|
Yüksek Kalsiyum Risklidir. (
Hiperkalsemi)
|
11.06.2008 |
Parça bütüne tabidir. Öz ile biçim arasındaki
bağlantı gibi… İnsan bedeni de öyle. Yüzlerce parçamız birbirine
bağlanmış ve koordine.. Bunlardan yalnızca birini görüp diğerlerine
göz yummak ise gerçekten kopmak demektir. Aşırı uzmanlaşma ya da
determinizm denilen tehlike işte tam da budur. Yalnızca parçayı
görmek bütünden kopmaktır, neticede paramparça sürece katılmaktır.
Misal hipertansiyon, aritmi, kabızlık, mide
ülseri, böbrek taşı, osteoporoz gibi hastalıkları tek tek
çözümlemeye çalışırken her birinin arkasında bir Paratiroid
hastalığının olabileceğini düşünmek ya da düşünmemek…
“arasıra aklıma
düşmüyor değil
mutlak doğruyu aramaktan
yorulmak mı diyalektik”
Ekrem Acar’ın dizeleri,
paylaştıklarımız ile paylaşmadıklarımız arasındaki farkı kapatmak
için bize esin olsun!
Paratiroid bezi, tiroid bezimizin arkasında sağ ve solda ikişer adet
olmak üzere toplam dört adet bezden ibarettir. Bezlerin her biri
nohut iriliğindedir. Çapları 1 ile
5 mm
arasında değişir. Bu bezlerden salgılanan hormona
Parathormon
adı verilir.
Parathormon,
kanımızdaki kalsiyumun dengesini sağlar. Bu işi sindirim sistemi,
böbrekler ve kemikler üzerinden onların emilim/salınım
mekanizmalarına etki yaparak gerçekleştirir. Yani kalsiyum dengesi
için bir koordinatördür.
Kanımızdaki kalsiyum, çok önemli işlevlere
haizdir. Bu işlevlerin her biri yaşam için olmazsa olmazdır.
Hiperparatiroidi,
paratiriod bezinden aşırı derece parathormon salgılanması demektir.
Paratiroid bezlerinden bir ya da birkaç tanesi hasta olabilir. Aşırı
hormon salgısı öncelikle kemiklere tesir eder, kemiklerden aşırı
derecede kalsiyum söker. Kemiklerden kalsiyum yitirilmesi osteoporoz
demektir. Bu süreç ayni zamanda kandaki kalsiyum düzeyinin de aşırı
yükselmesi demektir.
Aşırı yorgunluk
Yaygın eklem ağrıları, aşırı yorgunluk,
sabah tutulmaları son derece dramatiktir. Gözle görülür ya da
kanıtlanır bir bulgu olmadığı için kişi kendini ifade etmekte
zorlanır. Bu nedenle romatizma tanısı alan ve bu tanı ile tedavi
gören az değildir. Hele bir de osteoporoz saptanmış ise yapılan
tedavi ile ortalığın yangın yerine dönmesi işten değildir. Çünkü
kalsiyum takviyesi, hastalığı daha da şiddetlendirmekten başka bir
işe yaramaz, neden şiddetlendiği de bir türlü anlaşılmaz. Bundan
ötürü “Kendini dinleme, psikolojiktir!” telkini neredeyse
rutinleşir.
Böbrek Taşları
Kanda yüksek kalsiyum seviyesi süreç
içinde böbrek taşlarına neden olur. Bunun nedeni böbreklerden aşırı
miktarda kalsiyum süzülmesidir. Böbrek taşları kadınlarda daha sık
görülür. Ayni zamanda aşırı idrara çıkma yakınmaları vardır. Aşırı
idrar, vücuttan su kaybına neden olur ve bunun belirtileri hastalık
tablosunu daha da ağırlaştırır.
Hiperkalseminin doğrudan ve dolaylı
etkilerine bağlı olarak hipertansiyon ortaya çıkar. Hipertansiyon,
sol kalp kasında büyümeye neden olarak kalp yetmezliğine
sürükleyebilir. Hipertansiyonların çoğu tedaviye dirençlidir.
Kalpte ritm bozukluğu sık görülür. Aritmi;
sıklıkla tekleme, böğründe yumru hissi ya da içinde yuvarlanma
duygusu olarak dile getirilir. Yapılan tüm kardiyolojik tetkikler
ise normal sonuç verir.
Yüksek kalsiyum mide asit salgısını
provoke eder. Bu ise gastrit ve ülser oluşumuna zemin hazırlar.
Yüksek kalsiyum bağırsak düz kaslarını gevşetir. Bunu sonucu olarak
karın ağrısı, iştahsızlık, kabızlık ve bulantı ortaya çıkar.
Depresyon
İnatçı depresyon ile kalsiyum düzeyi
arasında doğru orantı vardır. Bu nedenle depresif olgularda kan
kalsiyum ve parathormon düzeylerini kontrol etmekte yarar vardır.
Depresyondan başka sersemlik, uykuya eğilim, hafıza kaybı,
duygusuzluk hatta koma bile görülebilir.
Osteoporoz omurlardan ziyade kol ve
bacak kemiklerinde ortaya çıkar. Aşırı halsizlik, kol ve bacak
ağrıları, inatçı kas ağrıları genelde birliktedir. Doğrudan kemik
kütle kaybı olan osteoporozlarda pek ağrı olmaz. Hiperparatiroidiye
bağlı osteoporozlarda ise ağrı, anlattığım özellikleri ile neredeyse
karakteristiktir. Bu son derece önemli bir farklılıktır.
Primer Hiperparatiroidi
Hiperparatiroidi’ nin en sık görülen şekli primer
hiperparatiroididir. Bu, çok da az görülen bir
hastalık değildir. Her iki bin kişiden birinde görülür. Kadınlarda
erkeklerden daha sık görülmektedir. 40 yaşından sonra her 500
kadından birinde görüldüğü bildirilmektedir.
Hiperparatiroidi tanısı için kan
analizleri ve radyolojik tetkikler yapılır. Kan kalsiyum ve
parathormon düzeylerinin yüksek olması kesin tanı için yeterlidir.
Ayrıca paratiroid sintigrafisi ve boyun USG ‘de istenir. Son ikisi
tanıdan ziyade operasyon için rehberdirler.
Bir de sekonder hiperparatiroidi vardır. Burada
parathormon yüksek olduğu halde kan kalsiyumu düşmüştür. Aslında
düşük kalsiyumu telafi etmek için parathormon aşırı
salgılanmaktadır. Bu tablo en sık kronik böbrek yetmezliğinde
karşımıza çıkar. Ayrıca kötü beslenme ve magnezyum eksikliğinde de
bu durumla karşılaşmaktayız.
Kan kalsiyum düzeyi normal ancak
parathormon düzeyinin yüksek olduğu durumlar da vardır. Bu durumlar
Primer Hiperparatiroidinin ilk adımları olarak düşünülür ve yakından
takibe alınır.
Kanda kalsiyum miktarı 9-11 mg/dl dir. Bunun
üzerindeki değerler Hiperkalsemi olarak kabul edilir.
Yağda eriyen D
vitamini bağırsaklardan kalsiyum emer, kemiklerden ise kalsiyum
söker. Bu nedenle D vitamini fazlalığı
şiddetli hiperkalsemiye neden olur.
Primer Hiperparatiroidi tedavisinde tek
yol ameliyattır. Bu yöntemle hasta olan Paratiroid bezi basit bir
müdahale ile çıkarılır.
Bol su içilmelidir. Kalsiyum alımı kısıtlanır.
Ancak aşırı kalsiyum kısıtlaması parathormon salgısını arttırabilir.
Bu tam bir kısır döngüye yol açar. Bu nedenle Vitamin D3 düzeyi
dikkatle izlenir. Vitamin D3 yüksek ise asla kalsiyum verilmez
tersine kısıtlanır.
Vitamin D3 düzeyi normal ise günde 1000 mg.
geçmemek kaydıyla kalsiyum verilir.
Hiperkalsemi nedenleri
*Hiperparatiroidi
*Kanser
*A vitamini zehirlenmesi
*D vitamini zehirlenmesi
*Lityum tedavisi
*Böbrek Yetmezliği
*Hipertiroidi
|