı görmek. Emeği,
kardeşliği, barışı ve aydınlanmayı alın terinde okuyabilmek.
Beden sağlığı için de öyle: Terlemenin azı yarar, çoğu zarardır.
Terlemek, vücut ısımızı ayarlayan önemli bir mekanizmadır. Bu
nedenle “Hiç terlemek istemiyorum!” gibi bir dilek, kabul
görmez. Özellikle yaz sıcaklarında terlemek, vücut ısımızı
düşürdüğü için son derece yararlıdır. Bu nedenle aşırı terlemesi
olanların tedavisini büyük bir zorunluluk yok ise kış ve bahar
aylarında yapmayı tercih ederiz.
Terleme, bedenimizdeki sempatik sinirlerin gerçekleştirdiği bir
mekanizmadır. Nedeni bilinmeyen aşırı terlemeye tıp edebiyatında
“esansiyel hiperhidros” adı verilir. Bu durum, tedavi edilmediği
sürece ciddi sosyal ve ruhsal sorunlara yol açabilir. Toplum
içinde korku, yaşam adına kaygı ve toplumdan kaçış türünden
davranış bozukluklarına neden olabilir.
Hastalığa yol açar
Aşırı terlemenin yarattığı sosyal sorunlar kadar bedensel
zararlar da önemlidir. Aşırı terleme ile oluşan sodyum, klor,
potasyum kayıpları; ciddi hastalıklara yol açabilir. Hele
beraberinde kalp, şeker, böbrek hastalıkları da var ise sorun
daha da büyüyebilir.
Terleme olan bölgelerde başta mantar olmak üzere değişik
mikroorganizmaların neden olabileceği hastalıklar oluşabilir. Bu
hastalıklar, tere özgün olan kokuyu daha ağırlaştırabilirler.
Aşırı terleme en sık el, ayak, yüz ve koltuk altı bölgelerinde
ortaya çıkar. El terlemeleri avuç içlerindedir. Aşırı terleme
her yaşta görülebilir. Her 100 kişiden 1’inde aşırı terleme
görülür.
Aşırı sıcak, egzersiz ya da heyecan hallerinde ortaya çıkan
terlemeler tamamen masum terlemelerdir. Bu nedenle tıp
edebiyatında fizyolojik terlemeler olarak anılırlar. Normal
koşullarda sağlıklı bir erişkin günde 500 ml kadar ter kaybeder.
Heyecan ya da stresle ortaya çıkan aşırı terleme en sık avuç
içi, koltuk altı ve kasıklardadır. En sorunlu olan tür de budur.
Bu tür terlemeler istirahat ya da gece uykusunda pek
görülmezler.
Yemek yerken terlemek
Bazıları yemek yerken terlediğini söyler. Bu koşullarda terleme
burun, alın ve dudaklarda belirgindir. Acı ya da baharatlı
gıdalar tüketilirken daha barizdir. Ancak yemek yerken aşırı
terleme, baş ve boyun bölgesi sinirlerini tutan hastalıklarda da
ortaya çıkabilir. Bu hastalıklar travma, enfeksiyon, sinir
dejenerasyonu ya da tümörle ilgili olabilir.
Hastalık nedeni ile ortaya çıkan terlemelerin başında enfeksiyon
hastalıkları gelir. Diğerleri ise tiroid, şeker, hormon, kalp
hastalıkları, ilaçlar ve kanser şeklinde sıralanır.
Ani oluşan aşırı terlemeler, şeker düşmesi ve hipertiroidi
krizinde sık karşılaştığımız durumlardır. Her ikisi de önemle
izlenmesi gereken hastalıklardır.
Bazı hastalıklarda ise gece terlemeleri karakteristiktir.
Tüberküloz, lenfoma, hipertiroidi, aşırı insülin uygulaması ve
şeker hastalığı, gece terlemesine neden olan hastalıklar
arasında sıralanırlar.
Aşırı terleme tedavisinde önce lokal önlemler uygulanır. Bu
amaçla pudra, sprey ya da kremler kullanılır. Alüminyum
bileşikleri tercih ettiklerimizdir. Ancak aşırı kullanmayın.
Aksi takdirde tahrişe neden olabilir.
Mum deodorantları tercih edin. Suni deriden imal edilmiş
ayakkabı giymeyin. Ayakkabınızın iç tabanlığı antibakteriyel
malzemeden üretilmiş olmalıdır.
Lokal önlemler ile netice alınmaz ise sistemik etkili ilaçlar,
iyontoforez, botulismus injeksiyonları, nihayet sempatik siniri
devreden çıkaran kimyasal, radyofrekans ve cerrahi yöntemler
denenir. Bu yöntemler için belirlenmiş bir tercih ya da sıra
yoktur. Ter bezlerini ameliyat ile çıkarma işlemi yalnızca
koltuk altı ter bezleri için pratiktir. Başka bölgelerde
düşünülmez. Tedavi kararı, artı ve eksilerini tartışarak siz ve
doktorunuz tarafından müşterek olarak verilmelidir.
Terlemeyi önleyen ilaç yoktur. Başka amaçlar için kullanılan ama
ter kesici özelliğinden yararlanmaya çalıştıklarımızın yan
etkileri ise yüksektir. Bu nedenle pek tercih etmeyiz.
İyontoforez, küçük su küvetleri içinde el ve ayaklara elektrik
akımı verilmesidir. Aşırı olmayan terlemelerde etkili bir
yöntemdir.
Uygulama sırasında deride yara, çizik ya da kesik olmamalıdır.
Cihaz tedarik edildiğinde evde de uygulanabilir.
Botulinum enjeksiyonları terleyen bölgeye yapılır. Ancak kalıcı
bir etki sağlamaz. 6 hafta ara ile tekrar edilmesi gerekir. Bu
ise zahmet ve masraf demektir.
Ameliyat ile sempatik sinirin kesilmesi uzman ellerde
uygulanabilecek bir girişimdir. Bu tür işlemler ciddi
olumsuzluklara neden olabilir. Bu nedenle sempatik sinire fenol
adlı kimyasal bir madde enjekte etmeyi önerenler vardır. Ancak
bu yöntem göz kaslarında geçici felçlere yol açabilir. Öte
yandan ayni yöntem, radyo frekans dalgaları ile uygulandığında
yan etkilerin daha az görüleceğine dair yayınlar mevcuttur.
Terleten ilaçlar
*Aspirin
*Paracetamol
*İnsülin
*Bulantı gidericiler
Ne yapmalıyız?
*Sabah, akşam duş alın
*Acı ve baharat yemeyin
*Kat, kat giyinmeyin
*Pamuklu ya da keten giysiler giyin
*Pudra kullanın
Aşırı terleten hastalıklar
*Enfeksiyon hastalıkları
*Hipertiroidi
*Şeker düşmesi
*Parkinson
*Kalp yetmezliği
*Aşırı şişmanlık
*Kanser
|
|
|
|
|