Ana SayfaTuncay FilizSağlıkLinklerKatılımcılarımızArşivİletişim      



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Yaşlanmak yıllara yaşam katmaktır.

         30.09.2007

 Seninle Yaşlanmak İstiyorum” diye başlıyor Can Yücel ve devam ediyor:

“Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim istiyorum.
Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum.
Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım yaşayalım ki öğrenelim.
Hayatı ve destek çıkmayı.

Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız.
Öyle ki, yalnız, sıkılmak sıkmalı bizi.

Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim “

İşte aynen öyle… Dünyanın neresinde olursa olsun yaşlı nüfusun kalitesi, toplumun kalitesini hem belirliyor hem de etkiliyor. Yaşlıların mutluluk, huzur, güven duygusu toplumun diğer tüm katmanlarına ümit aşılıyor. Toplumun morali yükseliyor, sevgi ve hoşgörüden herkes payını alıyor.

Yarın 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü. Yıllarına yaşam katarak taçlandıran herkese kutlu olsun! Onlar ki yaşama yıllar değil, yıllara yaşam katarak bilgece yaşlananlardır. Onlar ki ışık olup bizi aydınlatanlardır. Bilgece yaşayıp da güzel İzmir’imizi daha güzelleştiren Tekin Çullu, Şevki Figen, Menaşe Lereya, Fadıl Yeşilpınar onlardan sadece birkaçıdır. Bu saygıdeğer üstatlarımızın şahsında herkesi sevgi ve saygıyla kucaklıyorum.

Rivayet değil dostlarım, gerçek. En fazla 2 yıl sonra ülkemizde yaşlı nüfusun 12 milyon kişiye ulaşacağı hesap ediliyor. Dünyada ise bu rakamın aynı yıl 525 milyon kişiyi aşacağı bildiriliyor. Bunlar son derece önemli ve düşündürücü rakamlardır.

Yaşlılığın sağlık boyutu denilince, öncelikle onları muhtemel hastalıklara karşı koruma ve kollamayı düşünürüz. Bu çabalarımız ile yaşam kalitelerini sürekli yüksek tutmayı hedefleriz. Bunun için gerekenler; iyi bir beslenme, egzersiz ve ruhsal bakımdan iyilik halidir. İşte bu, sağlıklı yaşlanmaktır. Ya da benim en sevdiğim ifade ile bu, bilgece yaşlanmaktır.

65 yaş ve üzeri, bugün yaşlılık için genel kabul gören yaştır. Ancak kısa zaman içinde bunun çok daha ileri yaşlara yükseleceği muhakkaktır.

Tecrübe, yaşanmış deneyimlerin bireye kazandırdığı zenginliktir. Ayni doğrular 20 yaşında bir genç ile 65 yaşında bir kişi tarafından dile getirildiğinde inandırıcılık ve saygınlık ikincisine aittir. Bu, son derece doğaldır. Buradaki zenginlik, 65 yaşa dair bilgeliktir. Hareketlerdeki yavaşlık ise tedbir ve olgunluktur.

         Bilgece yaşlananlar yeniliklerden ürkmezler, tersine teşvik edicidirler. Tutuculuk ya da içe kapanma çok kez çevre ile olan ilişkilere konan mesafelerden ötürüdür.

         Bunama, yaşlılıkta en çok korkulan hastalıktır. Bunamanın en sık görülen nedeni ise Alzeymır hastalığıdır. Depresyon da ruhsal bakımdan rahatsız eden önemli sorunlardandır. Sevgi ve hoşgörü ise bu tür sorunları hafifleten saygın yaklaşımlardır.

Yaşlılık öncesi başlayan Alzeymır hastalığı gürültülü seyreder. Ancak yaşlılık sürecinde başlayanlar daha silik ve hafif seyreder. Bu nedenle gözden kaçabilir. Dikkatli bir nörolojik muayene ile erken tanı koyma olasılığı vardır.

         Titreme, ileri yaşlarda sık rastlanan bir durumdur.  El-kol titremelerinin yanı sıra baş titremeleri de görülebilir. Bu titremelerin nörolojik ya da metabolik bir hastalığa ait olma olasılığı kapsamlı bir muayeneyi gerektirir. Bu arada pek çok ilacın titremelere neden olduğu da unutulmamalıdır.

         Menapoz’ un ne denli önemli bir süreç olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu süreci dostların şefkati, doktorların ilgisi ile çok daha rahat geçirmek mümkündür. Yeter ki bu döneme ait sorunları paylaşmaktan kaçınmayalım.

         Erkeklerde testosteron hormonu azalır, östrojen hormonu artar. Kadınlarda ise her iki hormon birlikte azalır. Her iki cinste D vitamini azalır. D vitamini azalması paratiroid hormon salgısını artırır. Bu salgının artışına bağlı rahatsızlıklar ortaya çıkar.

         İlerleyen yaş ile birlikte değişime en duyarlı olan organ böbreklerimizdir. Böbreklerimizden süzülen kan, 20 yaşından itibaren her 10 yılda bir %10 azalır. Bu şekilde 80 yaşındaki birinin böbreği 20 yaşındakine göre yarı yarıya işlev görür. İşte bu nedenle ileri yaşlarda böbrekler, en küçük bir stres ya da su kaybına karşı tahammülsüzdürler. Böbreklere dokunması muhtemel bazı ilaçları yaşlılardan sakınmamız işte bundan ötürüdür.

         Osteoporoz, ileri yaşlarda kadınlar kadar erkeklerde de görülmektedir. Dengeli beslenme ve egzersiz, onu önleyen başlıca faktörlerdir. İhtiyaç halinde kalsiyum ve D vitamini takviyesi gerekir.

Beslenme, miktar olarak az olmalıdır. Ancak zaman olarak sık beslenmek gerekir.  Sabah, öğle ve akşam öğünleri arasında meyve yenmeli ya da hafif kahvaltı yapılmalıdır.

         Egzersiz ya da spor, olmazsa olmazdır. Hatta bu nedenle yaşlılığı Kronik Egzersiz Eksikliği Sendromu olarak tanımlayanlar da vardır. En basitinden bir yürüyüş bile hücrelerimize canlılık sağlar. Egzersiz, kemiklerin yapısını sağlamlaştırdığı gibi kasları güçlendirir, aşırı kilo almayı önler.

         Yaş ilerledikçe görme keskinliği azalır ve katarakt dediğimiz hastalık ortaya çıkar. Katarakt, bugün tedavisi son derece kolay bir rahatsızlıktır. İleri yaşlarda göz tansiyonu da artabilir.

         İleri yaşlarda hem açlık hem tokluk kan şekeri yükselir. Tiroid hormonlarının salınımı değişir. Kimi zaman az kimi zaman fazla salınır. Böyle durumlarda tedavi için acele karar vermez, önce izlemeyi tercih ederiz.

         Göğüs kafesinde deformasyon, göğüs kasları ve diyaframda zayıflık, solunum fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Bu durum nefes darlığı ya da çabuk yorulma şeklinde ifade edilir.

         Yaş ilerledikçe safra taşı görülme olasılığı artar. Mide asit salgısı azalır. Hazımsızlık ve şişkinliğe iştahsızlık iştirak eder.

         Çağdaş bilim, yaşlıların sorunlarına iki dal ile eğilir. Bunlar Gerontoloji ve Geriatri’ dir.

Gerontoloji; biyoloji, psikoloji ve sosyal bilimler üzerinde yükselip insanı ilgilendiren tüm bilimleri de kucaklayan çok disiplinli bir çalışmadır.

Geriatri ise yaşlıların sağlık sorunlarını çözmeyi amaçlayan bir tıp bilimidir.

 

 
                                                                                     Sayfa Başı                    Ana Sayfa